| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 109 |
| Tarih: | 29.06.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Dün akşam İstanbul Atatürk Havalimanı'nda yaşanan bombalı saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz ve yaralıların daha fazlasının hayatını kaybetmemesini ümit ediyoruz, onlar için de dua ediyoruz.
Bugün burada Cumhuriyet Halk Partisi olarak bir grup önerisi getirdik. Aslında bu grup önerisi konusunda biraz önce Adalet ve Kalkınma Partisinden konuşan son hatip konuştuğunda bir yerde umutlandım. "Benzer bir grup önerisi biraz önce oylandı, acaba Adalet ve Kalkınma Partisi, 'evet' oyu kullanacak mı?" dedim. Bu mümkün olmadı ama CHP'nin grup önerisinde eğer "evet" oyu kullanırsanız şunu yapma imkânı bulacağız: İç Tüzük'e göre yine çoğunluğu Adalet ve Kalkınma Partililerden oluşan bir Meclis araştırma komisyonu kurulacak. Terörü... Bu noktaya nasıl geldik? Özellikle son bir yıldır Türkiye'de ne oluyor? Her türlü iddiayı, her türlü bağlantıyı ve buna karşı dört partinin birlikteliğiyle çözüm önerilerini hem Hükûmete hem devletin tüm kurum ve kuruluşlarına katkı da sağlayabilecek şekilde bir komisyon kurulmasını teklif ediyoruz. Aslında bunu biz ilk kez yapmıyoruz. Övünmek için söylemiyorum ama geçen sene 7 Haziran akşamı bir seçim sonucuna karşı Adalet ve Kalkınma Partililer "Millet kaosu seçti." diye "tweet"ler atıp hiçbirimiz anlam veremezken, takip eden süreçte Suruç'ta bir canlı bomba 32 kişinin hayatına mal olduğunda, 32 evladımızın bedenleri paramparça olduğunda, 70 milyonun yüreklerine ateş düştüğünde biz Meclisi olağanüstü toplantıya çağırıp bu konuda bir araştırma komisyonu kurulmasını önermiştik. Buna iktidar partisi "hayır" oyu verdiği için herkes gerisin geriye, seçim bölgelerine gitti ve gittiğimiz yerlerde yeni taziyelere gitmek zorunda kaldık. O günden bugüne kadar 11 tane bombalı terör saldırısı yaşandı bomba yüklü araçlar ya da canlı bombalarla. O 11 saldırının sonucunda, 273 kişi hayatını kaybetti, ayrıca, Suruç saldırısı, arkasından yaşanan ve her geçen gün şiddetin ve terörün tırmandığı süreçte 700'ün üzerinde de şehidimiz var; geçtiğimiz gün, dün resmî makamlarca açıklanan. Eğer biz o gün bu Meclis olarak bir irade koyabilmiş olsaydık, araştırabilseydik, belki bunlar yaşanmıyor olacaktı. Bu Meclisin sicili bu anlamda fevkalade kötü, iktidar partisinin sicili çok kötü.
"Hekime karşı şiddeti araştıralım." 10 kez önerilmiş, Gaziantep'te Doktor Ersin kardeşimizin böğrüne bıçak girip çıktıktan sonra 11 kere, gelip burada o komisyonu kurduk.
Türkiye uluslararası camiada rezil oldu doping skandallarıyla, 7 kez önerdik, ancak Kırkpınar başpehlivanında ve olimpiyat şampiyonu kızımızda doping çıkınca geldiniz, "Onu araştıralım." dedik.
Soma Komisyonunu Soma faciasından sonra kurdunuz.
"IŞİD'in ve diğer terör örgütlerinin yaptıklarına karşı bu Meclis ortak bir tavır sergilesin"i her dediğimizde karşı çıktınız.
Ama bildiğiniz bir şey var: Bir patlama, bir cinayet, bir saldırı ardından, "Hadi, birlikte oturalım, terörü kınayan bir bildiri imzalayalım." Cumhuriyet Halk Partisi olarak, gün geldi, bu tip bildirilere de, Türkiye'nin birlik, beraberlik içinde, Parlamentonun bir bütünlük içinde cevap vermesi ümidiyle bir imza da attık. Ama bugün gelinen noktada, biraz önce sayın hatip söylüyor, diyor ki: "Teröre karşı başka ülkelerde olduğunda iktidar partisine herkes destek veriyor, birlik, beraberlik içinde oluyor." Arkadaşlar, bu konuda iktidar partisiyle birlikte değiliz çünkü halkımızla birlikteyiz, vatandaşlarımızla birlikteyiz, evlatlarımızla birlikteyiz. Ancak doğrudan sorumlu olan, engellemeyen, her türlü destek vaadine karşı sırtını çeviren, "Birlikte araştıralım." deyince "hayır" diyen, bu saldırıları engelleyemeyen iktidar partisi bu ölümlerin tamamından doğrudan ve birinci derecede sorumludur. (CHP sıralarından alkışlar)
Yarın -biraz önce sayın grup başkan vekillerine ifade ettim- bir genel görüşme talebi getiriyoruz Meclise. Üzerinde onar dakika gruplar konuşacak. Eğer bu konu enine boyuna konuşulsun diyorsanız, gizli kapaklı bir şey kalmasın diyorsanız biz birer saat de verebiliriz gruplara sözü. Tahmin ediyorum, böyle bir genel görüşmeye evet derseniz diğer muhalefet partileri de zaman ekonomisi açısından katkı sağlayacaklardır, tek bir öneride birleşiriz ama dört saat burada bunu konuşuruz. İstiyorsanız, kapalı oturum önergesi verirsiniz, kapalı oturuma geçeriz, her şeyi konuşuruz. Böyle bir genel görüşme yapılacak olursa Sayın Genel Başkanımızın burada yer alacağını ve bu genel görüşmede oturumda bulunacağını ve Cumhuriyet Halk Partisinin en üst düzeyde katkıyı sağlayacağını da buradan açıkça ifade ediyoruz. Ve yarın bu genel görüşmede iktidar partisinin tavrını merak ediyoruz. Birazdan kullanacağınız oylarla terör araştırılsın mı yoksa "Böyle kalsın. Biz işimizi biliyoruz, biz iktidar etmeye, evlatlarımız ölmeye devam etsinler." mi diyeceksiniz, onu da birazdan tüm Türkiye'ye göstereceksiniz.
