| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 10.01.2018 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, mesele şundan ibaret: Eğer bir ana muhalefet partisi grup başkan vekili "Hadi oradan!" diye uyarı cezası alıyorsa...
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Onunla alakası yok.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...bunun ayıbı ana muhalefet partisine değil bu cezayı hayata geçiren iktidar partisine aittir, bunu bilin. (CHP sıralarından alkışlar)
İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Gizli çekim yapıyorsun be! Mahreme giriyorsun, gizli çekim yapıyorsun, ayıp değil mi?
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - İki, sıkıntı şurada: Bekir Bozdağ yürütmenin bir mensubu olarak dese ki: "Millî Güvenlik Kurulu karar verirse Hükûmet olarak bunu talep ederiz..."
İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - O parmakların gizli çekimde kullanılıyor. Ayıp değil mi?
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Ayıp değil mi?
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - "...Hükûmet olarak niyetimiz bunu talep etmektir ve Meclisin takdiridir. Meclis uygun görürse..."
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Olur mu? O bizim takdir hakkımızdır.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Sayın Başkan, hatip konuşuyor, müdahale eder misiniz.
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Siz de konuşuyorsunuz beyim. Biraz önce konuşuyordunuz.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Sayın Başkanım, müdahale eder misiniz, hatibi konuşturmuyor.
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Millî iradeye hakaret ediyorsunuz. Parmaklarımıza kadar "Kesin." dediniz be! Ayıp bir şey ya!
BAŞKAN - Ben gerekli ihtarda bulundum. Sayın milletvekilleri, lütfen dedim.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Sayın Başkanım, lütfen...
BAŞKAN - Siz lütfen yerinize buyurun. Ben sizden önce zaten ihtarda bulunmuştum. Lütfen...
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Bir daha uyarıda bulunun o zaman. Ayağa kalkıp bir ithamda bulunuyor.
BAŞKAN - Ona da ben karar vereyim, müsaade edin.
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - Ağırımıza gidiyor. Ne demek ya parmağınızı kesin?
BAŞKAN - Evet, devam edin Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkan, demokrasilerde yürütmenin bir üyesi der ki: "OHAL'in uzatılmasıyla ilgili Millî Güvenlik Kurulundan bir karar gelirse -ki gelebilir çünkü yürütmeden orada ciddi sayıda üye var- biz Meclisten bunun uzatılmasını talep etmeyi düşünüyoruz, yüce Meclisten." Cevap budur. Ama bir Başbakan Yardımcısı çıkıp "Biz OHAL'i 6'ncı kez uzatıyoruz." diyorsa -daha MGK toplanmamış, daha Bakanlar Kurulu toplanmamış, Meclise böyle bir talep gelmemiş- burada tarif edilen şey parlamenter demokrasi değildir, bundan rahatsızlık duymak sadece muhalefet partisi milletvekillerine ait bir şey değildir. Eğer siz, iktidar partisi milletvekilleri olarak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - "Bu tahakküme, bu dayatmaya, bu Meclisin bir iradesi yok, biz Meclisi sayı olarak görüyoruz; onların bize değerlendirmesi, zihni, fikri, kalbi değil; el kaldıracak kolları, yoklamaya girecek veya kabule basacak parmakları lazım." diyorsanız, bu hakarettir. Eğer gerçekten Meclise, millete bir hakaret suçu varsa, cezalandırılacaksa, Bekir Bozdağ'ın bu ifadeleri için sizin Bekir Bozdağ'a milleti ve milletin vekillerini alenen aşağılama suçundan dolayı ceza vermeniz gerekir. (CHP sıralarından alkışlar) Burada ben sizin içinizde çok sayıda milletvekilinin "Bu konuda doğru söylüyor." dediğini biliyorum.
FEVZİ ŞANVERDİ (Hatay) - Nereden biliyorsun? Müneccim misin?
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ama esas mesele şu: Buna karşı, bunu yüksek sesle söyletemeyen ne? İşte o yüzden dedim, Ömer Seyfettin, Diyet. Nedir yahu diyet?
MEHMET ERDOĞAN (Gaziantep) - En büyük hakaret budur, bu. Bu Parlamentoya en büyük hakarettir bu, farkında değilsiniz.
ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya) - Yeter ya! Geç, orada konuş arkadaşım!
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...
ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sonucunda neyse o diyet, kesersin o parmağı, yollarsın oraya, alsın tepe tepe kullansın.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)