| Konu: | Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 40 |
| Tarih: | 17.02.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Efendim, Sayın Bostancı bana cevaben yaptığı konuşmasında tabii, çok ciddi sataşmalarda bulundu ama özellikle bir durumun tespitine ihtiyaç var. Evet, kendisi haklı, 24'üncü Dönemde bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kuruldu, hep birlikte oturduk çalıştık. O Komisyon çalışmalarına nasıl son verdi diye bakarsanız, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve o günkü BDP'nin, Barış ve Demokrasi Partisinin, 3'er temsilcisinin 3 kez üst üste 9 imzalı tutanakları var. "Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcileri gelmediğinden Anayasa Uzlaşma Komisyonu toplanamamıştır." Ve ilk başta alınan ortak çalışma usul ve esasları, kuralları gereğince üçüncü toplantıya mazeretsiz katılmayan bir parti yüzünden o masa dağılmıştır. Düne geldiğimizde, Cumhuriyet Halk Partisinin masayı dağıttığı falan yok. Şunu söylüyoruz:
Bir: Yapılması gereken bir yol temizliği var, bunlar son derece önemli. Basını, toplumu, düşünceyi özgürleştirme iradesinde ortaklaşamayan bir Parlamentonun nasıl özgürlükçü, sivil bir anayasa yapacağı sorusu ortada.
İki: Başkanlık sistemini dayatacaksanız biz parlamenter sistemi güçlendirmekten yana ve parlamenter sistem içinde kurulmuş bir komisyon olarak bunu doğru bulmayız. Bunu ifade ediyoruz. Toplantının bitişinden şu küçük enstantaneyi aktaralım: Sayın Başkan bir on dakika ara alıyor, gidiyor bir telefon görüşmesi yapıyor, geri geliyor ve Komisyonun sona erdiğini söylüyor. HDP'nin Sayın Temsilcisi Garo Paylan "Yarın kaçta toplanacağız?" diye sorunca "Toplantı falan yok, bu masa burada dağılmıştır." diyor.
Şimdi, geçen sefer 3 parti varken masaya 3 kez üst üste gelmeyip masayı dağıtanlar, masayı devirenler, dün başkanlık sistemi inadı yüzünden bu işi bir noktaya getirip Meclis Başkanı eliyle de o masayı devirenler şimdi neler konuşuyor, anlamak mümkün değil.
Teşekkür ediyorum.