| Konu: | 26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü'ne, kendileriyle ilgili hiçbir suçlama olmadığı hâlde eşlerinden dolayı suçlanan ve hakları ellerinden alınan eczacıların durumlarının suçların şahsiliği ilkesiyle bağdaşmadığına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 26.10.2016 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Öncelikle Dünya Hasta Hakları Günü'nde -bugün tabii bir konuşma da yapıldı- öncelikle bütün milletvekillerinin şuna dikkat etmesi lazım. Bu Meclis hekime karşı şiddetin niçin arttığını araştırdı, bir komisyon raporu yayımladı. Bu komisyon raporunda hasta memnuniyet anketlerinin sağlık profesyonelleri dışında paylaşılmasının, kamuoyuna ifade edilmesinin oran ne olursa olsun hekime karşı şiddeti, başına kötü bir şey gelenin "Yahu, bu kimse herkes memnun, bu benim başıma geldi, demek ki bu doktor suçlu." diyerek bir psikolojiyi pekiştirdiği uyarısı vardı, buna dikkat etmek lazım.
İşler çok yolunda diye söyleniyor, sağlıkta baş aşağı gidiliyor: "Ben artık bu işleri bıraktım." diyen Sağlık Bakanını, önceki Sağlık Bakanını apar topar geri getirme çabalarından belli zaten ama şunu da söyleyelim. Adalet ve Kalkınma Partisi ilk iktidara geldiğinde hastalardan 1 çeşit katılım payı alınırdı, bugün tam 14 çeşit katılım payı alınıyor, hastanede, eczanede ya da maaşından kesilerek. Böyle bir gerçeklik varken, hasta haklarının en temelinde eşit, en kaliteli hizmete ücretsiz erişmek varken AKP'nin sağlık alanını nasıl ticarileştirdiğinin en önemli göstergesi budur. Hasta Hakları Günü'nde bunun öncelikle altını çizelim.
Yanımda partimizin benim gibi eczacı olan bir milletvekili oturuyor. Tüm meslektaşlarımızdan hem bize hem de Türk Eczacıları Birliğine son günlerde hızla artan bir uygulamayla ilgili şikâyetler geliyor. Eczacıların, bir gün sabah gidiyorlar, ekranları kapanmış, ilaç verdirtmiyor sistem ve hesaplarına el konmuş. Kim bu eczacılar? Bu eczacıların kendileriyle ilgili hiçbir suçlama yok ama eşleri açığa alınmış devlet memurları, eşleri ihraç edilmiş kamu personeli ya da bu eczacılar, bankanın yapmış olduğu bir teklif, ticari bir ilişkiden dolayı Bank Asya'da hesap bulundurmuş...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Özel, açıyorum.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...POS cihazını kullanmış eczacılar. Bir kere, suçun şahsiliği ilkesi ayaklar altına alınarak... Bundan tek yararlanan kişi -ki yararlansın- AKP Genel Başkan Yardımcısıdır, kardeşi darbeci olduğu hâlde devam ediyor. Suç şahsidir, böyle olması lazım ama eczacının eşi suçlu dahi olsa... Bundan önce türlü türlü terör örgütlerinden müebbet hapis alan suçlular oldu çok -adi suç- hiçbirinin eşinin eczanesinin ekranı sebepsiz kapatılmadı. Türk Eczacıları Birliğinin benden sonraki Genel Sekreteri Sayın Arman Üney devamlı şunu söylüyor: "Tüm gayretimize rağmen, kimse ne gerekçeyle kapatıldığını söylemedi, bir talimat geldi 'Böyle olması gerekiyor.'" Böyle olması gerekmiyor Sayın Başkan, bu hukuksuzluk demek. O eczanede ilacı olan hastalar... O eczaneye 100 lira para ödüyorsanız bu paranın 90 lirası deponun parası zaten ve deponun alacağının yüzde 90'ına elkoyuyorsunuz o eczaneye para ödemeyerek. Böyle bir işleyiş, böyle bir cezalandırma, böyle akıl dışı bir yaklaşım olamaz. Bunu da meslektaşlarımız adına yüce Meclisin takdirlerine arz etmek istedim.