GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu adına Muğla Milas Muharip Gaziler Derneği üyelerine "Hoş geldiniz." dediğine, İstanbul Milletvekili Mehmet Muş ile İstanbul Milletvekili Eren Erdem arasındaki yargılamanın sonucuna, bir saldırıda öldürülen Helin Palandöken'in babasının Başbakanla konuşmalarının sansürlendiğine ve Soma komisyonu raporunun Meclis gündemine alınması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:10
Tarih:18.10.2017

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Ben de Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına Muharip Gaziler Derneğimizin değerli üyelerini, yöneticilerini minnetle selamlıyorum, kendilerine "Hoş geldiniz." diyorum. Muğla gezilerim sırasında da kendileriyle birlikte olmuştuk. Meclisimize şeref verdiler. Onlara karşı milletimizin, halkımızın minnettarlığı ömürleri boyunca, ömrümüz boyunca sürecektir.

Sayın Başkanım, Mehmet Muş Başkanımın burada olması iyi bir tesadüf oldu. Grubumuzdan milletvekilimiz Sayın Eren Erdem'le aralarında hararetli tartışmalar yaşanmış ve bu meselede Sayın Muş tarafından da -yargıya intikal ettiği şekliyle- Eren Erdem birazcık baştan suçlu ilan edilmişti. O yargılama tamamlandı. Bu Mecliste çok konuşuldu. Eren Erdem'i halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçundan şikâyet edenler, iktidar partisi grubuna uzak insanlar değil ve şikâyet şuydu: Eren Erdem bir "tweet" atmış ve demiş ki: "Türkiye ile İran karşı karşıya gelirse İran safında olurum. İran düşerse bütün Doğu düşer." diye bir şey ve savcılık bu ihbarı almış. Önce Kriminal Polis Laboratuvarına, ondan gelen cevaptan sonra Siber Suçlara, her yere yazmış çizmiş ve bir karar vermiş, demiş ki: "Böyle bir iddia olmakla beraber, ne şikâyette bulunanlar ne de yazdığım çizdiğim bu kurumlar böyle bir "tweet"in atıldığını doğrulamadı. Kovuşturmaya gerek yoktur." Eren Erdem "Böyle bir şey ispatlanırsa gereğini yapacağım. Bütün yollar açık." demişti. Silinen bir "tweet"in de bulunabildiğini ve iddia sahiplerinin bunu ispatlayamadığı bir süreçte -ben Sayın Muş'la polemik için değil ama Meclis çatısı altında çok gündeme geldi- Eren'in söylediği sözün arkasında olduğunu ve yargılamanın da Eren Erdem'i ve grubumuzu mahcup etmediğini bir kez daha ifade etmek istedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İkinci bir konu, daha önce de konuştuk, üzüntümüzü hep beraber ifade ettik: Helin Palandöken'in -babasıyla yaptığım konuşmadan da bahsetmiştim- babasının dün Cumhuriyet gazetesinde bir röportajı vardı, orada diyor ki: "Sağ olsun, beni herkes aradı, Başbakan da aradı ama Başbakanla yaptığımız konuşmayı sansürlediler. Benim dediklerimi söylemediler." Mesela o "Başbakana 'Kadın cinayetlerine karşı ilgili yasalar çıkarın. Bu sizin iki saatinizi alır. Her gün bir yasa çıkıyor. Kadınlarla ilgili yasa neden çıkmasın?' dedim. Medya sadece Başbakanın konuşmalarını verdi." diyor. Burada, tabii, sadece Başbakanlık muhabirlerinin kameralarının alındığı, sonra görüşmenin ajanslar üzerinden servis edildiği durumlarda bir babanın bu kadar haklı bir şeyinin servise değer görülmemesini ve bir karartma uygulanmasını da dün Cumhuriyet gazetesindeki röportajdan ben üzülerek okudum. Bu konuda iktidar partisi grubu biraz daha dikkatli davranabilir, Başbakana bu serzenişimizi iletebilirler.

Son olarak da şunu ifade etmek isterim: Biraz önce Sayın Erkan Akçay da söyledi, biz birlikte o komisyonda görev yaptık. Bunu her gün söylemeye devam edeceğiz. Bu Meclisin, önemli bir kısmında ortaklaştığı bir Soma raporu var; bundan sonra maden kazası olmasın diye 130 sayfa önerisi var; bu önerilerin 12 sayfalık özeti var. Şu Meclis gündemine gelmiyor. Lütfen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Açalım arkadaşlar.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İktidar partisi grubuna ve Meclis Başkanlığına sesleniyoruz: Bu raporun Meclis gündemine alınması lazım. O gün o Komisyona başkanlık eden iktidar partisinden değerli milletvekilimiz 25'inci Dönemde ilgili bakanlığı da yaptı. Kendisi de yeniden davet edilebilir, görüşleri alınabilir. O komisyonda çalışan Balıkesir milletvekilimiz var, Bartın milletvekilimiz var. Oturalım, hep beraber o raporun gereğini yapalım, Hükûmetin gereğini yapmasını sağlayalım; maden kazalarından sonra şehitlerimize ağlamayalım.

Bir de Sayın Albayrak'a şunu söyleyelim: "O maden -her seferinde- kaçak işliyor." diyor, "Ama daha sonra denetim yapıyoruz, kapalı." diyor; yine birileri ölüyor. Böyle bir mazeret kabul edilebilir değil, Bakanlık görevinin gereğini yapsın. Önümüzdeki günlerde bu konuda Meclisin üzerine düşeceği etkin bir yöntemle -gensoru olabilir, araştırma olabilir ama- Sayın Bakanın bu sorumsuzluğunun da peşinde olacağımızı ifade etmek isterim.

Teşekkür ederim.