| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 45 |
| Tarih: | 22.12.2017 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Polemik, yalan söylemekten çıktı. Ben hangi şeyleri yanlış söylediğini, yalan söylediğini ifade etim. Cevap vermek için çıktığında ne dedi? "Cumhuriyet Halk Partisinden idamlara yetecek kadar milletvekili idamlara evet dedi..."
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Aynen. Sayı olarak.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - "...sayı olarak ve bunun sonucunda da idamlar oldu." Olayın bütün şahitleri bir anda isyan etti ama tutanağa bakın. Sıkıntı, tutanağın bir sayfasını elinde tutmasında. Meclis tutanakları; evet, kabul oyu verenlerin sayısı 270, ret oyu verenlerin sayısı 42. Aradaki sayıyı, 28'i 42'ye eklerseniz 70'e karşı, öbür taraftan düşürdüğünüzde 242'yle geçiyor. Şimdi, yalan söyleyen, Bülent Turan mı, Özgür Özel mi arkadaşlar? (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından "Özgür Özel" sesleri)
O zaman, eğer Bülent Turan'a inanabiliyorsanız şu fıkrayı anlatayım, ortam yumuşasın, gidelim: Waterloo faciasından sonra, kaybından sonra Napolyon -fıkra bu ya- dünyayı gezmeye başlar hatayı nerede yaptık diye, gider Rusya'ya ve Putin'le görüşür, der ki ayrılırken: "Tebrik ederim. Sendeki bu istihbarat teşkilatı bende olsaydı Waterloo'yu kaybetmezdim." Daha sonra Almanya'ya gider, Merkel'e der ki ayrılırken: "Tebrik ederim. Bu savunma sanayisi, bu güçlü silahlar bende olsaydı kesinlikle Waterloo'da hezimete uğramazdım." Türkiye ziyaretinden sonra -fıkra bu ya- Recep Tayyip Erdoğan'la, Genel Başkanınızla vedalaşırken "Sizi özellikle tebrik ederim." der, "Ben sizdeki gibi bir medyaya sahip olsaydım, savaşı yine kaybederdim ama kaybettiğimi kimse duymazdı."
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)