| Konu: | Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İşbirliği Kanunu Tasarısı münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 78 |
| Tarih: | 22.04.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.
Bugün burada Adalet Bakanının da varlığında hepimiz sonuçlanan, 16. Daire tarafından tüm yönleriyle bozulan Ergenekon davası üzerinde bir şeyler konuşuyoruz. Özellikle AKP Grubundan bir özür beklediğimizi, dönemin Başbakanından, Sayın Cumhurbaşkanından bir özür beklediğimizi ifade etmiştim. Bu özür şu ana kadar gelmedi.
Önümüzdeki hafta içinde Ergenekon davasıyla ilgili tutanaklardan yaptığımız bir çalışmayı her gün sizlere aktarmaya başlayacağız. Ergenekon davası görülürken muhalefet partisi milletvekilleri neler söylemiş, iktidar partisi milletvekilleri, genel başkan yardımcıları, grup başkan vekilleri, Sayın Adalet Bakanı ve dönemin Başbakanı neler söylemiş, bunları buradan satır satır okuyup bu özrü talep etmeye devam edeceğiz.
En çok bilinen, dönemin Başbakanının "Bu davanın savcısıyım." demesiydi, hep bunun üzerinden konuştuk.
O gün, normal zamanda siyasi riski fatura etmesiyle, siyasi riski sigorta etmesiyle ünlü Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hiç böyle bir gerek duymamış. Bülent Arınç "Onlara bütün Türkiye'nin demokrasi adına büyük bir borcu vardır, bunu böyle düşünüyoruz. -ve devam etmiş- Türkiye iyi bir noktaya geliyor. Bu sıkıntılar, bu sancılar bir taraftan doğum sancısıdır, böyle algılamak lazım. Türkiye bağırsaklarını temizlemektedir." demiş Ergenekon davası için.
Egemen Bağış, biz onu hep -kendi grubu tarafından gerekli tepkiyi almadı ama- Bakara suresiyle dalga geçişiyle falan hatırlıyoruz ama "Maalesef, Türkiye bulanık suda balık avlamak isteyenlerle dolu. Tüm tarih boyunca hep bunu yaşadık ama bunların Türkiye'deki uzantılarını hizaya sokmak bizim iktidarımız döneminde nasip oldu. Orduyu da hizaya soktuk, Ergenekoncular da teker teker hesap veriyorlar." demişti.
Cumhuriyet Halk Partisi burada uzun süre hukuksuz yargılamaları, yargının siyasileştirilmesini, siyasallaştırılmasını ifade ettiğinde, Yalçın Akdoğan hep, görev almadan önce, zaman zaman buraya gelir salı günleri grup toplantısına katılır -o zamanlar dönemin Başbakanının Başdanışmanı sıfatıyla- sonra oturur sürekli bu davalar hakkında laf atar, mevcut milletvekilleri, o gün burada, sıralarında yer almayan milletvekilleri için "darbeci" derdi ama serbest kaldıklarında tebrik kuyruğuna ilk girenlerdendi. Yalçın Akdoğan 2013'te "Cumhuriyet tarihinin en büyük hukuki hesaplaşmasıdır." demiş. O tutanakları önümüzdeki haftadan itibaren detayıyla burada dinleyeceksiniz.
Hüseyin Çelik şöyle söylüyor: "Kurda merhamet etmek, kuzuya zulümdür." Diyor ki: "Şunu unutmamak lazım: Türkiye yıllardır darbe tehdidi altındaydı. Merhamet adaleti engellerse o merhametten maraz doğar. Ergenekonculara merhamet etmeyeceğiz. Kurda merhamet etmek, kuzuya zulmetmek demektir."
Bunun yanında, daha sizlerin arasında bu sıralarda oturan arkadaşların belediye başkanlıkları döneminde, il başkanlıkları döneminde ya da geçmiş dönem milletvekillikleri sırasında bu konularda neler söylediğini teker teker okuyacağız. İsterseniz bir pilot uygulama olarak... Bugüne kadar duydunuz mu bilmiyorum ama dönemin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki -şimdi buradayız- bir adaletsizliği ortadan kaldırdığını söylüyor, kaldırmak için gayret gösterdiğini söylüyor. Büyükşehir yasa tasarısı adaletsizlik yaratmış, onunla ilgili bir eksikliği gidermek üzere çalışma yaptığını söylüyordu. Bunu bütün Türkiye bekliyor, yapsın o çalışmayı. Ama, bu sözlerine ne diyecek bakalım? "Bu davaya yüzde 100 inanıyorum. Bu davaya Allah'a inandığım gibi inanıyorum, yüzde 100." Bu, Mehmet Özhaseki'nin...
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Dava bitmedi ki daha, dava devam ediyor.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ben kendisine sataşıyorum. Sayın Özhaseki gelsin, burada desin ki... "Ben Ergenekon davasına yüzde 100, Allah'a inandığım kadar inanıyorum." demişti. Şimdi bir özeleştiri yapsın. Özrü kabulümüzdür, özür dilemiyorsa onun inancını ben sorgulamayacağım ama herhâlde bunun bir hesabı sorulacak kendisine.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Dava devam ediyor Özgür Bey.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ben de devam edeceğim, ben de.