GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:34
Tarih:28.01.2016

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, elimde bir tutanak tutuyorum. Aslında, bu tutanak nasıl oluştu ona bakmak lazım. Cumhuriyet Halk Partisi hep bu bir dakika gündem dışı sözleri önemsiyor. Sağ olsun, muhalefet partilerinden seçilmiş olan Meclis başkan vekilleri bu hakkı kullandırıyorlar. Sizler de sağ olun, kullandırmıyorsunuz, zaman zaman eleştiriyoruz. Ama özellikle, bugün, geldim ricada bulundum, siz de bugünkü Parlamentonun sürdürmeye niyetli olduğu uzlaşı ortamında, çıkarmaya niyetli olduğu 68 sıra sayılı Tasarı'daki havaya da olumlu katkı sağlayacağını düşünerek 10 arkadaşa söz verdiniz.

Bu hakkın kullanılmaması yönünde oy kullanan bir grubun bir temsilcisi bu haktan yararlandı, biz bundan memnuniyet duyarız ama elimde tuttuğum tutanak -orada duyduğumda inanamadım sözlere ama yanlış bir şey yapmamak için talep ettim- inanın elimi kirletiyor, bu salonda bulunduğu için bu salonu kirletiyor, Parlamentoyu kirletiyor. Nurettin Yaşar'ın konuşması sırasında kullandığı üslup, bir Parlamento üslubu değil, bir sokak üslubu da değil. Bu üslup üslup değil, bu sözler söz değil. Hakaret etmeyi marifet sayan, âdeta oturduğunda, kendisine baktığımda, karşıdan gördüğümde tanımlanamayan, bir konuşan cisimcik olarak ifade edebileceğim, bir milletvekiline yakıştırmak bir yana, bir milletvekili olarak hitap etmekten hicap duyacağım ifadeler kullanmış. Biz, kendisini Parlamentoda tanımlanamayan, alkışlayan cisimcik olarak görüyorduk bu ana kadar.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Konuşmanın ne olduğunu bilmiyoruz ama grup başkan vekili de aynı şeyde gidiyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bundan sonraki süreçte, kendisinin gerek İsmet Paşa gerek Yunus Nadi gerek partimizin kurucuları gerek Türkiye'deki solda siyaset yapan herkes adına kullandığı ifadeleri esefle kınadığımı ifade ediyorum.

Kendisinin faşizmle bağdaştırmaya çalıştığı dönemde İsmet Paşa'nın 1950 seçimleri akşamı, seçimi kaybettiğinde ne yapacağını soranlara "Bu, şüphesiz benim en büyük yenilgim ama Türkiye'de demokrasinin en büyük kazancıdır." demesini, Türkiye'nin tek parti rejiminden çok partili rejime geçmesini, kendisinin seçim mağlubiyetini demokrasinin zaferi olarak tanımlayan İsmet Paşa'yla faşizmi bağdaştıranların, diğer taraftan bugün çok partili bir rejimle gelip her gün otoriterleşen, her gün biraz daha özgürlüklerin kısıtlandığı bir ortamda, miting meydanlarında bir diktatörün vücudunun belli parçalarıyla ilgili kendini tanımlayanlardan da daha aşağıda bir tanımlamayı burada ifade ediyor olmasından utanç duyuyorum.

Yapmış olduğu değerlendirmelerin tamamını kendisine iade ediyor, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunu bu ayıba ortak olmamaya, bu rezaletten dolayı da grubumuzdan özür dilemeye davet ediyorum.

Teşekkür ederim efendim.