GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Millî Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın 405 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın birinci bölümü üzerinde soru-cevap işleminde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:25
Tarih:23.11.2016

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Tansiyonu yükseltme niyetinde değilim, Sayın Bakan da öyle yapmasa çok iyi olur. Ama bir yandan da şöyle bir gerçeklikle karşı karşıyayız: Şimdi, bir darbeyle mücadele edildiği söyleniyor. Bu işte çok sert bir yöntem kullanılıyor, hiç değilse şu dili kullanmak doğru olur: "En az sayıda mağdur yaratmaya çalışıyoruz. Mağduriyetler varsa bunlara engel olmaya çalışacağız. Mağduriyetlerin tespitinde ve giderilmesinde iş birliğine açığız." Bunlar, demokratik bir devletin bakanına yakışacak uygun bir dil.

"Biz mağduriyet olduğunu düşünmüyoruz." derseniz, kocası tutuklanıp da sağlık karnesi iptal edilen, sekiz aylık hamileyken hastane dışına çıkarılan kadının karnındaki bebeğin kul hakkını üstünüze almış olursunuz. Bu, doğru bir yaklaşım değil.

Kaldı ki, yine bir sayın bakana "İlk defa bizim dönemimizde engellilere sahip çıkıldı." lafı yakışmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sonrasında "Bir eskisine bakın, bir..." Onun yerine, "Engellilere bu dönem biz şunları şunları yaptık, eskisinden daha çok yaptık." deyin, bu, bir siyaset dili. Ama öbürü tahakkümcü, bizim üzerimizde sizin hegemonik dilinizi kabul etmemizi beklerseniz o zaman ister istemez bu grup da isyan eder, sizi dinleyen herkes de isyan eder, haklı olduğunuz yerlerde de haksız duruma düşersiniz. Zaten çok sayıda mağduriyet yaratıyorsunuz, ama bunu topyekûn inkâr bir devlet dili olamaz, bir devlet adamı dili olamaz. Bu konuda bundan sonraki aşamalar için hiç olmazsa Sayın Bakanı buna davet ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz Sayın Özel.