| Konu: | Siirt Milletvekili Kadri Yıldırım'ın 278 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 16'ncı maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşması sırasında Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 77 |
| Tarih: | 21.04.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sayın hatibin konuşmasının anladığım kadarındaki sataşmalarına cevap vereceğim, anlayamadığım kısmı için de kusuruma bakmayın. (CHP sıralarından alkışlar)
Tabii, Hazreti Ali'den, Kûfe'den, Kûfelilerden bahsedince şöyle bir hikâye de ben biliyorum: Bir deveyle birlikte Kûfelinin birisi giderken Şamlının birisi yanına yanaşıyor. "Ver bakalım, bu dişi deve benimdir." diyor. Kûfeli diyor ki: "Bu deve dişi değil, erkek ve benimdir." En sonunda, tabii, oradaki anlaşmazlık yüzünden Muaviye'nin karşısına çıkıyorlar. Ahali toplanıyor, Muaviye dönüyor, diyor ki: "Bu dişi deve Şamlınındır, değil mi? Soralım bakalım, bu dişi deve kimindir?" Bütün ahali "Bu dişi deve Şamlınındır." diyor. Şamlı deveyi çekiyor, götürüyor ve Muaviye dönüyor Kûfeliye diyor ki: "Git, Hazreti Ali'ye anlat. De ki ona: 'Muaviye'nin elinde, erkek bir deveye 'dişi' diyen ve o sırf öyle söylüyor diye devenin sahibinden başkasına verilmesine göz yuman tam 10 bin adamı vardır.'"
Maalesef, geçen dönem biz burada birilerinin anlattığı ve "çözüm süreci", "barış süreci" diyerek bu Meclisin çatısının altından alıp da bu tartışmaları, bu çözümle ilgili sözleri başka yerlerde sizlere inandırdığında, maalesef, belki de Recep Tayyip Erdoğan bize diyordu ki: "Cumhuriyet Halk Partisine deyin bakın, benim elimde öyle bir grubum ve muhatabımın öyle bir grubu vardır ki bir dişi deveyi erkek diye ve Kûfelinin devesini Şamlıya verebilirim." (CHP sıralarından alkışlar) O dönemlerden biz bunu hatırlıyoruz, siz de deminki hikâyeyi hatırladınız.
Teşekkür ederim.