GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, tutuklu HDP milletvekillerinin 447 ve 447'ye 1'inci Ek sıra sayılı Anayasa Değişiklik Teklifi'nin tümünün oylamasında oy haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıyla ilgili dilekçeleri hakkında bir işlem yapmamasının Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:62
Tarih:19.01.2017

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlarım.

24'üncü Döneme üç siyasi partinin 8 milletvekili tutuklu olarak başlamıştık; MHP'nin, o dönem BDP'nin ve Cumhuriyet Halk Partisinin 8 milletvekili tutukluydu. Bir yemin krizi yaşanmıştı; ardından bir mutabakat ama daha sonra o mutabakatın terki ve uzun süre bu konular bu Mecliste konuşuldu.

O dönemde Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu 8 milletvekilini parti ayrımı gözetmeksizin cezaevlerinde ziyaret eden, bu konuda bir rapor, daha sonra bir kitap yazan, 8 farklı dile çevrilmiş bir kitabın tüm dünya parlamentolarıyla paylaşıldığı, soruna siyasi kamplardan değil de hukuk, parlamento hukuku ve demokrasi anlayışından bakan bir perspektifle yaklaşmış ve Türkiye'nin gündeminde bu sorunun sağlıklı bir şekilde tartışılmasını sağlamıştık.

O dönemde diğer partiler birbirine gitmiyordu, diğer partiler diğer partinin milletvekilinin salıverilmesi meselesine Cumhuriyet Halk Partisi gibi yaklaşmıyorlardı ama CHP, meseleyi evrensel hukuk, parlamento hukuku ve demokrasi üzerinden yürütmüştü. Bugün ciddi bir krizle karşı karşıya olduğumuz muhakkak.

Bizim, milletvekillerinin suç işleme özgürlüklerini savunacak hâlimiz yok ancak bir milletvekilinin hakkında polis fezlekesinin ya da iddianamenin "kesin hüküm" gibi muamele görmesine; aldığı oylara rağmen, burada, aldığı örneğin 80 bin oyun temsilsiz kalmasına; bazı illerin milletvekilsiz kalmasına da olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Burada iyi niyetli bir iş birliğine gereksinim olduğu açık. Burada, Balbay kararına bakmak lazım Anayasa Mahkemesinin verdiği ve peşi sıra 8 milletvekilinin serbest kalıp buradaki yasama görevlerine geldiği. Balbay kararında sadece süre yönünden değil millî iradenin temsili yönünden yapılan (2)'nci fıkradaki vurguya da dikkat etmek lazım.

Sayın İsmail Kahraman, hastaneye düşmeden önce, rahatsızlanmadan önce bu konuda dünya parlamentolarındaki bir çalışmayı yürüttüğünü ve buraya bir teklifle geleceğini söylemişti. Geçen dönem, bir çözüm üretememiş olmasına rağmen, Sayın Cemil Çiçek'in "Tutuklu milletvekili sorunu hepimizin sorunudur." yaklaşımını önemsediğimizi ve tekrarını beklediğimizi ifade edelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın...

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Müsaadenizle yarım dakikada toparlayayım.

BAŞKAN - Peki, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Tutuklu olan öğrencinin sınava girebildiği, tutuklu olanın 2'nci dereceden yakınına kadar cenazeye ya da taziyeye katılabildiği, tutuklu olanların oy kullanabilmesi için hapishanelere sandık kurulabildiği bir hukuk düzeninin içinde seçilmiş, hakkında dokunulmazlığı kaldırılmış, o suçtan dolayı -suç kesinleşmemiş olmasına rağmen- hapse konulmuş milletvekillerinin bu şartlar altında, haklarında kesin bir hüküm yokken ve kendi yaptığımız, buradan geçen ve gerçekten arızalı bir şekilde, şu andaki o milletvekillerinin şu anda işleyecekleri suçlardan dolayı da dokunulmazlık kapsamında olduğu, örneğin cezaevindeki herhangi bir durumda dokunulmazlık kapsamında olup eski suçtan tutuklu olduğu bir süreçte, bu Parlamentonun, siyasi kamplaşmalardan, "o parti, bu parti" demeksizin iyi niyetli bir iş birliğine ve bu sıkıntıyı bir ortaklaşma kültürüyle çözmeye ihtiyacı var. Bu konuda üzerimize düşen katkıyı yapmaya hazırız. Bu konudaki esas görevin Meclis Başkanlığında olduğunun, iktidar partisinde olduğunun da altını çizmek isterim.

Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)