| Konu: | Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda boşalan üyelikler için yapılacak seçim işleminin yasadışı olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 8 |
| Tarih: | 16.10.2017 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Elbette Cumhuriyet Halk Partisinin mayıs ayından beri yaşadığı mağduriyetin giderilmesi yerinde bir iş ama bir mağduriyet ortadan kalkarken yeni bir mağduriyetin ortaya çıkması, bir eşitsizlik ortadan kalkarken yeni bir eşitsizlik üretiyor olması, Cumhuriyet Halk Partisinin arkasında durabileceği bir şey değil. Şunu çok net olarak ortaya koyalım: Temmuz ayında bize düşen üyelik boşalıyordu ve bunun seçiminin mayısta yapılması gerekiyordu; bu seçim yapılmadı bugünler kurgulanarak, bugün kurgulanarak. Cumhuriyet Halk Partisinin bu konuda söyleyeceği söz... Hani, eğri oturup doğru konuşalım, Anayasa diyor ki: "Meclisteki sandalye sayılarına oranla." Milliyetçi Hareket Partisi 80'den 40'a düştü, HDP 80'den 60'a düştü, Adalet ve Kalkınma Partisi salt çoğunluğun altındaydı, 317'ye çıktı. Herkeste bir değişim var, bizdeki değişim sonucu etkileyen bir değişim değil. 2 RTÜK üyemiz var, boşaldığında bizimkinin seçilmesinden daha doğal bir şey yok; diğerlerinde bir tartışma var. Neden? Kanun koyucu bu topal ördek yöntemini koyarken dört ayda bir seçim yenileneceğini düşünmemiş, buna karşı bir tedbiri, bir enstrümanı, bir çıkış yolu yok ama bir mağduriyet varsa bizim açımızdan değişen hiçbir şey olmadığı hâlde, "CHP beş aylık hakkını alamıyor." mağduriyeti ile -üç aydır da fiilen- RTÜK'te ikinci temsilciyi bulunduramama mağduriyetiyle karşı karşıya kaldık. Bugün CHP açısından eğrisi doğrusuna denk gelip mağduriyet ortadan kalkıyor ama Anayasa'ya aykırı bir durumdayız. Ne diyor Anayasa? "RTÜK'te sandalye dağılımına göre temsil edileceğiz." 35 milletvekili olan partinin 2, 60 milletvekili olan partinin sıfır, 133 milletvekili olan partinin yine 2; demek ki sistem yanlış. Buna ya iktidar olarak bir şeye tenezzül etmeyip iktidarın verdiği ağırlıkla, olgunlukla bir fedakârlık üzerinden çözüm üreteceksiniz ya da diyeceksiniz ki "Hep beraber taşın altına elimizi sokuyoruz ve RTÜK Kanunu'nda Anayasa'ya da ters düşmeyecek bir yöntem..." ve partiler bir irade koyarak bunu çözebiliyorlar. Bunun ışıklarını vermiştiniz temmuzda, o yüzden "Bekleyelim, seçmeyelim, kanunu değiştirip mağduriyeti giderelim." dedik. Ama buraya geldi, bugün bizim açımızdan eğrisi doğrusuna denk geliyor, bizim açımızdan mağduriyet ortadan kalkıyor ama Meclis bir yanlışın altına daha imza atıyor, bu da her alanda olduğu gibi Mecliste de son dönemde ortaya çıkan yönetememe krizinin tam olarak görülmesidir.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)