Şimdi, on dört yıl mukayeseleri bu kürsüde çok yapıldı. On dört yıl önce 2002 yılında sadece 7 şehit veren bir Türkiye'den geliyoruz. On dört yılın sonunda son bir yılda 730 şehit. 2002 yılında bütün dünyadan gelen turistler yılbaşını Taksim Meydanı'nda kutluyorlardı. Şimdi bütün dünyadan gelen turistler dünyaya açılan kapımızın patladığı yerde hayatlarını kaybediyorlar; Sultanahmet'te, Atatürk Havalimanı'nda, Bursa Ulu Camisi'nin yanında, İstiklal Caddesi'nde, Ankara Kızılay'da. Evlatlarımız, çocuklarımız uçağa binemez, otobüse binemez, metroya binemez oldular. Anneler çocuklarına "Metrodan çıkınca bir mesaj at, rahat edeyim çocuğum, aklım sende kalıyor." diyor. Televizyonlarda altyazıları herkes, analar, babalar nefeslerini tutarak -o kırmızı şerit geldiğinde- izliyorlar ve geldiğimiz noktada, öyle bir noktadayız ki Adalet ve Kalkınma Partisi hem seçimden sonra, diğer seçim arasındaki süreçte, terörün tırmanmasını istikrarsızlığa, mevcut seçim sonuçlarına bağlayıp 1 Kasım günü eğer iktidara gelirse bu işin bıçak gibi kesileceğini bilinçaltlarına aşıladıktan ve istediği oyu belli partilerden devşirdikten sonra gelinen nokta ortada. Ama biz şunları hatırlıyoruz: "Millet kaosu seçti."yi unutmadık. Eski Sağlık Bakanının Bursa'da "Başkan seçilseydi şehitler gelmezdi." dediğini unutmadık. Cumhurbaşkanının Dağlıca saldırısının üzerine katıldığı ortak yayında, alttan Dağlıca şehitleri geçerken, "400 vekil alınsaydı bunlar olmazdı." dediğini unutmadık.
Ama, o günden bugüne unutmadığımız pek çok şey daha var. Örneğin şunu unutmadık: Temmuz 2014 İstanbul Ömerli'de IŞİD, önce piknik yaptılar 3 bin kişi, sonra birlikte namaz kıldılar ve cihat yemini ettiler; iktidarda siz varsınız. Ardından, yine, Nisan 2015, Fatih Camisi. Suriye'deki Cisr El Şuğur katliamının üzerine, Alevi katliamının üzerine lokum dağıtıyor bir cani ve bunun üzerine sizin örgütünüzden "Cisr El Şuğur kurtarıldı diye Fatih'te lokum dağıtan "Bağımsız Fikriyat"ı kınıyorum! -Bağımsız Fikriyat, Twitter hesabı bunu paylaşan- İnsan bir lokma ayırmaz mı?" diyor. AKP'li söylüyor bunu, Fatih Tezcan söylüyor bunu.
"IŞİD store" açıldı Türkiye'de. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor forması satılıyor ya; IŞİD formaları, IŞİD hediyelik eşyaları satılıyor. İktidarda Cumhuriyet Halk Partisi yok, kimi neyle ilişkilendiriyorsunuz? Bunları görmek lazım, bunlara söyleyecek bir sözünüzün olması lazım.
Arkası Atatürk heykeli, önünde IŞİD'le dayanışma masası, bağış topluyor adamlar. Nerede emniyet güçleriniz, nerede istihbarat örgütünüz? Bu adamları kim izliyor, ne yapıyor? Bu adamın yarın kendini nerede patlatacağı belli mi veya sağladığı finansmanı nerede kullanacağı?
Bir gerçek var: Lübnan'da yüzde 1 IŞİD'e destek, İsrail'de 2, Ürdün'de 4, Endonezya'da 4, Filistin'de 6; Türkiye'de direkt destek olan 8, 6 milyon kişiye karşılık gelir. Hani övünüyoruz, hakkımız da, on yılda 15 milyon genç yarattık ya, on dört yılda 6 milyon IŞİD'li yarattınız her yaştan. (CHP sıralarından alkışlar) Sonra çıkıp efendim, iktidar-muhalefet bir olsun...
Milletvekiliniz Sayın Metiner "İstanbul havalimanında patlayan bombayla Kılıçdaroğlu'nun bugünkü konuşması tesadüf değil." demiş. Ardından da demiş ki: "Hendek arkadaşları patlattı bombayı." Bakın, Şamil Tayyar ifadeleri: "Bu kullanılan ifadeler, net söyleyelim, siyaset seviyesinde değil, bir çukur seviyesindedir, foseptik çukuru." (CHP sıralarından alkışlar)
MEHMET METİNER (İstanbul) - Sizden öğrendik foseptiği. Sizden öğrendik o hayasızlığı, arsızlığı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Normal siyaset manivelasıyla baş edilemez, sizi bu işten arındırmak için size bir vidanjör lazım, başka türlü paklanmaz bu siyaset.
BAŞKAN - Sayın Özel, lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)