GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu olarak herkese teşekkür ettiklerine ancak üzgün ve kırgın olduklarına, İç Tüzük Değişiklik Teklifi'nin temel kanun olarak görüşülüp Meclisin altmış üç gün tatil edilmesinin kabul edilemez olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:120
Tarih:27.07.2017

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teşekkür ettiğiniz herkese Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bizler de teşekkür ediyoruz. Bir eksik kaldıysa kimsenin de gönlü kırılmasın.

Açıkçası, yasama yılının son gününde, tatile karar verildiğinde insan farklı duygular içinde olmak istiyor ama biz üzgünüz, biz kırgınız. Bir kez, bir samimiyet problemi yaşamış durumdayız, bunu aşmak biraz zaman alacak. Çünkü "İşimiz çok, zamanımız yok." diyerek getirdiğiniz bir İç Tüzük değişikliğinden, öyle savunduğunuz bir İç Tüzük değişikliğinden, üç dakikanın, altı dakikanın hesabını yaptığınız bir İç Tüzük değişikliğinden sonra "Altmış üç gün biz tatile gidiyoruz." demenin millete anlatılabilir tarafı yok. Milletvekillerinin tatili olmaz, yaz dönemi çalışmaları olur, belki ailenizle geçirebileceğiniz, sevdiklerinizle geçirebileceğiniz birkaç huzurlu gün de yanınıza kâr kalır. Ama bu, altmış üç gün süreyle Parlamentonun çalışmamasını önerdiğiniz ve çoğunluk oyuyla kabul ettirdiğiniz bir süreçte biz, sizin bu İç Tüzük'ü temel kanun olarak getirmenizi, maddeleri üzerinde konuşturmamanızı ve sadece madde başına grup üzerinden on beş dakika kâr etmek için çoğunluk gücüyle Anayasa'yı, İç Tüzük'ü ihlal edecek, zorlayacak, esnetecek bir iş yapmanızı ve toplamda üç gün kâr edip sonra altmış üç gün tatil yapmanızı kabul edemeyiz, sindiremeyiz, bu işte bir samimiyet yok. Yoksa çalışmaktan, yoksa mücadeleden yüksündüğümüz yok.

Son bir yılda, tam bütçeden çıktık, "Anayasa değişikliği" dediniz, Anayasa değişikliğinin Komisyonu yılbaşından bir gece önce bitti, sonra yirmi gün burada büyük bir mücadele verdik; referanduma gittik, altmış gün helak olduk hep beraber; Adalet Yürüyüşü'ne çıktık biz sadece ve sadece yaşattığınız bu süreçlere karşılık olarak çünkü Cumhuriyet Halk Partisi bir milletvekilinin, görevdeki bir milletvekilinin tutuklanmasına sessiz kalacak bir parti değil ve ardımızda 432 kilometre mesafe bıraktık, bir tane pet şişe bırakmadık, birkaç tane siyasi mevta kaldı geride sadece ve İç Tüzük'ü getirdiniz sonra, o yaşadığımız mücadele ve şimdi diyorsunuz ki: "Hadi gidin, altmış üç gün tatil yapın." Siz Anayasa'yı ihlal ettiniz, siz değerlerle oynadınız, siz bizi kırdınız, zaman zaman fiziken, zaman zaman gönül olarak; bizim de size karşı kusurlarımız oldu ama unutmayın, Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e vasiyeti iktidara vasiyettir. Şeyh Edebali ana muhalefet partisine, muhalefet partilerine bir vasiyet bırakmadı. Sizin yaklaşımınız ki genel yaklaşımınız, buradaki dili sizin Türkiye'deki genel yaklaşımınız belirliyor. Sizin ne kadar adil olduğunuz... Mesela, ben birçoğunuzun çok iyi insanlar olduğunu biliyorum ama iyi insan olmak yetmez, adil olmak lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Başkanım, müsaade eder misiniz?

BAŞKAN - İki dakika daha açalım, beş dakika olsun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Kendini adil hissetmek yetmez, muamele ettiklerinin senin adaletine inanıyor, ona kefalet gösteriyor olması lazım, burada sorununuz var. Biz, şahsen, kırılmışlıklarımızı, üzülmüşlüklerimizi bir siyasi partinin son bir yılda ülkeyi sürüklediği bir noktayı, bunları hiç unutamayacağız ama bizim şahsımızdan yana bir hak geçtiyse hakkımız helal olsun ama temsil ettiklerimizin ve bizden umut bekleyenlerin, bizden aş bekleyenlerin, ekmek bekleyenlerin, iş bekleyenlerin ve en önemlisi adalet bekleyenlerin derdine deva olamadık çünkü önünde engel oldunuz. Onlarla helalleşmek sizin için daha uzun bir süreç olacak. Hepimiz adına şahsen hakkımızı helal ediyoruz ama davamızın takipçisiyiz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)