GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Orman yangınları konusunda çok daha ciddi tedbirlerin alınması gerektiğine, Manisa'nın Akgedik köyünde TOKİ'nin yapmış olduğu evlerin foseptik çukuru inşaatının köylüleri rahatsız ettiğine ve Cumhuriyet gazetesi davasının devam ettiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:120
Tarih:27.07.2017

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Öncelikle, memleketimiz Manisa, İzmir Bayındır'da başlayan ve hızla yayılan bir orman yangınıyla büyük bir tehlike atlattı. Hem Bayındır'da hem Manisa'nın Turgutlu ilçesinde Karaköy ve Kabaçınar köylerine de boşaltılacak kadar yaklaşmış olan ve çok sayıda ağacın ve ormanda yaşayan canlının hayatını ortadan kaldıran büyük bir facia yaşandı. Bundan duyduğumuz üzüntüyü dile getiriyoruz. Yangının şimdi kontrol altına alındığı söyleniyor ama Manisa yüreği ağzında bir gece geçirdi, tabii İzmir Bayındır da aynı şekilde. Bu orman yangınları konusunda çok daha ciddi tedbirlerin alınması gerektiği çok açık.

Manisa'nın Akgedik köyünde TOKİ'nin yapmış olduğu evlerin foseptik çukuru -"arıtma" diye geçiyor ama resmen bir foseptik çukuru- inşaatı köylülerimizi inanılmaz rahatsız ediyor. Bununla ilgili büyük bir direniş vardı; bu direnişe karşı polis ile köylüler karşı karşıya gelmişti Akgedik Mahallesi'nde. Manisa Valiliği, ilin tüm partilerden milletvekilleri gayret gösterdiler ama, maalesef, Yunusemre Belediyesi iki günü kalmış olan bir yürütmeyi durdurma kararını beklememek için -aynı Yırca katliamında olduğu gibi- kolluk güçlerinden ve zabıtanın gücünden yararlanarak, köylüleri de darp ederek girdi ve çok büyük bir rahatsızlık yarattı; bunu da kınadığımızı açıkça ifade etmek istiyorum.

Cumhuriyet Gazetesi'nin yargılaması sürüyor, savunmaları ibretle okuyoruz. Her bir savunmanın bir iddianameye döndüğü...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Açalım mikrofonu arkadaşlar.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Milletvekillerimiz ilk günden beri davayı yerinde takip ediyorlar, hukukçu Milletvekilimiz Mahmut Tanal ve çok sayıda arkadaşımız orada davayı takip ediyor. Hem onlardan aldığımız raporlar hem kamuoyuna yansıyan, haberleşen savunmalar... Her bir savunmanın aslında bir iddianameye dönüştüğünü görüyoruz. Biz bunu bir yerden hatırlıyoruz. Balyoz, Ergenekon, askerî casuslukta da savunmalar iddianame gibiydi ve gerçekten de iddianamelere konu oldu şimdi. Bugün öyle savunmalar, öyle haksız suçlamalar okuyoruz ki, bugünkü savunmaların da birer iddianame olacağı günlerin Ergenekon, Balyoz'un üstünden geçtiği zamandan daha yakın olduğunu kestirmek için çok da farklı meziyetlere sahip olmak gerekmiyor.

Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.