GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:105
Tarih:22.06.2016

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

Özellikle iktidar partisinin grup başkan vekillerinden, sözcülerinden sık sık bir eleştiri geliyor. Bu eleştirinin hem yüce Meclis tarafından hem de gerek İnternet'ten gerek daha sonra vatandaşlarımızın Meclisteki müzakereleri takip ettikleri diğer mecralardan netleştirilmesi lazım. Bu kanunla ilgili grubumuzun çok sayıda eleştirisi var ancak bu kanunla ilgili partimiz daha önce de açıkça ifade etmişti ki olumlu oy kullanacak. Bunu görünce AKP grup başkan vekilleri "O zaman niçin önerge veriyorsunuz? Önergeleriniz çekin. Usul ekonomisi, zaman ekonomisi..." diyor; bu konuda, sözcülerimize önergenin içeriği üzerinde konuşmamak ya da birtakım anlam değişikliği yapacak ama daha anlaşılır hâle geldiği gerekçesiyle verdiğimiz önergelerde laf atarak hatiplerimize sataşmalarda bulunuyor.

Arkadaşlar, mesele şu: Bir kanun tasarısı var, kanun tasarısının eleştiriye muhtaç çok tarafı var. Cumhuriyet Halk Partisinin bu konuda söyleyecek sözü var, her madde üzerinde ve bütünü üzerinde söyleyecek sözü var ama ne kadar farkındayız bilmiyorum, İç Tüzük'ün temel kanun olarak yani çok büyük, 300, 500, 1.000 maddelik kanunlar için verdiği bir yetkiyi suistimal ediyor iktidar partisi ve 17 maddelik kanunu 8 ve 9 maddelik iki bölüme bölüyor. Bu ne yapıyor? Maddeler üzerinde -Sayın Başkan da bölümlerin başında söylüyor- müzakere imkânı yok. Yani, siz muhalefet partisi olarak maddeyle ilgili bir şey söyleyeceksiniz, söyleme imkânı yok. Toplam 9 maddeyle ilgili söyleyeceğiniz her şeyi bölüm üzerindeki bir konuşmada, bir maddede ifade etmek zorundasınız. Oysa, o 9 madde de apayrı konular, apayrı kanunlar var. Böyle olunca, geriye bununla mücadele etmek için bir tane şansınız var: Önerge vereceksiniz. Eğer kanuna karşıysanız önerge vermek kolay. "Maddenin kanun metninden çıkarılmasını..." söylersiniz, geçersiniz ama tamamen kanuna karşı değilseniz ve o madde üzerinde söyleyecek sözünüz varsa iktidar partisinin yaptığı bu İç Tüzük ihlali, İç Tüzük suistimaline karşı...

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Maddeyle ilgili konuş.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Bu madde ne maddesi ya? Maddeyle ilgili konuş.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...siz maddenin özünü değiştirmeyen ama maddenin metni üzerinde ufak tefek değişiklikler yaparak...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Neye karşısınız ya?

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...önerge üzerinde konuşma imkânı bulmak durumundasınız. Bugün bizim...

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Önergeyle ilgili konuşmuyor ki sarayı konuşuyorsun, önerge üzerine çıksan konuş diyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Zaten yapılan iş o. Önerge üzerinde kimse konuşmaz, oradaki "ve"yi "veya", virgülü noktalı virgül yapman lazım. Neden? Senin grubun, madde üzerinde konuşulmasın diye temel kanun yapmış. Madde üzerinde görüşünü söyleyecek adam, önergeyle ilgisi yok; onu anlatmaya çalışıyorum.

Bu konudaki mesele şurada: Sizlerin bu yanlış bilgisine... Adam -haklı olarak yani grubunun ne yaptığının farkında değil- hâlâ daha "Önerge üzerinde konuşmuyorsun..." Önerge üzerinde konuşacak bir şey yok, madde üzerinde söyleyecek sözü var arkadaşın. O sözü söyleyebilmek için önerge vermek dışında şansımız yok.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Hangi maddeydi bu?

ORHAN DELİGÖZ (Erzurum) - Başka şey söylüyor adam, kanunla ilgili söylemiyor.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Başka bir şey söyleyeyim, şunu söylüyorsunuz, diyorsunuz ki: "Arkadaşlar, çabucak gidelim, kolayca gidelim." Biz bu darbe hükûmeti gelirken de, bu darbe hükûmetinin başbakanının tayin edileceği kurultaya siz giderken de size üç ay öncesinden söyleyip bir ay öncesinde netleştirdiğimiz bir kampımıza saygılı davranmadığınızda burada çıkıp size şunu söyledik...

MEHMET METİNER (İstanbul) - Sayın Başkan, irademize saygısızlık yapıyor.

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Sen kendi partine bak, kendi partine, senin partine bak sen. Sen kendi partine bak ya. Adamlar tur tur geziyor, sen kendi partine bak.

MEHMET METİNER (İstanbul) - Sen kendi partinle uğraşsana.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen hatibi dinleyin efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...dedik ki: İktidar partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kampına karşı saygısızlık yaparsa...

OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul) - Geziyorlar, geziyorlar; genel başkan adayları geziyor, ona bak sen. Sen kendi partine bak.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sebebi neydi? Dokunulmazlık oylamasını kongreden önce bitireceksiniz. Neden? MYK'dan, MKYK'dan aforoz edilenler, Bakanlar Kurulundan aforoz edilenler küskün olarak tepki oyu vermesin.

MEHMET METİNER (İstanbul) - Kendi partine baksana sen, başka işin yok mu? Paramparça olmuşsunuz ya!

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Grubunuza bu güvensizliğinizden bizim kampımıza saldırdınız. O gün dedik ki: Bundan sonra hiçbir uzlaşı yok.

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Yazık ya! Sen o gün Meclisi tıkıyorsun, toplantı yeter sayısı istiyorsun, Anayasa programını reddediyorsun, ondan sonra çıkıp burada haklıymış gibi konuşuyorsun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - O günkü sözümüzün gereğini yerine getirdiğimiz için kimse bizi mesul tutmasın, mesul grup yönetiminizdir. (CHP sıralarından alkışlar)