| Konu: | Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 113 |
| Tarih: | 14.07.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Haftanın son gününde, gecenin bu ilerleyen saatinde hepimiz yorulduk ama bugün Mecliste bir şey yaptık. 80 maddelik bir kanundu. Muhalefet "Biz, bu kanunu 1 maddesinden dolayı çok sakıncalı görüyoruz." dedi ve İç Tüzük'ün kendisine tanıdığı tüm imkânları kullanarak, bütün dünya parlamentolarındaki en meşru hak olan direnme ve engelleme hakkını kullandı.
Bir hafta çalıştık, kaç madde geçti? 5. Sonra sihirli bir sözcük devreye girdi, eser miktarda uzlaşı gösterdi bu Parlamento, eser miktarda ve beş saat çalıştık, geriye kalan 75 madde geçti. Demek ki bu Parlamentonun uzlaşıya, diğerini dinlemeye, anlamaya, ortak akla ve "Sadece benim dediğim doğrudur." demektense, ortak katların en küçüğünde birleşmeyi aramaya ihtiyacı var.
Muhalefet partilerinin değerli grup başkan vekillerinin tespitlerine aynen katılıyorum. Dün aynı İç Tüzük vardı; siz, bizim yaptığımız her türlü hak kullanımına karşı öfkeliydiniz, bugün aynı İç Tüzük var; Parlamentoda herkes uzlaşmanın, birlikte çalışmanın olumluluklarını ifade ediyor. Demek ki mesele İç Tüzük'e ne yazdığınızda değil, demokrasiden ne anladığınızda, onu nasıl uyguladığınızda. (CHP sıralarından alkışlar)
Bu açıdan, bu maddenin bugün geri çekilmesindeki başarı muhalefete aittir ama önümüzdeki süreçte, bundan sonrası için, bu maddenin Türkiye'yi utandırmayacak, sıkıntıya sokmayacak, hiçbirimizi sonradan pişman etmeyecek bir hâle gelmesi için, görev, Adalet ve Kalkınma Partisinin değerli milletvekillerine düşüyor. Lütfen, bizim endişelerimizi dinleyen, hâkim olan ve bundan sonra da dinleyecek olan Hükûmete ve yöneticilerinize... Bu açıdan, demokratik en doğal hakkınız olan ve aslında seçmeninizin size yüklediği en önemli ödev olan, demokratik yollardan kendi partinizin içinde de bu baskıyı, bu talep mekanizmasını çalıştırmalısınız. Aksi takdirde, Türkiye, kara para cennetine dönüşebilir. Aksi takdirde "6 Eylül günü Reza Zarrab konuşacak da onun söylediklerinden sonra yurt dışındaki bazı paralar, el konma kararı alınmasın diye, Türkiye'ye mi kaçırılacak? Reza Zarrab konuşacak da o konuştuktan sonra o paraların izleri bulunur, bu kanun o yüzden o bağlantıyı koparıyor mu?" endişesi, şüphesi, sorusu sizin vicdanınızda cevap verebileceğiniz bir soru hâlinde kalmaz.
Bu kanun, Sayın Bakan açısından çok ciddi sıkıntılara işaret ediyor, öz güveni eksik bir kanun. Çünkü, iktidar değişse de, bu kanun iptal edilse de, yeni Hükûmet bu işin peşine düşse de bağ kuramasınlar diye yani hedef 2023, hedef 2071, iki sene sonrasına bile güvenle bakmayan bir icra anlayışı. Ayrıca, sadece kendisi değil, arkasında oturan ve Türkiye'nin en kadim geleneklerine sahip Maliye Bakanlığı bürokrasisinin de Hükûmete ve yaşanacaklara güvenmediği ve bürokrasinin de Hükûmete güveninin sıfırlandığı görülüyor. Sebep: Maliye Bakanlığının -hepimiz görüyoruz- pek çoğu tebliğlerle, ikincil, üçüncül mevzuatla düzenlenebilecek işlerini bugün kanunla yapıyoruz. Bu ne zaman olur biliyor musunuz Sayın Bakan? Bürokrasi Hükûmete güvenmiyorsa, tebliğin altına imza atmaya korkuyorsa olur. (CHP sıralarından alkışlar) Bundan sonraki süreçte de "Siz yapın, sorumluluğu siz alın." diyorlar size. Bugün çok sayıda rakam söylenebilir ama Türkiye'ye yabancı yatırımcının gelmediğini, paranın gelmediğini siz de söylüyorsunuz, ona çare aradığınızı düşünüyorsunuz. Evet, yabancı yatırımcı, gelmeden önce hukuk ister. Bugün Türkiye'de hukukun bir önceki güne göre her gün biraz daha azaldığını ve adalete güvenin yüzde 23'e düştüğünü tescilliyoruz, bir kez daha söylüyoruz. Elbette ki yabancı yatırımcı para getirecekse istikrar ister. Oy yüzde 49-52 ama siyasi belirsizlik ve antidemokratik bir vesayet sistemi yani bir sabah yatağından Başbakan kalkmış ama saraydaki görüşmeden sonra Başbakanlıktan alınmış, Başbakanlığa bir kayyum atanmasına şahitlik etmiş bir partinin Türkiye'yi siyasi istikrarsızlığa sürüklediği görülüyor. Demokrasi için, istikrar için, güven için muhalefetin katkısı ortada, gerisi size kalmış.
Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)