GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının Güvenpark'tan İstanbul'a adalet ve demokrasi yürüyüşü başlatacağı açıklamasının ardından Güvenpark'ın bariyerlerle kapatıldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:106
Tarih:14.06.2017

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bugün milletvekilimizin tutuklanmasından sonra hep beraber genel merkezimize gittik. MYK toplantısından sonra grubumuzla Sayın Genel Başkanımız bir toplantı yaptı, ardından yaptığı açıklamada da dedi ki: "Yarın saat 11.00'de Güvenpark'ta olacağım. Elimde 'adalet' yazan bir döviz olacak ve oradan bir yürüyüş başlatıyorum İstanbul'a doğru. Ben yürüyeceğim, tek başıma yürüyeceğim ve Güvenpark'tan İstanbul'a adalet ve demokrasi yürüyüşü yapacağım." Şu anda gelen haberler -fotoğrafları var- Güvenpark'a binlerce bariyer yığılıyor. Şimdi, Sayın Bakana, sayın iktidar partisinin grup başkan vekillerine, Hükûmet temsilcilerine, bu ülkede iktidar edenlere, bu ülkenin iktidar gücünü kendinde görenlere...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...halktan bu yetkiyi alan ve ülke yönetiminde bulunanlara soruyoruz: Kimden korkuluyor, niye korkuluyor? 2017 yılında Türkiye'nin başkentinde ana muhalefet partisinin genel başkanı "Özellikle de herkese çağrı yapıyorum: Provokasyonlara dikkat edin, kesinlikle barışçıl, kesinlikle pasif bir yürüyüş eylemi yapılacak, kesinlikle kimse hiç kimseyle karşı karşıya gelmesin." diyerek, uyararak başlıyor. Siz o yürüyüşün başlayacağı yere bariyer yığıyorsunuz, Güvenpark'ı kapatıyorsunuz. Bu ne demek? Ya insan... Sayın Bakan, Türkiye bunu hak ediyor mu? Ana muhalefet lideri "Adalet yazan bir şey alacağım ve İstanbul'a doğru yürüyeceğim." diyor, başlangıç noktasındaki parkı bariyerle çeviriyorsunuz. Dünyadaki bütün başkentlerin gücü önlerinde serbestçe eylem yapılmasından gelir. Beyaz Saray'ın önünde her dakika eylemci var Sayın Bakan. Biz, değil sizin saraylarınızın önü, halkın parkının önünden bir yürüyüş başlatacağız, bariyer çekiyorsunuz. Biz daha buna ne diyelim, bu neyin korkusu? 2017 yılında Türkiye'yi bu hâle nasıl getiriyorsunuz? Nasıl içinize siniyor? Takdirlerinize sunuyorum.

Teşekkür ederim, sağ olun.