| Konu: | Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ahmet Aydın'ın görüşmeler sırasında milletvekillerine karşı tutumuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 34 |
| Tarih: | 28.01.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Dün benzer bir konuda aynı şeyi söylemiştim. Şimdi, bugüne kadar bir Meclis başkan vekilinin ya da Meclis Başkanının hatibi kürsüye davet edip, vardığında mikrofonu açmayıp ona daha önceki bir tutumundan dolayı ayar verdiği görülmedi.
RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ama o mimli, mimli!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bunu dün yaptığınızda da doğru bulmadığımı söyledim. Cumhuriyet Halk Partisi Grubundan herhangi bir milletvekilini kürsüde, milletin önünde o veya bu gerekçeyle azarlayamazsınız, bunu kesinlikle kabul etmem! (CHP sıralarından alkışlar)
UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Azar yok ya, ne azarı?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama bahsettiğiniz madde açık. Eğer milletvekili kürsüde konuşurken, ki yapıyorsunuz, sözünü kesiyorsunuz, temiz bir dille konuşmaya falan davet ediyorsunuz...
BAŞKAN - Tamam.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Oradaki zamanlamalarınızın ve tutarlılığınızın, oradaki hassasiyetinizin gruplar arasındaki "eşitlik" ilkesine uygun olduğunu kabul etmiyorum ama o davranışınız İç Tüzük'e uygun. Ancak, söz kesmek başka bir şey, daha önceden olan -kendince- bir hesabı hatip kürsüye geldiğinde ona söz vermemek suretiyle -tırnak içinde söylüyorum- sanki ilkokul öğretmeninin tahtaya çıkardığı, sözlü yaptığı çocuğu azarlar gibi yapmanızı kabul edemeyiz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
MEHMET ŞÜKRÜ ERDİNÇ (Adana) - Az önce senin yaptığın neydi? Az önce sınıf başkanı gibi çağırdın adamı ya!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu yüzden, katiyen ve katiyen, sakın ha! Ne siz ne sayın Meclis başkan vekillerinden herhangi biri, bir milletvekiline yakışmayacak bu tutum içinde hiçbirimizi tutmayınız. Bununla sonuna kadar mücadele ederiz.
BAŞKAN - Eyvallah!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) -Eğer Sayın Topal'ın üslubuyla ilgili bir şey diyecekseniz kendisi yerindeyken söylersiniz, ondan sonra kürsüye davet ettiğinizde o muameleyi kabul etmem kesinlikle mümkün değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özel, meramınız anlaşılmıştır.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi, Sayın Topal'a yapacağınız bir uyarı varsa dinleyelim, sonra da kürsüye çağırın.
BAŞKAN - Bakın, ben şunu söylüyorum: Sataşmadan dolayı söz verdiğim her milletvekiline kürsüye gelirken aynı uyarıyı yapıyorum, aynı uyarıyı yapacağım. Sayın Topal'a da aynı uyarıyı yaparım, siz geldiğinizde size de yaparım, diğer partilerden gelen olursa gene yaparım. Bunu yapıyorum, herkese yapıyorum bunu, aynı uyarıda bulunuyorum.
CEYHUN İRGİL (Bursa) - Siz sadece Meclis Başkan Vekilisiniz, babamız değilsiniz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bakın, yerleşmiş uygulamada bunun sınırı şudur: Hatip buradan kürsüye doğru giderken "Lütfen yeni bir sataşmaya mahal vermeyin." Bununla sınırlıdır. Oraya çağırıp da öyle iki dakika seçmenin önünde, milletin önünde kimseye azar çekilmez. Buna izin vermem, olmaz böyle bir şey!
BAŞKAN - Sayın Özel, şimdi burada polemik yapmayalım lütfen!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir daha benim bir hatibimi kürsüde azarlamayın!