GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Türkiye'nin UNESCO Yürütme Kuruluna seçilmesine, Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Avrupa Federasyon Başkan Yardımcılığına seçilen Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ı kutladığına, Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı ile İnsan Hakları Derneği Başkanının gözaltına alınmasına, Anayasa Mahkemesinin İç Tüzük değişikliğiyle ilgili başvurularını esastan görüşmeyi kabul etmesine ve 10 Kasım Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 79'uncu yıl dönümüne ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:20
Tarih:09.11.2017

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, öncelikle, biraz önce sizin de duyurusunu yaptığınız, dün de sayın milletvekilimizin Meclise bildirdiği UNESCO Yürütme Kuruluna seçilen arkadaşlarımızı ve Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Avrupa Federasyon Başkanlığına seçilen Kızılay Başkanını kutluyoruz. Bunlar Türkiye'yi gururlandıran konular.

Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanının ve İnsan Hakları Derneği Başkanının gözaltına alınması, birinin bırakılıp diğerinin hâlâ gözaltında olması da Türkiye'yi utandıran şeyler, bu Meclisin ortak olarak üzerinde düşünmesi gereken meseleler.

Bunun yanında, Anayasa Mahkemesi, İç Tüzük değişikliğiyle ilgili başvurumuzu esastan görüşmeyi kabul etti ama hâlen daha süreç işleyedursun Anayasa Mahkemesinin değerli üyelerine Meclisin bu hâlini göstermek isteriz. Muhalefetin elinden Anayasa'ya aykırı olarak alınan yoklama yetkisi... 184 milletvekili olmadan çalışmayı Anayasa yasaklarken, toplantının yeter sayısı oyken, bugün 8 kişilik bir iktidar partisi grubu, ki Meclisi çalıştırmak zorunda olan grup, o sayıyı bulmak zorunda olan grup bu hâldedir. Bu ne sonuç doğuruyor? Bu sefer 184 bariyeri, 184 denetimi ortadan kalkınca 139'u bulamaz hâle geliyorlar, pratik bir faydası yok, yine Meclis çalışamıyor, dün de gördük ama bir gerçek var: Dün Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu elden yoklama dolaştırıyordu. Yani denge ve denetim önemli bir şey. Siz "Bunu muhalefetin elinden aldık." diye bakıyorsunuz ama o denetimi kendiniz yapıyorsunuz. Bu ne demek? "Muhalefet lazımsa onu biz de yaparız, biz yaparız." diyen bir diktatöryal iktidar anlayışının Meclise yansıması. Bunu da kayıtlara geçirmek istedim ama Anayasa Mahkemesi bir an önce Anayasa'ya aykırı bu kararından vazgeçmelidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kaldı ki Meclis Başkanı değişimi bekleniyor, ardından veya devam edecekse de ardından hızla o koordinasyon toplantısının yapılıp bu yoklamanın istenebileceği, istenemeyeceği hâllerin de bir standarda kavuşturulması lazım.

Sayın Başkan, yarın 10 Kasım, Ata'mızın ebediyete intikalinin 79'uncu yılı. Buradan bir kez daha yenilemek isteriz ki: "Bağımsızlık ve demokrasi benim karakterimdir." diyen ve bize başta cumhuriyet ve Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere sonsuza kadar kararlılıkla savunup koruyacağımız iki büyük emanet bırakan Ata'mıza aramızdan ayrılışının 79'uncu yılında bir kez daha saygılarımızı, minnetlerimizi, özlemlerimizi sunuyoruz ve kendisine bir kez daha söz veriyoruz: Büyük eserin Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak.

Bir tespiti buradan yapmak lazım: Atatürk sevgisi ne bir partiye ne de mevcut iktidara ait olan bir şey değildir. Yediden yetmişe bu vatanın her karış toprağında, milletimizin gönlünde ve kalbinde taht kurmuş tek lider ve bu ülkenin kurucusu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün anılması, sevilmesi, saygı duruşunda bulunulması, ebedî istirahatgâhının ziyaret edilmesi son derece önemlidir. Zaten önümüze bariyerlerin çekildiği 10 Kasımlarda dahi bu millet milyonlar olup Anıtkabir'e akmıştı. Ama şimdi, "16 Nisanda niçin bu kötü sonucu aldık?" diye analiz yapanların, cumhuriyetin değerlerine saldırmakta geri durmayanların 16 Nisandan sonra 2019 korkusuyla yaptırmış olduğu odak grup çalışmalarından çıkan sonuçlardan sonra Anıtkabir'in yolunu bilmeyenlere Anıtkabir'in yolunu işaret etmeleri elbette fiziken doğrudur ama bugün o günleri görenlerin, bilenlerin ve anketlerden çıkan sonuçlarla bu yapmacık sevgiyi üretenlerin de samimiyetinin halk tarafından sorgulanıyor olmasına da kimse şaşırmasın.

Dün Tesla'nın kurucusu dâhi girişimci Elon Musk'un Türkiye'ye gelip de yaptığı görüşmeler değil, Anıtkabir'den yaptığı paylaşım ön plana çıkıyorsa şunu görmek lazım: Türkiye'nin yarınlarını Atatürk'te bulmak için dâhi olmaya gerek yoktur.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)