| Konu: | Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın'ın İç Tüzük'ün 69'uncu maddesini uygulamasıyla ilgili tutumunun İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 32 |
| Tarih: | 26.01.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; öncelikle hepinizi saygıyla selamlarım.
Öncelikle şunu söylemeliyim Sayın Başkan. Biraz önce sarf ettiğiniz cümleler: "Özellikle bu tehdide boyun eğmeyeceğim." Orada size en ufak bir tehdit yok. Türk Dil Kurumu Sözlüğü'ne başvuruyorsunuz ya zaman zaman, bir açın bakalım Türk Dil Kurumunda tehdidin karşılığı neymiş.
HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Ne, sen söyle?
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Benim bir görevim var, grubumun hakkını hukukunu korumak dışında bir görevim yok. Değerli arkadaşımız çıktı burada bir açıklama yaptı, yaptığı açıklamada Sayın Bakanla konuşurken son derece doğru bir üslup belirledi. Eleştirilerini içerik açısından zengin, üslup açısından yumuşak bir şekilde Sayın Bakana ifade etti. Sayın Bakan buna karşılık söz hakkı talep ettiğinde siz kendisine yerinden bir açıklama hakkı verebilirdiniz, o sizin takdiriniz. Siz doğrudan kürsüye davet ettiniz. Geçtiğimiz sefer de bir kez, biliyorsunuz, buradan tesadüfen geçmekte olan bir bakana söz vermiştiniz. Biz buna tepki gösterdik ve daha sonra Sayın Bakanın -verdiği rakamlardaki, daha doğrusu, o kadar büyük rakamlar olmadığını- kullandığı ifadeden sayın milletvekilimizin bölgesindeki seçmenleri önünde mahcup bir duruma düşmemesi için açıklama yapmak istedik. Sayın Bakan kürsüden söyledi bunları ve yerleşik uygulamamız buna kürsüden cevap verilmesini gerektirirdi, oysa siz vekilimize yerinden bir dakika söz verdiniz. Daha sonra, o içeriğe karşı cevap için yine iki dakika Sayın Bakanı buraya çağırdınız. Ben dedim ki: "Bu haksızlığa boyun eğmemiz, bu haksızlığa katlanmamız mümkün değil, bunu telafi edin, etmezseniz usul tartışması açacağım." Bu, benim İç Tüzük'ten gelen hakkımdır, kimseyi tehdit falan değildir. Cumhuriyet Halk Partisinin herhangi bir temsilcisinin -şahsınızı bir yana bırakıyorum, orada da bir sorunum olmaz şahsen- o yüce makamı tehdit etmek gibi bir davranışı olmaz.
Gelelim Sayın İncesöz'ün açıklamalarına.
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - İnceöz.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - İnceöz'ün, özür dilerim.
Sayın İnceöz, daha dün -bir telefon teyidiyle- geçen perşembe hava koşullarının kötülüğünden dolayı, uzlaşmayla Meclisin tatil edilmesinden dolayı bu hafta içinde Cumhuriyet Halk Partisinin geçen haftaki grup başkan vekilimizin ifadesine uygun olarak bizim grup önerileri vermeyeceğimizi telefonla teyitleştik. Kendisine de söyledim, burada da tekrar ediyorum: Cumhuriyet Halk Partisinin bir uzlaşma sonucunda vermiş olduğu söz, namus sözüdür, o sözden dışarı çıkmamız söz konusu olamaz. Çok sayıda milletvekili arkadaşımızın araştırma komisyonu kurulması teklifleri geçen haftadan, grubumuz tarafından uygun görülmüş, kendilerine söz verilmiş olmasına rağmen, böyle bir uzlaşıdan ve çıkmakta olan kanunu geciktirme gibi bir niyetimiz olmadığından dolayı bugün vermedik ama bugün bizi buraya getiren HDP Grubu ile grubunuz arasında sonu gelmeyen, geçen dönemki mutabakatlara, geçen dönemki göz yummalara, geçen dönemki gizli anlaşmalara karşın burada sürdürmekte olduğunuz ve artık herkesin bir kayıkçı kavgası olarak nitelendirdiği yaklaşımınızdandır. Cumhuriyet Halk Partisini bu konuda itham etmeniz anlaşılabilir, kabul edilebilir değildir.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)