| Konu: | Siirt Milletvekili Besime Konca'nın 53 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın tümü üzerinde HDP Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 29.01.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, özellikle, aslında, ilk sözüm usul hakkında. Şimdi, doğru bir yönetim sergileme gayretinde olduğunuza inanıyoruz. İç Tüzük'ün oturum ara verildiğinde bir sonraki oturumda cevap hakkına cevaz vermediği malum ama yasa koyucunun -İç Tüzük de Parlamento tarafından yapılan bir iç yasadır- niyetine bakıp ona göre davranmak lazım. Tartışmalar sürüyor, kesemiyorsunuz, gürültü oldu. O sebepten ara verirseniz maksadınız artık o işi sonlandırmak olduğu için o tartışmayı bir daha alevlendirmemek üzere elbette o sözü vermemelisiniz. Ama iktidar partisi ve ana muhalefet partisinin grup başkan vekilleri ayağa kalkıp söz isterken o anda günün yorgunluğundan dolayı bir dalgınlığınız eseri oylama işlemini başlatıp orada da karar yeter sayısı bulunamama sonucu bir ara verdiyseniz, sonra cevap haklarını kullandırmama gibi bir tasarruf İç Tüzük'ün ve kanun koyucunun esas amacına, maksadına uygun değildir. O yüzden bu tip durumlarda siz "Karar yeter sayısı bulunamamıştı, her ne kadar oturum değişse de oturumu kapatma amacım bu tartışmayı sonlandırmak olmadığından hakkınızı veriyorum." deseniz kimse buna itiraz etmez. Ortaya çıkardığınız uygulama da bundan sonraki uygulamalara örnek teşkil edecek bir nitelikte olur, doğru bir uygulama olur. O yüzden bu yerimizden söz verme işi falan, yeni bir uygulama yaratma, doğru değil bu. Bunun bir kez öncelikle altını çizmek isterim.
Şimdi, tabii, kürsüden cevap vermek daha münasip olurdu ama Halkların Demokratik Partisinden sayın konuşmacı Cumhuriyet Halk Partisinin 1938'de Dersim'de soykırım yaptığını falan söyledi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tabii, tabii. Başlıyorum efendim, tamamlamıyorum da başlıyorum.
1938'de Dersim'de yaşananlara "Soykırım." dedi. Bunu devrin Başbakanı, şimdiki Cumhurbaşkanının söylediğini söyledi. Sonra kendisinin de buna katıldığını söyleyerek grubumuza, aslında ülkemize, halkımıza, Türkiye'de yaşayan herkese çok ciddi bir sataşmada bulundu.
Öncelikle şunu bilmesini isterim, buna şahit olacak, hatta haftaya kendileri de deneyebilirler: Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, 1938'de Dersim'de yaşananların Meclis eliyle araştırılması için defalarca araştırma komisyonu kurulmasını teklif etti. Bunu her seferinde iktidar partisi çoğunluk oylarıyla reddetti. Bunu Meclisin araştırmasına karşı çıkıp bunu miting meydanlarının istismar malzemesi yapmayı tercih etti iktidar partisinin yöneticileri. Yarın getirin, hemen burada oylayalım, yine iktidar partisinin tavrını görelim. Cumhuriyet Halk Partisi geçmişte ne yaşandıysa bunun araştırılması, bilimsel olarak araştırılması, tarihsel olayların tarihçilerin katkısı alınarak ve bu yüce Meclis çatısı altında araştırılmasına hiçbir şey söylemedi, söylemez. Cumhuriyet Halk Partisi o dönemde Atatürk'ün o meseleyle ilgili hissiyatını son derece yakından bilir, kendi iliklerinde de hisseder.
Ayrıca, Adalet ve Kalkınma Partisinin çokça yaptığı bir şey var Sayın Vekil, o, örneğin yolsuzluk iddialarının hesabını sandıkta görür, der ki: "17-25 Aralıktan sonra yerel seçim oldu, gördünüz aldığımız oyu, biz bunun hesabını verdik." Bugün benzer bir şeyi siz yaptınız, Şırnak'taki yüzde 80-90 oyu gösterip Şırnak halkının iradesinin Adalet ve Kalkınma Partisinin yani iktidarın değil, sizin yönünüzde olduğunu söylediniz. Bu önerme ve bu önermeden sonuç alma yöntemi benimsenirse Cumhuriyet Halk Partisi Dersim meselesi konusunda en son suçlanacak partidir, 2011 seçimlerinde yüzde 70'e yakın oy aldık biz orada, bu seçimlerde 2 milletvekilinden 1'ini çıkardık. (CHP sıralarından alkışlar) Ama biz ne AKP gibi "17-25 Aralıkla sandıkta hesaplaştık." deriz ne de Şırnak'taki oyu gösterip bir başka durumsallığa vurgu yaparız, Dersim olayları araştırılacaksa hep birlikte araştırılsın deriz.
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi tamamlıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi Dersim'le hesaplaşacaksa, yüzleşecekse bunu yaptı. Biz Dersimli 7 çocuklu fakir bir ailenin 4'üncü evladını kendimize Genel Başkan yaptık, gururla söylüyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Bu salonda bulunan ve bu konuyu istismar eden ve onun iradesi üzerine ülkenin rejimini dahi değiştirmeyi göze alan iktidar partisi acaba Dersimlileri nerede hangi makamlara layık görüyor, hangi terfilerde değerlendiriyor, onu da kamuoyunun takdirine arz ediyorum.