| Konu: | Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın'ın Genel Kurul çalışmalarında İç Tüzük hükümlerine uygun davranıp davranmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 27.01.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle bu saatte böyle bir usul tartışması yapıyoruz ama Parlamento için "Bütün grupların tepki göstermesi gereken şeyler." diye Sayın Bostancı biraz önce söyledi, Sayın İnceöz de sık sık hatırlatıyor ama şöyle bir usulün de önünü açamayız: Meclis başkan vekili bir sayın milletvekilini kürsüye çağıracak, mikrofonunu açmak yerine o milletvekilinin biraz önce yapmış olduğu bir konuşma üzerinden ona makamından ayar verecek, azarlayacak ve o milletvekili de burada onu dinleyecek. Bunun yolunu açarsanız, yarın Pervin Buldan sizden bir milletvekilini, öbür gün bir başka Meclis başkan vekili bir başka milletvekilini çağırır, bunu yapar.
ALİM TUNÇ (Uşak) - Adını söyle, adını.
OKTAY ÇANAK (Ordu) - Yapmıyor mu?
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bunun sonunda kazanan olmaz, Parlamento ve milletvekilleri itibar kaybeder. Bu meseleye milletvekilinin hangi partiden, kürsüde oturanın hangi partiden olduğuna bakmaksızın karşı çıkmamız gerekir. İç Tüzük açık, oturumu yöneten Başkan -kendi kişisel savunma hakkı hariç- konunun aslına ilişkin olarak zaten fikir beyan edemez, bundan men ediliyor oturumu yöneten Başkan ve başkan vekili.
Gelelim tartışmanın bir diğer boyutuna. Esas işi alevlendiren ne? Ne sözler söyleniyor, iktidar partisi hiçbir şey söylemiyor; "ihale" lafı olunca hep beraber ayağa kalkıyoruz ve örnek isteniyor.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Aaaa!
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Bu yeni bir sataşma yani.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Bostancı, yüzlerce fezleke bekliyor ama dokunulmazlığı kürsü dokunulmazlığıyla sınırlayalım diyoruz, kabul etmiyorsunuz; 2005'te reddettiniz, 2010'da reddettiniz, geçen ay tekrar söyledik. O yüzlerce fezlekenin içinde grubunuza ait dünya kadar ihale takip, ihaleye fesat karıştırma ve benzeri suçlardan dosyalar var. (CHP sıralarından alkışlar)
MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya) - Ne, ne?
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Söyle, söyle!
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Açıkla onları, açıkla!
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Açıkla!
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ayrıca, Anıtlar Kurulu dosyası...
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Açıkla, böyle geçme!
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...Millî Emlak dosyası, TOKİ dosyası. Bu dosyaların tamamında, AKP'li belediye başkanları ve geçmişte belediyedeki görevlerinden sonra dokunulmazlık zırhına kavuşmuş milletvekilleriyle ilgili çok ciddi iddialar var. (CHP sıralarından alkışlar) Hodri meydan, cuma gününe çalışma koyalım, getirelim bu dosyaları, Mecliste kurulacak olan önce araştırma ve sonra soruşturma komisyonları eliyle bir açalım bakalım, halkımız da görsün, kim, neyi savunuyor!
Düne kadar "Ak belediyeler" dediklerinizden önce 3, bu hafta okuyoruz 10 tane daha, geçen aya kadar "Ak belediye" deyip arkasında durduklarınız şimdi ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, rüşvete aracılık etmekten soruşturuluyorlar ve gördünüz ki iş nasıl bir yere gidiyor, hemen ihraç noktasına veya bir disiplin soruşturması noktasına sığınıyorsunuz.
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Ak kalmak için. Demek ki yapanlara gereğini yapıyoruz.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ona teşekkür etmeniz lazım.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - O zaman, Sayın Bülent Arınç'ın sözünün arkasında durun. Başbakan Yardımcısıyken ne dedi? "8 Haziranda çıkacağım, Ankara'yı parsel parsel nasıl sattınız, açıklayacağım." dedi. Hadi bakalım, Bülent Arınç çıksın şimdi, onları açıklasın da siz orada öyle oturun bakalım!
Teşekkür ediyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)