GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:69
Tarih:12.03.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi bir kez daha saygıyla selamlarım.

On sekiz saati geçen bir çalışmanın sonlarına doğru geliyoruz. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına bu kürsüde pek çok kez kaliteli yasamanın, yasama süreçlerine iktidarıyla muhalefetiyle kaliteli katkı yapmanın önemini hep vurguladım. Öyle bir kanun görüşüyoruz ki geldi, alt komisyona sevk edildi, noktası virgülü değişmeden geçti bir günde apar topar. Komisyonda günlerce görüştük, herhangi bir yerinde bir değişiklik yapılmadı. Genel Kurula geldi, gelmeden önce bir siyasi partinin yetkilisi "Geldiği gibi geçecek." dedi. Diğer siyasi parti bu konuda böyle bir yaklaşımda bulunmamıştı ama lideri bu ülkenin ilk Cumhurbaşkanının bir lafını söyledi, "Geldikleri gibi gittiler." dedi. Oysa onlara 8 siyasi partinin ortak taleplerini iletmiştik. Bu ülkenin ilk Cumhurbaşkanı "Geldikleri gibi giderler."i düşman ordusuna söylemişti, işgal kuvvetlerine; ülkenin Cumhurbaşkanı, ana muhalefet partisinin heyeti için ülkenin kurucusunun düşman kuvvetlerine söylediği sözü söylemeyi kendine yakıştırdı. O kendine yakıştırdıysa biz de ona yakıştırdık. Ama bugün geldiğimiz noktada, bu Meclise sevk edilen bir kanunun noktası virgülünün değişmeyeceğine ilişkin önceden yapılan irade beyanları sadece bizlere değil, iktidar partisi grubuna da ciddi bir hakarettir. Onlara "Sizin, komisyonda, alt komisyonda, Mecliste aklınızı, kalbinizi, zihninizi değil, sadece parmaklarınızı istiyoruz; şifreleri girin, oyu kullanın, gerisini bize bırakın..." Biz bunu bir yerden hatırlıyoruz arkadaşlar. Burada noktası virgülü değişmeden geçen kanunlar -daha sonradan anlaşıldı- hep FETÖ'nün istediği şeylerdi. "Önerge sahibi açıklasın." dediğimizde "Parlamento dışı kaynaklardan hazırlandı." denirdi o zaman. Bu, Fetullah Gülen cemaatinin hazırlayıp Parlamentoya dayattığı kanunlardı. Hiçbirinden fayda görmedi bu ülke, bu ülkenin başına büyük bela oldu. Yurtsever subayları, albayları emekli edip yerine FETÖ'cüleri yerleştirdiler. Siz noktasına virgülüne dokunamıyordunuz o zaman. Bu kanun da öyle bir kanun. Bu kanun, artık Meclisten geçmemiş bir ittifakın isminin önden koyulabilecek kadar Meclis iradesini hiçleştiren, lider sultasının perçinlendiği bir kanun burada.

Biz sizin yaptığınız bir eksiği yapmamaya çalıştık çünkü her türlü rejimde iktidar olur, rejimi demokrasiye çeviren muhalefetin varlığıdır. Kendini özgür olarak ifade etmesi, propaganda eşitliği ve adil bir seçim kanunudur. Siz bunu iktidar olarak tartışmayı yeterli gördünüz, biz seçime girme yeterliliği olan ve altı ay içinde olacağı öngörülen, toplam 8 siyasi partiye gittik. Birisi net bir tavır koydu, "Seçim güvenliği bizim için de önemli ama biz ittifakta yer almak istiyoruz. Gerçi, ittifak herkese açık diyorlar, bir tanesi bizi istemiyor ama bir formül arıyoruz." dedi, eleştirilerini paylaşmadı, eleştirilerini bir raporda ortaklaşmadı ama geri kalan 8'imiz bir rapor yazdık. Bu raporu kamuoyuyla da paylaştık, iktidar partisiyle paylaştık. Bu raporun içinde bu metne ilişkin 11 itiraz ve ilave 7 tane de talep vardı. Kimler ortaklaştı bunda? İyi Parti ortaklaştı, Demokratik Sol Parti, Bağımsız Türkiye Partisi, Demokrat Parti, Saadet Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Vatan Partisi çok ayrı ayrı tercihleri olan partiler olmalarına rağmen, seçim güvenliğine ilişkin hepsi aynı itirazda buluşmayı, bir talepte ortaklaşmayı başarabildiler. Ama siz Komisyonda onları dinlemediniz; oysa siyasi nezaket, seçim kanunu onları da etkiliyordu. Ana muhalefet kendini ifade imkânı bulurdu ama onlar bulamazdı. Parlamento dışı muhalefeti çağırmadınız, görüşlerini sormadınız, onların getirilen görüşlerine de itibar etmediniz.

Şimdi geldiğimiz noktada birazdan parmaklar inecek, parmaklar kalkacak ve sadece iktidarın talebiyle ve kendi siyasi parti grubunun dahi üzerinde bir kalem oynatmasına olanak vermeyen egemen söylemlerle bu kanunu buradan geçireceksiniz. Gün gelecek bu kanun ülkede büyük sıkıntılara, büyük felaketlere...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Başkanım, müsaade ederseniz...

BAŞKAN - Tamamlayın, bir dakika ek süre veriyorum.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...büyük istismarlara sebebiyet verecek.

Biraz önce şakalaştık, iktidar partisi grubu için biz bazen şöyle söylüyoruz: Uçakta doğru söyler, Mecliste şaşar. "Ağabey, biz de çok rahatsızız." "Bizim de sıkıntıda olduğumuz şeyler var." "Aslında şunu da dile getirseydiniz." Hatta, bazısı "Ben sizin yerinizde olsam..." E, gel, ol; yanlış bulduğun bir şeye sadece iktidarı sürdürmek adına sessiz kalmak zorunda değilsin. Ama bu katı parti disiplini ve bu katı parti disiplininin doğurduğu müzakereye kapalılık, içten ve dıştan gelecek önerilere kapalılık bu Parlamentoya umarız o kadar facia sonuçlar doğurmaz ama FETÖ'nün yaptığını yapar. O gün onların istediğinin üzerinde kalem oynatamadınız, bugün hangi amaç ve hangi hedef uğrunda üretildiği bilinmeyen bu felaket kanununun üzerinde kalem oynatmıyorsunuz.

Ümit ederim ama olmayacağını biliyorum, vicdanınızla karar verin. Gerçek bir gizli oylama olsa nelerin olabileceğini hepimiz görürüz. Bununla ilgili şu anda bir ümidim yok ama kaygılarımız çok.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.