| Konu: | Ağrı Milletvekili Leyla Zana'nın 1'inci Yasama Yılı ile 2'nci Yasama Yılı 01.10.2016 ila 30.04.2017 Döneminde Anayasa'nın 81'inci Maddesine Uygun Biçimde Andiçmeden Aralıksız Olarak Genel Kurulun 212 Birleşimine Katılmamasına Bağlı Devamsızlığı Nedeniyle Anayasa'nın 84'üncü ve İç Tüzük'ün 138'inci Maddeleri Uyarınca Gerekli Değerlendirmenin Yapılması İçin Başkanlık Divanının 20.07.2017 Tarihli ve 41 Numaralı Kararı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi (3/1171) münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 46 |
| Tarih: | 09.01.2018 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, yapmış olduğunuz sunuş konuşmasından -oturumu açtıktan sonraki- benim süresi dâhilinde İç Tüzük'ün 72'nci maddesi gereğince görüşmelerin devamına ilişkin verdiğim önergeyle ilgili bir işlem yapmadığınız anlaşılıyor.
BAŞKAN - Evet, yapmadım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bugün görüşmeleri açarken görüşmelerin İç Tüzük 72'ye göre başladığını söylediniz, tutanaklarda var. İç Tüzük 72, açıkça şu şekilde düzenlenmiş: "...her siyasi parti grubunun grupları adına ve iki üyenin kendileri adına birer defa konuşma hakları vardır. Bu konuşmalar yapıldıktan sonra -tam şu anı tarif ediyor- görüşmelerin devam etmesine dair önerge verilmemişse, -ki verdim- Başkan görüşmelerin tamamlandığını bildirir."
Bu aşamada, sizin İç Tüzük 72'ye göre görüşmelerin tamamlandığını bildirmeniz için benim önerge vermemiş olma şartım var, oysa verildi. Daha önce de defalarca olduğu gibi bu önergeyi okuyup daha sonra Genel Kurulun oyuna sunmanız gerekir ama siz, savunma hakkını düzenleyen bir diğer İç Tüzük maddesine geçip orada savunmaya söz vermeye niyet ediyorsunuz, bunu beyan ediyorsunuz. Bu aşamadan sonra, İç Tüzük 72'ye göre verdiğim önergeyi "Görüşmeler savunmadan sonra tamamlanmıştır." gibi işleme alırsanız şayet, bu "Son söz savunmanındır." diyen Anayasa'da, İç Tüzük'te ve evrensel hukuktaki en amir hükmü ihlal etmiş olursunuz. O aşamada, siz, bu İç Tüzük 72 önerisini işleme aldığınızda -bir an için önergenin kabul edildiğini düşünelim- bu kez yapılmış savunmayı yok sayan, yeniden gruplara söz veren, şahıslara söz veren ve sonra bir kez daha savunmaya söz veren bir tutum içinde olacaksınız. Oysa Mecliste hiçbir başlamış işlem, yapılan bir uygulama bir taleple yok sayılamaz. İç Tüzük 72'ye göre verilen önerge -ki önergenin gerekçesinde de "Konunun daha iyi anlaşılması talep edilmiştir." dediğimiz için- işlemi yok saymaya yönelik değildir. İşlemin bu aşamasında gruplar ve şahıslar adına... Ki bir kereyle sınırlıdır son cümlede "İkinci kez bu hak verilir." demesi yani 72'ye göre bir kez daha verip üçüncü, dördüncü yok burada, ikinci hak var. Siz bu önergeyi, 72'nin verdiği bu hakkı 72'ye göre gruplar ve şahıslardan sonra kullandırtmazsanız ve savunmaya başlarsanız o bambaşka bir maddeye gider. O maddede bu önergeyi işleme aldığınızda, bir an için yüce Meclisin bu önergeyi kabul ettiğini düşünelim, önerge, öncesindeki işlemleri hiçe düşürür, yoka düşürür, yok eder. Oysa, İç Tüzük, her uygulamasıyla kendinden önce yapılmış işlemleri yok etmeyecek bir bütünlükle devamlılığı önermektedir ve sağlamaktadır. Bu yüzden, burada önergemin 72'ye göre işleme alınmasını, kabul edilirse gruplara ve şahıslara... Savunmaya değil çünkü savunma her şeyi dinledikten sonra, ithamları, destekleri dinledikten sonra o hakkı kullanacaktır. O aksi durum savunmanın bu hakkını kullanmasından sonra başka sözlere imkân verir ve bütün işlemleri boşa düşürür. Bu konuda hukukçu kimliğinize, tarafsızlık yemininize dayanarak kararınızı bir kez daha gözden geçirmenizi talep ediyorum.