| Konu: | (2/1783) esas numaralı İç Tüzük Değişiklik Teklifi'nin Anayasa Komisyonuna havalesinin İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 117 |
| Tarih: | 24.07.2017 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce, usul tartışması açmanın gerekçesini anlatırken de açıkça ifade ettim, yapılan işlem tamamen hukuka aykırı ve böyle çalışmayı kabul ettiğimiz takdirde komisyonların içlerine doğduğu, bir şekilde duyum aldıkları şekilde çalışma kararı alıp, hazırda bekleyip daha sonra da kendilerine sevk edilen teklif ve tasarıları görüşmesi sonucunu doğurur ki ara vermede ve tatilde çalışma, komisyonun elinde bulunan ve önceden kendisine havale edilmiş işlerle ilgilidir.
Biraz önce Anayasa'ya aykırılığını açıkça iddia ettiğimiz teklifin bütününde kürsü masuniyeti, kürsü dokunulmazlığı tamamen ihlal edilmekte. Bu Genel Kurul salonunda milletin iradesinin yansıması için Anayasa'nın ortaya koyduğu... "Hiç olmazsa gönderdiğim her 3 milletvekilinden 1 tanesi salonda bulunsun ki sağlıklı bir tartışma olsun. Parlamento niye var? Bir kişinin, bir kralın, bir padişahın, bir reisin karar vermesi yerine, seçtiğim temsilciler ortak aklı arasınlar, uzun uzun konuşsunlar, en doğrusunu, en iyisini yapsınlar diye var." Öyle 3 kişiyle, 5 kişiyle, 10 kişiyle kanun çıkamayacağına göre millî irade bu konuda "En azından temsilcilerimin üçte 1'i salonda olsun, 184 kişiyi görelim." demiş. Ama sizler bugün getirdiğiniz teklifle İç Tüzük değiştirerek Anayasa'yı aşmaya; İç Tüzük değişikliğiyle, basit bir çoğunlukla Anayasa'yı doğrudan, referanduma dahi ihtiyaç duymadan değiştirecek, sanki 367 sayısına ulaşmış gibi bir muameleye tabi tutmaya çalışıyorsunuz. Adalet ve Kalkınma Partisinin Merkez Yürütme Kurulunu "Anayasa Mahkemesi "diye görevlendirsek ve bunu önüne getirsek insan bunun Anayasa'ya uygunluğunu ifade etmeye utanır. Bu yüzden, bu konudaki hassasiyetimizin bir kez daha ısrarla altını çiziyoruz.
Sayın Başkan, sayın grup başkan vekilleri ve Sayın Kubat kürsüye geldiğinde bir gerçeği gizlemek için maharetle lafı dolaştırdılar, siz de açıklamanızda benzer bir şeyi ima ettiniz. Bizim dediğimiz şu: Sağlıkla bir İç Tüzük değişikliği görüşeceğiz. Temel kanun yapmışsınız, diyorsunuz ki: "Maddeleri konuşmayalım." Ya ne konuşalım? "Varsa değişiklik önergesi konuşalım." Temel kanunda kaç değişiklik önergesi verilebiliyor? Toplam iki, grupların birer hakkı saklı. Diyorsunuz ki: "Anayasa'ya aykırılığı maddeye vereceğin Anayasa'ya aykırılık önergesinde söyle, öncelikle görüşelim." Sanki diğer önerge de görüşülecekmiş gibi bir izlenim yaratıyorsunuz. Benim de anlatmaya çalıştığım şu: Anayasa'ya aykırılık önergesi verince maddenin özünü tartışamayacağız...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...maddenin özünü tartıştığımız takdirde Anayasa'ya aykırılığını iddia edemeyeceğiz. Açıkçası Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu, bunu temel kanun olarak getirerek sırf muhalefetin değil, iktidarın da söz haklarını kısıtlarken Parlamentoya doğrudan kumpas kurmakta, tuzak kurmakta "Ya Anayasa'ya aykırılığı ya maddeyi tartışırız." diyerek işin gerçeğini özden koparmaktadır.
Bu konuda daha sonra yapacağımız çeşitli konuşmalarda argümanlarımızı ifade etmeye devam edeceğiz ama iktidar partisinin milletvekillerine şunu söyleyelim: Grup yönetiminiz özensizdir, hoyratça davranmaktadır, Parlamentoya karşı saygısızdır, yaptıkları iş Anayasa'ya aykırıdır. Bu yaptıkları iş, İç Tüzük değişikliğiyle Anayasa değiştirmeye cüret etmektir; bu yaptıkları iş, grup yönetimi olma marifetiyle bir Anayasa'ya aykırılığı Parlamentoya dayatmak ve Parlamentodaki sayısal üstünlük üzerinden millî iradeye darbe yapmaktan başka bir şey değildir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil; bunu deşifre etmeye, buna karşı çıkmaya devam edeceğiz.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz.