| Konu: | Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın 278 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 3'üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yapılan oylama işlemi sırasındaki tutumu hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 76 |
| Tarih: | 20.04.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Dün akşamdan beri bir tartışma gidiyor. Tartışma bazen çok gereksiz gibi görünse de şimdi anlıyoruz ki tutanaklara bakmak, tutanaklara göre işlem yapmak; İç Tüzük'teki tüm maddelerin ne manaya geldiğini, ne aşamada kullanılabileceğini bilmek son derece önemli.
Şimdi İç Tüzük'ün 13'üncü maddesine göre bir usul tartışması açarak işlemle ilgili yeniden hem Genel Kurulun, grupların görüşünü almak hem de doğrusunu tesis etme imkânı var. O zaman İç Tüzük'ten kaynaklanan hakların kullanımına tepki göstermemek lazım.
Dün, Adalet ve Kalkınma Partisinin sayın grup başkan vekili, aslında muhalefet partilerinin sıkça başvurduğu bir yola kendi grubunun hakkını, hukukunu korumak için başvurdu. Gecenin ilerleyen saatlerinde bir karar yeter sayısı talep etti, önergesi ret olmadan bugüne kalsın diye. Ama tutanağa geçen bu ifade Sayın Başkan tarafından duyulmadı, geçmiş zamanlarda bizim başımıza defalarca geldiği gibi. Sonra tutanağa bakıldı, istendiği anlaşıldı, ona göre bir işlem yapıldı. Ama bu kadar çetrefilli işten bir sonuç çıktı. Biz artık bundan sonra şunu biliyoruz: Gruplardan herhangi birisi karar yeter sayısını talep eder de -herhangi bir aşamada, oylamaya doğru gidilen süreçte- bu tutanağa geçerse, Meclis başkan vekili bunu duymamış olsa dahi itiraz sonucu tutanaktan bunun tespiti durumunda karar yeter sayısı aranacağına ilişkin bir mutabakata ve yerleşmiş bir uygulamaya kavuştuk. Aslında, hep muhalefeti mağdur eden ama derdimizi anlatamadığımız bu husus bir kez iktidarın başına gelince iktidar partisinin katkılarıyla bir çözüme kavuştu.
Birçok hata yapılabilir. Ben dün akşam Başkanın hata yaptığını, şu anda hata yaptığını da düşünmüyorum. Bir hata varsa insanların dikkatini toplayabilecek, sağlıklı karar verebilecek ölçülerde çalışmasıyla mümkün. Siz, bir uzun yol şoförünü otuz altı saat direksiyon başında tuttuktan sonra "Neden hatalı sollama yaptın, neden uyukladın, neden dikkatin dağıldı?" diyemezsiniz. Orada sorumluluk, insani şartlarda çalışmamayı zorlayan anlayışındır.
Bir de şunu iktidar partisine söylemek lazım: Bakın, hukuk, eşitlik, vicdan herkese bir gün lazım oluyor. Öyle bir havadayız ki, örneğin bir gün işte çok sevdiğiniz Sayın Cumhurbaşkanı tutup "2 kere 2 5" dese, öyle bir moddasınız ki, hemen içinizden biri çıkacak "Kerrat cetvelindeki tarihî hatayı düzeltiyoruz." deyip savunmaya başlayacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)
MURAT GÖKTÜRK (Nevşehir) - Ne alakası var?
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bu mantık, bu anlayış bizi bu sona getiriyor. Oysa doğrular birdir, tektir. Bizim yol göstericimiz hukuktur ve karar verirken vicdan terazisine bakacağız. Partizanlığın sonu bazen böyle çok zor noktalara getirebilir bizi.
Sayın Başkana anlayışı için teşekkür ediyor, çalışmalarda başarılar diliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)