GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 31 Ocak Muammer Aksoy'un ölümünün 28'inci yıl dönümüne, Türk Tabipleri Birliği Başkanı Raşit Tükel ve Merkez Konseyi üyelerinin gözaltına alınmasına ve Sağlık Bakanının Türk Tabipleri Birliğiyle ilgili bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:53
Tarih:31.01.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Atatürkçü Düşünce Derneği ve Türk Hukuk Kurumu Başkanı Profesör Doktor Muammer Aksoy'u bundan yirmi sekiz yıl önce, evinin önünde, Türkiye'nin aydınlık geleceğini karartmak isteyen, Türkiye'nin bugünlerini hedef alan karanlık odaklar kurşunlayarak katletmişlerdi. Laik cumhuriyetin, Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusu, insan hakları ve özgürlüklerden ödün vermeyen Profesör Doktor Muammer Aksoy'u ölümünün yirmi sekizinci yılında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak özlemle, minnetle ve saygıyla bir kez daha anıyoruz.

Sayın Başkan, dün sabah Türk Tabipleri Birliği Başkanı Raşit Tükel ve Merkez Konseyinin tüm üyeleri hekimlik mesleğinin gereği olan yaşam hakkını savundukları ve bunu ifade eden 5-6 cümleden ibaret, içinde şiddet çağrıştırmayan ve hekim oldukları için yaşamı savunduklarını ifade ettikleri ve "Savaşa hayır, barış hemen şimdi" diye bitirdikleri bir bildiri yüzünden gözaltına alındılar ve gözaltında tutulmaya devam ediliyorlar. İktidar partisi Türkiye'yi öyle bir noktaya getirdi ki zaman zaman abartılı bir eleştiri gibi birkaç yıl öncesinde düşünülen 12 Eylül rejimi çağrışımlarına bugün 12 Eylüle ve Kenan Evren'e rahmet okuttukları eleştirilerine itiraz dahi edemiyorlar. Bugün karşı karşıya olduğumuz durum, makbul bir muhalefet, makbul bir sivil toplum, makbul meslek örgütleri isteyen; makbul hekimi, makbul eczacıyı, makbul öğrenciyi, makbul akademisyeni tarif eden baskıcı, zorba bir rejimden başka bir şey değildir. Doktorlar istediğiniz gibi konuşmaz, eczacılar istediğiniz gibi konuşmaz; elbette sizden farklı düşünürler, itirazlarını dile getirirler. Voltaire bundan iki yüz elli yıl önce bir çıta koydu düşünce özgürlüğüne, dedi ki: "Asla senin görüşlerine katılmıyorum ama senin görüşlerini ifade edebilmen için canımı dahi veririm."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Ek sürenizi veriyorum.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 2018 yılındayız ve ülkede bir meslek örgütü bu açıklamayı yapıyor, gözaltı var, tutuklama talebi gelecek belki, inanılmaz bir toplumsal linç var ve bunu kime yapıyorlar ve kim ne diyor, ona çok kısaca bakalım: Sağlık Bakanı, o meslek örgütünden sorumlu ve kendisi de o meslekten olan bir Bakan "Tabipleri temsil etmez." diyor. Türk Tabipleri Birliği, Anayasa'nın kamu kurumu niteliğinde meslek örgütlerine atıf yapan maddesi uyarınca kanunla kurulmuştur. 81 ilin 81'inde örgütlüdür, 65'inde tabip odası vardır, 85.500 kayıtlı üyesi vardır ve anayasal imkâna rağmen hekimlerin yüzde 80'i üyedir. Hekimlerin yüzde 80'i Türk Tabipleri Birliğine ya da tabip odalarına üyedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Müsaade ederseniz...

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yapılan son seçimlerinde 491 delege seçilmiş, 448'i oy kullanmış, 258 oy yani yüzde 57,5 oy alan Raşit Tükel Başkan seçilmiştir, yüzde 58 oy. Peki, bu delegeyi kim oluşturmuştur? Türkiye'deki 85 bin hekim, örneğin Urfa'da 900'ü, İzmir'de 2.500'ü, İstanbul'da 4.900'ü, Ankara'da 5.633'ü oy kullanıp bu delegeyi seçmiştir.

Şimdi, Sağlık Bakanı diyor ki: "Doktoru temsil etmez." Burada bir arkadaş diyor ki: "Hekimlerin örgütü değildir." Anayasa'yla kurulmuş, resmî, ilçe seçim kurulu önünde seçimini yapmış, doktorların seçtiği delegelerin yüzde 58'inden oy almış "Temsil etmez." Siz, nasıl, o zaman Türk milletini, halkı temsil ettiğinizi söylüyorsunuz resmî Cumhuriyet Hükûmeti? Çok övündüğünüz Cumhurbaşkanının katılanlardan aldığı oy yüzde 51, seçmenin tamamından aldığı oy yüzde 36'larda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Müsaade ederseniz son...

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Siz temsil edeceksiniz, sizin için bir meşruiyet krizi olmayacak, karşınızda, hem de çarşaf listeyle seçilmiş, hem de çoklu yarışla seçilmiş bir meslek örgütü temsil edemeyecek. Böyle bir laf yok. Beğenseniz de beğenmeseniz de sizin istediğiniz gibi bir meslek örgütü olmak zorunda değiller. Bu ülkede övündüğünüz o sağlıktaki başarıları, memnuniyet anketlerini, bilmem neleri yapan doktorların yüzde 80'i de bu örgüte üye. Bir başarı varsa "sağlıkta dönüşüm" zırvasının değil, Türkiye'deki gönüllü sağlık ordusunun, bugün hiçleştirdiğiniz "terörist" dediğiniz doktorların ve onların meslek örgütünün başarısıdır. (CHP sıralarından alkışlar)

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özel.