GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 26 Şubat Hocalı katliamının 26'ncı yıl dönümüne, çocuk istismarıyla ilgili Meclis Araştırması Komisyonu raporunun görüşülecek olmasına, 24'üncü Dönemde kurulan Soma faciasıyla ilgili Meclis Araştırması Komisyonu raporunun hükümsüz kalmasına ve Cumhurbaşkanı ile Meclis Başkanının ayrı ayrı Kadir Mısıroğlu'nu ziyaretlerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:61
Tarih:20.02.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Açılışta sizin ve pek çok arkadaşımızın değindiği, hatırlattığı gibi yirmi altı yıl önce yaşanmış olan Hocalı katliamını kınıyoruz. Hocalı katliamında hayatını kaybeden soydaşlarımızı rahmetle anıyoruz ve bundan sonra Hocalı katliamı gibi katliamların yaşanmaması için tüm insanlığın ve uluslararası ilişkiler düzeyinde hem bölgemizdeki hem dünyadaki tüm devletlerin üzerine düşeni zamanında yapması konusundaki uyarımızı bir kez daha tekrarlıyoruz.

Biraz önce de ifade edildi, bugün iyi bir şey yapacağız. Aslında Ensar Vakfına ait olan bir yurtta yaşananlardan sonra kurulmuş bir komisyon raporu vardı. Bu rapor bir buçuk yıldır Meclisin -deyim yerindeyse, klasik deyimiyle- tozlu raflarında bekliyordu. Ama geçen hafta yaşanan, kan donduran, insanın insanlığını sorgulatan olaylardan sonra bugün toplumdaki infial Meclisin de nihayet o raporu alıp görüşmesi noktasında tecelli etmiş oldu. Tüm partiler zaten benzer öneriler getirmek istiyordu ve önergelerimizi çektik, üzerinde uzlaştık ve hep birlikte bunu görüşeceğiz.

Geçen dönem, 24'üncü Dönemde Soma Komisyonu kurulmuştu biliyorsunuz. Ama nasıl kurulmuştu? Soma faciası yaşandıktan sonra kurulmuştu. "Mevsimlik tarım işçilerinin sorunları araştırılsın." diye önerilmiş, reddedilmiş, büyük facialar yaşandıktan sonra kabul edilmişti. Bonzai Komisyonu, bonzaideki belki 100'üncü vakadan sonra kabul edilmişti ve şu anda geçen dönem kurulmuş olan... Örneğin, hekime şiddetle ilgili, Gaziantep'teki bir doktorumuzun herkesin gözü önünde -Ersin doktorun- bıçaklanmasından sonra, 11 kez reddedildikten sonra kurulmuştu. Şimdi geldiğimiz noktada bir dönüp bakalım, hepsi için aynı ama bütün milletvekillerimizi Meclisin web sayfasına girip örneğin "Soma Raporu" yazmaya davet ediyorum. Karşısında ne yazıyor biliyor musunuz? "Raporu görüşülmedi -parantez içinde- hükümsüz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yani, Soma Komisyonu dört ay çalıştı, madenlere girdi çıktı; dört başı mamur öneriler yazdı, üzerinde ortaklaştığımız kısmı birlikte yazdık, 3 siyasi parti muhalefet şerhlerini yazdılar ama iktidar bir türlü getirmedi gündeme ve Soma Komisyonu artık hükümsüzmüş. Dün 6 sayın bakanın görevlendirilmesi bir yandan umut verici ama bir yandan on yıldır çocuk istismarı yüzde 700 artıyorken, kadına karşı şiddet yüzde 1400 artıyorken, yaptığı politikalarla sorunu çözmek yerine sorunu büyütenlerin çözümün bir parçası olmayacağı açık. Çözüm burada. 6 bakanın önce gelip bu komisyonun raporunu dinlemesi lazım, ardından da bu konuda Mecliste gerekiyorsa yeniden bir komisyon kurmak lazım. Yoksa, sorunu yaratanlar, büyütenler, önlemeyenler "On beş yılda her şeyi yaptık." deyip çocuk istismarını 1'e 7, kadına karşı şiddeti 1'e 14 artıracak politikaları sürdürenlerin çözümün bir parçası olması zor görünüyor. Burada eğri oturup doğru konuşmak lazım. Elbette çok yerinde bir şeydir bugün yapacağımız ortaklaşma ama Hükûmet merkezli değil, Meclis merkezli bir çözümün gerekliliği ve hepimizin ortak aklına ihtiyaç duyulduğunu görmek lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Müsaade ederseniz...

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son olarak Sayın Başkan, önce geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün de Meclis Başkanımız Kadir Mısıroğlu'nu ziyaret ettiler, ziyaretlerinin resimleri burada, elini tuttular, gözüne baktılar. Meclis Başkanının yanında da Şevki Yılmaz vardı. Meclisin Başkanı ve ülkenin Cumhurbaşkanı kimi ziyaret ediyor? "Keşke Yunan kazansaydı, ne hilafet yıkılır ne şeriat ortadan kalkardı." diyeni, "Yunan'ı beş yüz sene idare ettik, yendik diye bayram mı yapılır?" diyeni, "10 Kasımda dokuzu beş geçe kenefe gidin." diyeni. Kiminle birlikte ziyaret ediyorlar? "Biz ata, ite, puta tapanlardan değiliz, o yüzden Atatürk Anıtı'na çelenk koymadım." diyen Şevki Yılmaz'ı da yanına alıp ziyarete gidiyor. Şunu deriz Meclis olarak: Kadere bak, kadere! Kimler kimlerle beraber? Herkes de kimin elini tuttuğunu, cuma günü bu eli tutanların pazar günü kimin elini tuttuğunu... Atatürk'e, cumhuriyete laf söyletmeyenlerin bu tutulan ele bir laf söyleyip söylemeyeceğini de merak ediyoruz.

Çok teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)