| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 120 |
| Tarih: | 27.07.2017 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Hoş geldiniz iktidar partisinin ve muhalefet partilerinin değerli milletvekilleri. İlk kez böyle bir şey başımıza geliyor, biz yirmi beş saattir buradayız, bu salondan hiç ayrılmadık. Siz gittiniz, dinlendiniz, geldiniz ve yine bir AKP grup önerisiyle karşımızdasınız ama bu seferki AKP grup önerisinin çok yalın, çok basit, çok net bir amacı var ama asla kabul edilebilir ve anlaşılabilir değil.
Ne yapıyoruz? Ne yapmaya çalışıyoruz? Meclisi, bugün, gündemimizdeki işler bittikten sonra 1 Ekime kadar tatil etmek istiyorsunuz. Şu anda ne görüşüyoruz biz? İç Tüzük. Gerekçeniz ne? "İşimiz çok, zamanımız yok." Bizim işimiz çoksa, zamanımız yoksa, vatandaş derdine derman bekliyorsa, Anayasa değişikliğinin birtakım uyumlarını falan yapacaksanız 1 Ekime kadar bu Meclisi tatile sokmanın akla yatan, savunulabilir, mantıklı, vicdani ve oy aldığımız insanların karşısına gidince "Yahu, biz 'İşimiz çok.' dedik, 'Vaktimiz yok.' dedik ama 1 Ekime kadar tatile girdik. Altmış beş gün boyunca ben memleketteyim, Mecliste işim yok, bana ihtiyaç yokmuş..." Buna kargalar güler.
Milletvekillerinin yaz tatili olmaz arkadaşlar, yaz dönemi çalışmaları olur. Milletvekillerinin maaşı olmaz, daimî ödenekleri olur, harcırahları olur. Milletvekilliği meslek değildir, milletvekilliği gezme tozma yeri değildir, milletvekilliği iş takibi yapma yeri değildir; halkın işini, halkın bize verdiği görevi yerine getirme işidir. (Uğultular)
MUSA ÇAM (İzmir) - Sayın Başkan, duyamıyoruz.
SİBEL ÖZDEMİR (İstanbul) - Başkan, çok gürültü var, duyamıyoruz.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, sessizliğe davet ediyorum. Lütfen, istirham ediyorum, kendi aramızda konuşmayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - 16 Nisan mühürsüz referandumuyla bu bayrak kırmızısı Anayasa'yı saray rengine boyadınız. Vatandaş bunu yapacağınızı bilse 2 puan giderdi söyleyeyim, yani şu anda aldığınızı iddia ettiğinizden 2 puan aşağı yazın. Hani "yerli, millî" diyorsunuz ya, ilkokuldan beri "Anayasa" dediğiniz nedir? Bu renktir. Zaman zaman yine AKP iktidarında bayrak renginden başka renklere sapılmış, sarı falan yapılmış, sonra bu doğruya dönülmüş. İlkokulda kırtasiyeden heyecanla Anayasa alıyorduk ya Sayın Bakanım, o heyecanı hissederkenki bayrak rengi Anayasa'yı, Milliyetçi Hareket Partisi, değiştirdiniz ve İsmail Kahraman hiç zaman kaybetmeden, şu rengi, tanıdığınız bu rengi, sarayın rengini halılara koydu ya... Güzelim kırmızı halıları attı, neden? Bu renk Cumhurbaşkanının sevdiği renk. Bu rengi Cumhurbaşkanı seviyor diye Meclisteki not tuttuğumuz kâğıtların dışındaki plastiklere kadar değiştirdi, hepsi kırmızıydı hepsi bu renk oldu.
Şimdi, mesele saray düzeni ya yeni Anayasa... Bir de ne diyorlar? Geçen gün Cumhurbaşkanı grup toplantısına geldi. Ben grup toplantılarının ruhunu hatipten aldığım kadar dinleyicilerin attığı sloganlardan da alırım. Bunu çok tecrübeli siyaset insanları olarak siz benden iyi bilirsiniz. Nasıl bağırıyor? "Ümmetin umudu Başkan Erdoğan." Slogana bakın Milliyetçi Hareket Partisi: "Ümmetin umudu." "Milletin umudu" değil "ümmetin umudu." "Cumhurbaşkanı" da değil "Başkan Erdoğan." Organize bir şekilde salon, balkon ayakta bağırıyorlar: "Ümmetin umudu Başkan Erdoğan." Milliyetçi Hareket Partisi de basın toplantısı yapıyor.
O yüzden ben şu değişimi ve o sloganları bir kez daha değerlendirin diyorum ama şimdi bu da değişiyor ya... Neden değişiyor? Zaman yok, iş çok. Değiştireceksiniz, muhalefetin söz süreleri azalacak; on dakikalar üçe iniyor, üç dakikalar ortadan kalkıyor. Yoklama istemeyin, biz Anayasa'ya aykırı olarak burada 150-155 kişiyle iş kotaralım. Anayasa'yı aşan İç Tüzük değişikliği. Anayasa Mahkemesinden çok eminsiniz, tam yandaş. Yandaş değilse de aksi düşüneni "FETÖ'cü" der, atarsınız içeri, yenisini atar reis. Yeni sistem bu.
İşte, böyle yaptığınız için, "Altmış dört gün boyunca bu Parlamentoyu tatile sokalım." diyorsunuz. Bu Parlamentoyu tatile sokmak, İç Tüzük gerekçenizle taban tabana zıt, akla, vicdana, mantığa uygun bir iş değildir. Sizi Türk milletine, sizi oy aldığınız seçmene, sizi vatandaşlarımıza şikâyet ediyoruz. Altmış dört gün tatil yapılacak günlerde değiliz. İnsanlar iş bekler, aş bekler, sorununa çözüm bekler, KHK'lar hukuk bekler. Bu Parlamentoyu altmış dört gün tatile sokmak izah edilebilir bir şey değil. Sonuna kadar karşıyız.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)