GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul Milletvekili Mehmet Muş'un yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:13
Tarih:27.10.2016

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Parlamento ve siyaset kurumlar, kurallar ve biraz da vicdanla yapılması gereken bir mesele. İşin vicdani tarafı bu işi yaparken birkaç tane turnusol kâğıdı var. Bir tanesi tutarlılık bunların.

Şimdi, sayın grup başkan vekilinin size yönelttiği eleştirinin ve dayandırdığı Anayasa maddesinin ve dolayısıyla dün de ifade ettiği İç Tüzük'te 64'üncü maddede Başkanın tartışmalara katılmaması konusundaki uyarısının tek başına baktığınızda sanki bir haklılık payı varmış gibi görülüyor. Oysa bu Meclisi yöneten iktidar partisinden başkan vekilleri, böyle sizin yaptığınız gibi evrensel değerler üzerinden kadına karşı şiddet veya bir kadın siyasetçiye yapılan darp gibi, kim yönetirse yönetsin, bu fikrini belirttiğinde kimsenin karşı çıkmayacağı hususlar bir yana, resmen kürsüdeki konuşmacıya içerik denetimi yapıyorlar. Diyor ki: "Ben sana buradan bunu söyletmem benim yönettiğim oturumda." Yahu, nasıl yaparsın? Böyle bir şey yok. Alıyoruz hemen elimize İç Tüzük'ü, çıkıyoruz, madde 64 diyoruz. İktidar partisinin sayın grup başkan vekilleri de Meclis başkan vekilinin o yaptığının uygun olduğunu, Anayasa'ya uygun olduğunu, İç Tüzük'e uygun olduğunu falan söylüyorlar. Ya onu yapmamak lazım ya bunu yapmamak lazım. İkisini birden aynı kişiler yaparken işte, o zaman burayı bir Meclis olmaktan, zaman zaman, tırnak içinde ve üzülerek söylüyorum "İşte, orada tiyatro yapıyorsunuz..." Çünkü tiyatroda rol neyse o yapılır ama Mecliste vicdanın ve hukukun gereği neyse o yapılır. Elbette durduğumuz yerlerin, kürsüye gösterdiği açı üzerinden farklılıklarımız, belli esnemelerimiz, belli toleranslarımız olur, bu, siyasetin doğasında var ama bu kadar taban tabana zıt bir mesele gerçekten çok sıkıntılı.

Diğer bir yere gelince, hem ister Diyarbakır'da ister İstanbul'da bir milletvekiline karşı güvenlik güçlerinin nasıl davranacağı güneşin çarığı, çarığın ayağı sıkmasıyla ilgili. Siz valilerinize, siz Emniyet müdürlerinize bu tip davranışlardan sonra gerekeni yapmıyor, bir valiler kararnamesinde, bir milletvekilinin tartaklandığı, haksız yere gözaltına alınmaya çalışıldığı veya İstanbul'daki gibi bir linç girişimine uğradığı yerde bunun hesabını kararnameyle sormuyorsanız bu, "Ben Mecliste kınarım ama siz bildiğinizi yapın, onlara haddini bildirin." demekten başka bir şey değil. Bunun milletvekilinin neyi söylediği, neyi savunduğuyla ilgisi yok, o içeriğe yönelik onun sorumluluğunda olan işler ama bir milletvekili dokunulmazlığının ihlal edildiği bir süreci hoş görmek bir siyasi partiye, bir siyasi parti temsilcisine kesinlikle yakışmamaktadır, bunları ifade etmek durumundayız.

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Özel.