GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:64
Tarih:31.03.2016

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

Günlerdir, hatta haftalardır, aslında Türkiye'nin ihtiyacı olan Avrupa Birliği sınırları içinde vizesiz dolaşım hakkının da ön şartlarından olan ama bizim kendi insanımız, kendi demokrasimiz için yapmamız gereken kanunları peşi sıra görüşüyoruz. Ama, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda da burada çok ciddi eleştirilerimiz oldu. Kanunun önemli şekilde değişime uğramasını sağladık ama çıkan kanun Türkiye'nin demokrasisi açısından tatmin edici düzeyde değil. Avrupa Birliğinin de Türkiye'den beklentisinin o kanunun çıktığı hâli olmadığını daha ilk günlerden Avrupa Birliğinden gelen açıklamalar da doğruladı.

Şimdi, biz 149 sıra sayılı tasarıyla "Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu" diye yeni bir kurum kuruyoruz. Aslında, 6332 sayılı Kanun'la 24'üncü Dönemde biz İnsan Hakları Kurumunu kurmuştuk. İnanın, o Kurum bu Kurumdan, bugün kurulan Kurumdan daha ileridedir. Şu anda o Kurumdan daha geride bir kurum kurmaya çalışıyoruz. O Kurum kurulurken burada çok ciddi eleştirilerimiz olmuş, hatta yine böyle, iktidarın "Ne olursa olsun bu yasa bitecek, öyle de bitecek böyle de bitecek." baskısıyla, bir sabah beşi yirmi geçe kürsüdeki bir milletvekilimize fiilî taarruz sonucunda, 7-8 kişiye -o zamanlar HDP sıralarının önüydü- 200 kişinin taarruzuyla çok tatsız görüntüler olmuş, şimdi aramızda olmayan rahmetli Ferit Mevlüt Aslanoğlu da kavgayı ayırayım derken ayağından yaralanmış -gördüğü tedaviye rağmen- sonra herkes çok üzülmüş, çok utanmıştı. O gece kürsüde bizim hatiplerimiz şunu söylüyordu: "Bu Kurumu böyle kurarsanız Birleşmiş Milletler bu Kurumu akredite etmez. Yapısından dolayı etmez ve özerk olmamasından dolayı etmez." falan, falan falan. Etti mi arkadaşlar? Etmedi. Birleşmiş Milletler o Kurumu akredite etmedi, şimdi Avrupa Birliği istiyor diye Kuruma "Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu" diyerek yeni bir isim verip o Kurumun da gerisinde bir iş yaparak yola çıktık. Bugün yapacağımız işin Paris Şartı'na, Paris İlkeleri'ne uygun olması lazım. Elimizde iki tane önerge, uymamız gereken de Paris İlkeleri var. Paris İlkeleri diyor ki: "İnsan hakları ve ırk ayrımcılığına karşı mücadeleyle ilgili sivil toplum örgütleri, sendikalar, örneğin hukukçu, hekim ve gazetecilerin meslek örgütleri bu kurumda olacak. Din ve felsefi düşünce akımlarının temsilcileri olacak. Üniversitelerden nitelikli uzmanlar olacak. Ayrıca Parlamento olacak." Ve (e) bendi olarak da baştan parantezi açmış: "Ancak, istişari mahiyette katılmak koşuluyla yönetimin temsilcileri olacak."

Arkadaşlar, Bakanlığın getirdiği değişiklik önergesi: "Kurum 11 kişiden oluşur. 8'ini Bakanlar Kurulu, 3'ünü Cumhurbaşkanı atar." Şartlar burada. Bizim önergemiz biraz önce okundu. Dikkatlerden kaçtıysa söyleyeyim: 2 üyesi Türkiye Barolar Birliği, 2 üyesi insan hakları alanında en az beş yıldır çalışan örgütler, 1 üyesi kadın haklarında çalışan STK'lar, 1 üyesi basın yayın örgütleri, 1 üyesi insan hakları ana bilim dalı bulunan üniversiteler tarafından önerilecek 2 kat sayıdaki adaydan Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından dörtte 3'lük nitelikli çoğunlukla seçilir. Bu kurumlar 2 kat aday gösterecek, dörtte 3'le seçelim diyoruz. Ayrıca, dört partinin önerdiği 1'er aday yer alır diyoruz. Hepsi bu kadar, toplam 11 oluyor.

Şimdi, bakın arkadaşlar, Paris İlkeleri burada. Onu karşılayan önergeyi savunuyorum. Birazdan oylayacaksınız. Ve Paris İlkeleri diyor ki: "Sadece istişare için yönetim temsilcisi..." Üstte saydıklarının hiç birisi yok. Şimdi, siz diyorsunuz ki: "8 tane Hükûmetimiz, 3 tane Sayın Cumhurbaşkanımız."

Arkadaşlar, bu, samimiyetten uzak; bu, Türkiye'nin menfaatlerini savunmaktan uzak; bu, bilimsel gerçeklikten uzak; bu, demokrasi anlayışından uzak; bu, bizim burada muhalefet etme gerekçelerimizi sonuna kadar haklı gösteren temel itiraz noktamız. Bu itirazlarımız dikkate alınabilirdi, bir yerlerden döndü; alınsaydı uzlaşmıştık, şimdi hepimiz evimizdeydik. Ama bu itirazlardan dolayı, biz İç Tüzük'ten kaynaklı haklarımızı kullanmaya...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...siz de maalesef, böyle bir önergeye, bizim Paris Şartı'nı sağlayan önergemize "Hayır" oyu kullanıp 3'e 8, toplam 11 demeye devam edeceksiniz, çok üzülüyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)