| Konu: | Tutuklu milletvekilleriyle ilgili işlemlerde ayrımcılık yapıldığına ve partiler arasında bir diyalogla Meclisteki gerginliği ve eşitsizliği çözmek gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 14.12.2017 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, şimdi, bu Parlamentoda herhâlde son zamanlarda en çok tekrarlanan sözlerden bir tanesi, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır... Şimdi, eğriye eğri, doğruya doğru, HDP'nin söylediği bazı sözlere nasıl reaksiyon verdiğimiz ve rahatsız olduğumuz bazı konular da ayrı ama biz 3 partiden tutuklu milletvekilleri varken ayırmadan hepsine gittik, hepsinde makul sürede izin alıyorduk. Bu dönem kendi tutuklu milletvekilimiz var. HDP'li tutuklu milletvekilleri, Sayın Grup Başkan Vekili -ben kendim ziyaret ettim mevkidaşımı- için izin istediğimizde aynı makul sürede izin alıyoruz. HDP milletvekilleri, kendi eş genel başkanlarına, grup başkan vekillerine aylarca izin alamıyorlar.
GARO PAYLAN (İstanbul) - Hiç alamadık.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Adalet Bakanına sorunca da "Tüm partilere eşit davranıyoruz." diyor. Şimdi -dürüstlük üzerine- siyasetin en önemli erdemi dürüstlük, en önemli eleştiriye açık konusu da tutarsızlıktır. Bütün analoji onun üstüne kuruluyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel, tamamlayınız lütfen.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bütün mantığı, dünya siyaset tarihi boyunca da böyle şekillenmiştir. Siyasi rakipler bir tutarsızlığın üstüne gider ve kendi tutarlılığı ve dürüstlüğünün de yüceltilmesini isterler. Şimdi, göz göre göre bu çatı altında "Biz herkese eşit davranıyoruz, ayrımcılık yapmıyoruz." derseniz... Biz yaşadığımızdan biliyoruz, biz izin isteyince bir günde giderken HDP'li arkadaşlar kendi arkadaşlarına altı ayda izin alamıyor.
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul) - Hiç alamıyoruz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Hiç alamıyoruz." diyorlar.
Bunun hukuki bir gerekçesi varsa, mantıklı bir gerekçesi varsa savunulabilecek bunu dürüstçe söylemek lazım. Yoksa da göz göre göre, bu kadar gerçek dışı bir konuyu yokmuş gibi de anlatmamak lazım. Burada bu konuşmayı yapmanın bana siyasi bir faydası yok.
Bir de bir şeyin altını çizeyim. Sayın MHP Grup Başkan Vekili Erkan Akçay çok dikkatli bir üslupla çok önemli bazı şeyler söyledi, partilerinin Kürt vatandaşlarla ilgili yaklaşımı... Bizim buradan, bu bütçe görüşmelerinden şöyle bir şey çıkarmamız lazım: Bütçe sadece rakamlar değildir. Ülke gergin. Milletvekilleri her gün, iki kere, yumruklaşma noktasından dönüyorlar. Partiler arası bir diyalog grubu mu kurulur, sizlerin başkanlığında mı yapılır; oturup hiç değilse Parlamentonun, partiler arasındaki diyalog ve tutuklu milletvekilleriyle ilgili partilerin uğradıkları ayrımcılıklar... Bizim de rahatsız olduğumuz bir sürü husus var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çok özür dilerim.
BAŞKAN - Tamamlayınız efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Biz de başta Meclis Başkanının ve Meclis bürokrasisinin bizlerle kurduğu eşitsiz ilişkiler üzerinden, davranışlar üzerinden... Ama HDP'nin ortaya koyduğu tablo da mühimdir, Milliyetçi Hareket Partisinin üstlendiği siyasi misyon ve onun adına konuşan grup başkan vekilinin ortaya koyduğu dil de çok önemlidir. Yani, kimse kimseyi ayrımcılıkla da suçlamamalı ama bir yumuşamaya ihtiyaç var, karşılıklı oturmaya. Bu kürsüde ne konuşulacak, ne konuşulmayacak onları bile... Dün mesela arkada bir şey oldu, "Burada yazan çerçevede demedik." dediler. "Demediyseniz sorun yok." diye bir anlayış gelişti ama onu oraya taşıyacak bir sakinliğe kavuşamadan oradan gerildi, buradan bilmem ne oldu ve belki konuşarak aşabileceğimiz bir mesele bir başka boyuta gitti. Burada siz de inisiyatif alabilirsiniz, diğer grup başkan vekilleri de alsın, yapıcı bir şekilde, bu Meclisin gerginliğini de, üretilen eşitsizliği de çözmemiz lazım. Milletvekillikleri sürdüğü sürece bütün milletvekilleri buradaki 4 partinin namusudur, böyle bakmak lazım.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özel.