| Konu: | Ülkemizde bulunan mülteci ve göçmenlere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı verilmesi haberleriyle ilgili gündem dışı konuşma üzerine açıklaması |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 111 |
| Tarih: | 12.07.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Sayın Baluken'in kullandığı genel ifadelerin tamamına katılıyoruz. Bu konuda sayın konuşmacımızın kullandığı üslupla ilgili, maksadını aşan bir şey olduğunu düşünmüyorum ancak şu çok net bir konudur: Bugün Türkiye Cumhuriyeti coğrafi çekincesini koruduğu için dört yıldır, beş yıldır Türkiye'de olan, otobanlarda dilenmek, parklarda uyumak ya da denizlerde boğulmak zorunda kalan çocuklar var. Bunlarla ilgili gereken tedbirlerin alınması, coğrafi çekincenin kaldırılması ve mültecilik -ki bu bir tercih değildir, bu bir zorunluluktur ve bu bir insan hakkıdır- konusunda, bu hakka saygılı olan hem Türkiye Cumhuriyeti devletinin hem de uluslararası tüm kurum ve kuruluşların üstüne düşeni yapması gerekir. Türkiye'nin bir ulusal tezi vardır; o ulusal tezi, bu büyük insanlık dramını önce Avrupa ve dünyadaki tüm güçlü ülkelerle birlikte kaldırma tezidir. Sayın Cumhurbaşkanının bir gecede, bir iftar yemeğinde kullandığı ve Adalet ve Kalkınma Partisinin tabanının da çok önemli bir kısmının karşı çıktığı konu, bu konudaki evrensel değerlere uygun davranmak yerine, biraz önce ifade edilen tüm şüpheleri de doğrular bir şekilde vatandaşlık vermeyle ilgili yaklaşımdır. Sosyal demokrat bir parti olarak, insan hakları konusunda son derece duyarlı bir parti olarak, mülteciliğin en önemli insan haklarından bir tanesi olması ve bu coğrafi çekince konusunda Hükûmetin çekincesi hâlâ ortada duruyorken bir anda vatandaşlık verme meselesinin önce Konya'da, daha sonra Şanlıurfa'da yükselen tansiyonun bizatihi kendi sebebi olduğunu düşünüyoruz. Bu konuda hepimizin, herkesin üslubuna dikkat etmesi lazım ama devleti yönetenlerin de bu sorumluluk dâhilinde davranıp...
Bugün evi olmayanın, işi olmayanın, Suriyelileri düşman görecek bir şekilde "Daha benim evim yok, Suriyelilere TOKİ'den ev veriliyormuş." sözü tam da buna hizmet eden, kutuplaşmaya, ötekileştirmeye ve linç kültürüne hizmet eden bir yaklaşımdır. Bu konuda herkes dikkatli olacak ama Hükûmet ve Sayın Cumhurbaşkanının da azami dikkat göstermesi gerekiyor.
Teşekkür ediyorum.