GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Devletin egemenlik alanı içinde kabul edilemeyecek şeyler yaşandığına ve iktidarın, bu konuda sorumluluğu yokmuş gibi davrandığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:54
Tarih:06.03.2016

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Adalet ve Kalkınma Partisinin sayın grup başkan vekili, HDP'yle girmiş oldukları tartışmada kendi pozisyonunu ortaya koymaya çalışıyor olabilir ama vatandaşımızın gözünden asla şu kaçmasın: İki noktaya temas etmek isterim. Bunlardan birincisi, İmralı tutanaklarının deşifre olduğu bu süreçte geçmişte HDP'nin baraj sorunu da göz önüne alınarak bağımsız adaylarla girmesini talep etmeleri ve bunun olmaması üzerine ortaya çıkan gerginlikteki paylarının altını bir çizmek isteriz. Tutun ki etinden, sütünden, yününden yararlandıkları 12 Eylül Anayasası'nın seçim barajı bu sefer de işleyebilirdi, HDP baraj altında kalabilirdi, burada daha fazla milletvekiliyle de olabilirdiniz ama bu, akan kandan, anaların gözyaşından bu Mecliste birilerinin hesap verme sorumluluğunu ortadan kaldırmazdı. O zaman, bu Mecliste, bu kadar patlayan bomba, yapılan yığınak, "çukur" densin, "hendek" densin ama devletin egemenlik alanı içinde kabul edilemeyecek şeyler oluyor. O zaman ne diyecekti AKP grup başkan vekilleri? "Orada, uzakta bir HDP var uzakta, biz onları görmesek de bütün sorumluluk onlara aittir." mi diyeceklerdi? Bu işte iktidar sorumluluğu diye bir şey var. Bir siyasi parti grubu elbette kendi grubunun hakkını, menfaatini koruyacak ama göz göre göre, 70 milyonun gözünün içine baka baka gerçeklerden bu kadar uzaklaşıp, iktidarın bu konuda hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi bütün meseleyi bir başka tarafa doğru yüklemek en azından samimiyetten uzaktır. Bir öz eleştiriye ihtiyacınız var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Özür dilerim, toparlayacağım Başkanım.

BAŞKAN - Bir dakika daha veriyorum, tamamlarsanız lütfen...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir öz eleştiriye ihtiyacımız var. Burada belki bir kısmı yeni grubun ama bir kısmı da eski. Parlamentoların, devletlerin kurumsal hafızaları vardır. Bu duvarlar şahittir, bu tavan şahittir, bu kubbe şahittir ki burada bunlar söylendiğinde Adalet ve Kalkınma Partisi duymazlıktan geliyor. "Siz savaş sürsün mü istiyorsunuz?" "Savaş" diyorlardı bir de, bugün "savaş" diyene "terörist" diyorlar. Bu grupta yüzlerce kez "Savaş sürsün mü, kan aksın mı? Siz buna nasıl karşı çıkarsınız?"...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - "Savaş" demiyoruz, terörizm, terörizm... Terörle mücadeledir, onu kastediyoruz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ya, biz böyle şeyler söylemiyoruz ama "Bu Meclisi bilgilendirin. Hükûmet odaklı iş yapmayın, Parlamento odaklı işler yapın. Bu Meclisten bir şey saklamayın." diyorduk.

Çok tehlikeli gördüğüm bir şeyi reddettiğimi söylemek isterim. 7 Haziranda güçlü bir Hükûmet çıkmayınca... 7 Haziranda da, 8 Haziranda da bir Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti görevdeydi. O Hükûmetin bütün bakanları Adalet ve Kalkınma Partisinden müteşekkildi. Hiçbir yetkileri kısıtlanmamıştı, ancak ve ancak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...bir gerçek vardı ki AKP'nin yetkili ağızları "Seçmen kaosu seçti, 400 vekil alınsaydı böyle olmazdı. Bundan sonrası kaos." dediler, kaosu da vatandaşa yaşattılar. Bu sorumluluğu görsünler, Meclisten özür dilesinler.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)