GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Afrin Harekâtı'nda şehit olan güvenlik güçlerini rahmetle andığına, bu harekâtı "haç ile hilalin savaşı" şeklinde anmanın doğru olmadığına, 14 şeker fabrikasının kapatılmasının son derece yanlış olduğuna, kaymakamlık sınavı sonuçlarıyla ilgili bir inceleme yapılması gerektiğine ve Halkevleri yöneticilerinin gözaltına alınmalarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:63
Tarih:22.02.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Öncelikle Afrin Harekâtı'nda şehit düşen güvenlik güçlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz. Biraz önce iktidar partisinden bir milletvekili oradan bir kişinin yazmış olduğunu söylediği bir şiiri okudu, alkış da aldı. Düşünce özgürlüğü anlamında, duyguların Parlamentoya taşınması anlamında son derece normaldir ama son günlerde özellikle iktidara yakın köşe yazarlarında yerleştirilmeye çalışılan bir jargon var ve o şiirin içinde de tekrar ediyor: "Haç ile hilalin savaşı." Bunu böyle çok üstten baktığınızda birtakım çağrışımlarla falan kullanmak... Ama şunu düşünelim: Bu Parlamentoda dahi üç siyasi partide gayrimüslim ve haçı dinî inancının kutsal bir değeri olarak gören, bilen, bizler açısından da hepimizin bildiği gibi semavi dinlerden biri, hak peygamberlerden bir tanesinin çarmığa gerilmesiyle sembole edilmiş bu durumda Afrin Harekâtı gibi bir harekâtı "haç ile hilalin savaşı" diyerek, ülkemizde sayıları çok az da olsa, azınlıkta da olsalar o kişilerin inançlarını şeytanlaştırarak, Parlamentoda bile üç siyasi partiden milletvekillerimizin inancının bir sembolünü bu şekilde anmak doğru değil. Bu sadece okunan şiirlerle ilgili değil, son dönemde iktidara yakın çok sayıda köşe yazarı da böyle bir kavramı simgeleştirmeyi ve algı ve olguyu birlikte örtüştürmeye çalışıyorlar. Buna hassasiyet göstermek gerekir diye düşünüyorum hele hele de en geniş mutabakatın sağlanmaya çalışıldığı böyle bir süreçte.

Şeker fabrikalarıyla ilgili... 14 şeker fabrikasından bazıları hem de bulundukları bölgenin, yörenin, ilçenin, beldenin ekonomiyi canlandıran tek unsuruyken şeker fabrikalarının kapatılmasını son derece yanlış buluyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Buradaki işçilere kadro verilmiyor oluşunu son derece yanlış buluyoruz.

18 milletvekilinden oluşan bir büyük komisyon oluştu Genel Başkan Yardımcımız Veli Ağbaba'nın başkanlığında. Bugün saat 15.00'te ŞEKER-İŞ'i ziyaret ederek başlayacaklar ve yarından itibaren altı günlük bir takvim içinde Türkiye'deki 14 şeker fabrikasına giderek oradaki işçilerle buluşacaklar, oradaki halkı dinleyecekler, Cumhuriyet Halk Partisinin bu konudaki eleştirilerini, tepkisini ve oradaki halka ve emekçilere dayanışma duygularını ifade edecekler. Bunu kamuoyunun ve Parlamentonun bilgisine sunmak istiyoruz.

Bir diğer husus; kaymakamlık sınavı yapıldı Sayın Başkan, 100 kaymakam alındı. Normal bir dağılım beklenir. Trabzon'un nüfusuna baktığınızda, 81 il üzerinden düşündüğünüzde bu 100 kaymakamdan 1 ya da...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yapılan kaymakamlık sınavında 100 kaymakam alındı. Trabzon'un nüfusuna ve 81 il üzerinden bir dağılıma baktığınızda 1 ya da 2 kaymakamın Trabzon doğumlu, Trabzon'da yaşayan, Trabzonlu kaymakamlar olması gayet normal ama onlarca bildiri geliyor, bu kaymakamların 20'si Trabzonlu ve bu 20 Trabzonlu kaymakamın Süleyman Soylu'nun katkısıyla kaymakam yapıldığı konusunda Trabzon'da övünç var ama diğer kaymakam adayları bundan şikâyet ediyor. Buna bir bakalım, buna bir bakılması gerekiyor. Yani eğer bu kaymakamlık için gereken üstün yetenekler hamsiden dolayı gelişip de bir şekilde bir şey varsa bütün kaymakam adayları hamsi yesin ama sadece ve sadece Süleyman Soylu'dan torpil yaptırarak oluyorsa burada nerede kaldı hakkaniyet, nerede kaldı liyakat, nerede kaldı eşitlik, nerede kaldı kul hakkı? Adalet ve Kalkınma Partisi buna bir bakmalı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Toparlıyorum Sayın Başkanım.

Adalet ve Kalkınma Partisinin bu işe bir bakması lazım. Biz bunu siyaseten araştıracağız, konuşacağız ama sonuçta bu haksızlık sadece Cumhuriyet Halk Partililere, sadece sosyal demokrat kaymakam adaylarına olmuyor. Ben Süleyman Soylu'nun AKP içinde nasıl yerleştiğini, yapılandığını, ileriye doğru hamleler yaptığını anlattığımda burada dinlenmişti. O günden beri bir tek şey var, Süleyman Soylu CHP'ye saldırmayı bıraktı biz bu işlerin daha fazla üzerine gitmeyelim diye ama Adalet ve Kalkınma Partisinin buna bir bakması gerekiyor.

Son olarak, bu haftanın "hayır"cısını Adalet ve Kalkınma Partisi Halkevleri olarak seçmiş. İbrahim Kaboğlu'ndan başlandı, sokakta bildiri dağıtan gençlerden İnsan Hakları Derneği yöneticilerine, 78'liler Girişimi'ne, Türk Tabipleri Birliğine... Bu hafta haftanın "hayır"cısı Halkevleri.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bitirelim artık.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sabahleyin aldılar götürdüler, Genel Başkanları Sayın Dilşat Aktaş da olmak üzere 20'ye yakın yönetici gözaltına alındı. Suçları tek adam rejimine "hayır" demekti. Tek adam rejimine kim "hayır" diyorsa teker teker toplanıyor. Devlet, devlet gibi yönetilmiyor, bir intikam hissiyle yönetiliyor, bir had bildirme yöntemiyle yönetiliyor ve devlete yakışmaz bir şekilde "hayır"ın bütün bileşenleri tenhada kıstırılıp haddi bildiriliyor. Bu, geçmişten intikam almaktan öte gelecek seçime doğru ortaya çıkabilecek ve tek adam rejimine "hayır" demeye devam edenlere karşı bir gözdağıdır. Bunu kınıyoruz. Halkevlerinin yanındayız. Halkevlerine yapılan zulmü ve bundan sonra yapılacak her türlü baskıyı şiddetle kınadığımızı ifade etmek istiyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum .