GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:106
Tarih:14.06.2017

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bugün Parlamentoda yerimizi almış, muhalefet görevimizi yerine getirmeye çalışarak ve bir Parlamentoya ana muhalefet partisinin yapabileceği azami katkıyı yapma niyetiyle yerlerimize oturmuştuk. 10 kadar arkadaşımız aramızda değildi çünkü onlar demokrasilerde kolay karşılaşılmayacak bir görevi yapmak zorundaydılar. Geçen dönem benzer görevleri çok yaptık. Örneğin, milletvekili seçilen kişiler hapishanede tutuklu dahi olsalar cumhuriyet tarihi boyunca serbest bırakılmışken geçen dönem bu Parlamentonun üç partiden 8 milletvekilinin bu tahliyeleri gerçekleşmemişti. Oysa o 8 milletvekilinin vatandaştan aldığı, halktan aldığı oy karşılığında gelip burada yapacakları yasama görevi kendi partilerine, Parlamentoya yapacakları katkı kadar Türkiye'nin, cumhuriyet tarihinin Parlamento gelenekleri ve demokrasisi açısından da son derece önemliydi.

Daha önce, örneğin "Muhtar dahi olamaz." denilen bir genel başkanın siyaset yolunu açan Anayasa değişikliğini yapacak kadar demokrasiyi içine sindirmiş bir Parlamento grubu olarak o dönem tutuklu milletvekillerinin sorununun çözülmesi konusunda iktidar partisinin sözlü ve hatta yazılı hâle getirdiği mutabakatına ve sözüne rağmen, bu sorunu aşabilmek için Anayasa Mahkemesinin kararını beklemek zorunda kalmıştık ve o güne kadar, ayrım yapmadan üç siyasi partiden 8 milletvekilinin hepsine eşit giden tek siyasi parti Cumhuriyet Halk Partisiydi.

O görev gibi, bugünkü 10 milletvekilimiz de seçildiğinde hakkında bir suç iddiası olmayan, daha sonra hakkında fezleke düzenlenen milletvekilimizin davasına gitmişlerdi. Milletvekilimiz hakkında davada bugün karar verildi. Savcı talep etmediği hâlde, daha sonra çok tartışacağımız, kim olduğunu çok konuşacağımız bir hâkim tarafından müebbet hapse, ardından, indirim uygulanarak yirmi beş yıla mahkûm edildi, temyiz süreci beklenmeksizin tutuklanarak cezaevine kondu.

Bunun bir adli karar olmadığını, bunun siyasi bir karar olduğunu, bunun siyasi bir had bildirme olduğunu ve bunun "Onları öyle bırakmam." diyen birinin o mahkemenin hem savcısı hem hâkimi hem müdahili hem müdahale edeni, karar vereni, refleksi, vicdanı, vicdansızlığı, her şeyi olduğunu biliyordu aslında bütün Türkiye ve o karar alındı. O karardan sonra, Cumhuriyet Halk Partisi, bu Parlamentonun kuruluşunda yer almış, kurmuş, çağırmış, demokrasi mücadelelerinin her yerinde olmuş, her darbede zarar görmüş, 15 Temmuz akşamı ilk refleksi vermiş, Parlamentoya, demokrasiye sahip çıkmak için buraya koşmuş Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, bu ayıpla sizleri, iktidar partisini baş başa bırakıp genel merkezine gitti. Aldığımız kararı aslında ilk sizlerle paylaşmak isterdik ama inanılmaz bir iletişim çağındayız.

Şunu bilin: Bizim, 19 Mayıs 1919'da başlattığımız demokrasi yürüyüşüne yarından itibaren kararlı adımlarla devam ettiğimizi hepiniz göreceksiniz. Bir adalet yürüyüşü başlatıyoruz. Genel Başkanımız, yarın, Güvenpark'tan bir adım eksiltmeden, bir adım araçla gitmeden, geriye dönmeden, belki yirmi gün, yirmi beş gün, bir ay vekilimizin tutulduğu Maltepe Cezaevine doğru yürüyecek. Onunla birlikte milletvekillerimiz yürüyecek ama bizden kurtulamadınız, Cumhuriyet Halk Partisinden kurtulamayacaksınız. Bu grup, burada olması gerektiği kadar kişiyle temsil edilecek, muhalefet görevini sürdürecek, bu ayıbı haykırmaya devam edecek ama o demokrasi yürüyüşü nöbetleşe olarak bizim açımızdan ama lideri açısından bir adım aksatılmadan, geri durmadan adalet arayan herkese ve milletvekilimize adalet tecelli edene kadar sürdürülecek.

Hepinize saygılar sunuyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)