GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Tokat Milletvekili Coşkun Çakır'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:1
Birleşim:60
Tarih:23.03.2016

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Sayın Grup Başkan Vekili şöyle bir şey söylüyor Meclis araştırma komisyonu kuralım önerimize: "Bununla mahkeme, savcı ilgilenecek." Elbette ilgilenecek, o başka bir şey, o yargının görevi. Ama Sayın Grup Başkan Vekili, doping meselesini, dopingle mücadele için sorumlu savcı araştırmıyor mu? Hekime karşı şiddetle ilgili, öldürülen doktorlarla ilgili savcılar, mahkemeler görev yapmıyor mu? Soma'yla ilgili dava sürüyor, mahkeme görevini yapıyor. Boşanmalarla ilgili aile mahkemeleri görevini yapmıyor mu? Mesele o değil, yargı başka bir şeydir, Meclisin kanayan bir yaraya partilerüstü bir anlayışla el koyması başka bir şeydir. Doping için, hekime karşı şiddet için, Soma için komisyon kurarken mahkemenin yerine mi geçtik? Bu savınız, tamamen, Meclisin görevlerini ve Meclisin denetim görevini görmezden gelmektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

COŞKUN ÇAKIR (Tokat) - Benim öyle bir savım yok!

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Siz öyle söylediniz.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, toparlıyorum, izninizle.

BAŞKAN - Sayın Özel, lütfen ama; toparlayın, tamamlayalım bu işi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ayrıca, Sayın Bakanın altına herkesin imza atacağı 3 tane cümlesini okumak, eyvallah. Ama Sayın Bakan şunu söylüyor: "Bu olay bizim hizmetleriyle her zaman gurur duyduğumuz vakıfla ilişkilendiriliyor ki bu vakfımızda bir süre görev yapmış, onun ne kadar olduğunu vakıf çalışanları açıkladı. Her zaman kötü niyetli insanlar bazı işleri suistimal edebilirler. Bu, bir kere rastlanmış olması, hizmetleriyle ön plana çıkmış bir kurumu karalamak için gerekçe olamaz." diyor.

HASAN BASRİ KURT (Samsun) - Tamam, ne var bunda?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Kurumumuzu" diyor. Bakın, buradaki mesele, şu anda o vakfa ait çok sayıda evin derhâl mercek altına alınması gerekirken, Bakan, yürütmeden kaynaklı yetkileriyle bunun üzerine bir şal örtmeye çalışıyor, bir karartma uyguluyor.

HASAN BASRİ KURT (Samsun) - Hayır, sizin topyekûn linç girişiminize karşı çıkıyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bunu kabul etmiyoruz, "Evet." demiyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Danış Beştaş...

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - O zaman Cumhuriyet Halk Partili "Muharrem İnce" deyince kapatmak lazım. Öyle mi yapmak lazım?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Nasıl?

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - "Muharrem İnce" deyince Cumhuriyet Halk Partisini mi kapatacağız? Muharrem İnce'nin olayı sebebiyle...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Deli misin sen ya, deli misin? Lafa bak ya!

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Ne deli misin? Yani...

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Hayır, bir adamla bu iş olmaz demek istiyor.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Eskiden beri var olan ceza hukuku prensibi, suçların şahsiliği prensibi. Senin amacın öteden beri zaten bağcıyı dövmek.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Danış Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana) - Sayın Başkan, eğer tartışma biterse başlayacağım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Mesele şu... Bak, utanırsınız, biz bunu söylerken, biz Pozantı'yı söylerken aynen bu savunmayı yapıyordunuz siz. (AK PARTİ ve CHP sıraları arasında karşılıklı laf atmalar)