| Konu: | Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın AK PARTİ grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 111 |
| Tarih: | 12.07.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlar; Sayın Başkanın başkanlığında içeriye gittik.
Bir kez tutanak bir bütündür. Tutanağı açın okuyun. Sayın Başkan kullanılan cevap hakkının bir milletvekiline cevaben değil bütün gruplara hak doğurduğunu düşündü, itiraz ettiniz. Biz o noktada bir usul tartışmasına gittik sizin talebinizle. Usul tartışmasının sonunda, tutanakta Başkan "Kararım değişmedi, onar dakikaya karar verdim." dedi. Bu sırada, sizin itirazınız üzerine Başkan kararını açıklamış ve sizin oylama talebinize rağmen, kararını açıklamış olmasından sonra bir ara vermeye karar verdi. İçeriye gittik, orada siz tam bu söylediklerini söylediniz, biz kabul etmedik. Biz dedik ki...
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Siz kabul etmediniz.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Kabul etmedik,.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Siz kabul etmediniz.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bir uzlaşma yok ve şöyle bir şey oldu: Dedik ki...
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sadece siz kabul etmediniz.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Hayır, hepimizin kabul ettiği şu...
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - "Sen" diye ifade edeyim, sen kabul etmedin.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Başkan "Onar dakika" demişti, bu arayla da ve konunun da önemine binaen "Biz bunun beşer dakikaya indirilmesine itiraz etmeyiz." dedik ama Başkanın yaptığı uygulamadan geri adım atılması doğru değildi. Tutanak bir bütündür, yarın oturur okursunuz.
Burada, hem Sayın Başkanı birtakım laf oyunlarıyla -kendisini savunmak benim haddim değil- hem de bütün grupları ve şahsımı birtakım laf oyunlarıyla bugünkü uygulamada, İç Tüzük'e uygun davrandığımız hâlde sizin baskınızla fikrimizi değiştirmişiz gibi bir ifade kullanmanızı en hafif deyimle kınamak gerekir. Bu doğru bir şey değil. İçeride konuşulanların içeride kalması ilkesine hem riayet etmeyip hem onu çarpıttığınızda biz sizin içeride neler yaptığınızı burada söyledikten sonra söylesek böyle olursunuz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Söyleyin, söyleyin burada, söyleyin, söyle. Bak, töhmet altında bırakma, söyle, söyle.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Vakti gelince ben sizin o alnınızdan o teri akıtmayı büyük bir zevkle yapıp "Buyurun, görüyor musun, aktı yine terin." diyeceğim.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)