GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 13 Mart Ankara Güvenpark'ta otobüs durağına yapılan saldırının 2'nci yıl dönümüne, 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutladığına, sorunları için mücadele eden meslek örgütlerine karşı iktidarın tutumuna ve Helin Palandöken ile İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu davalarının takipçisi olduklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:71
Tarih:14.03.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bundan iki yıl önce 13 Mart günü Ankara Güvenpark'ta otobüs durağına yapılan saldırı sonucunda 38 yurttaşımız hayatını kaybetmişti. Buradan bir kez daha, kaybettiğimiz yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet diliyoruz. Terörü lanetliyoruz. Terörü kimden gelirse gelsin, hangi gerekçeye, hangi amaca dayandırılırsa dayandırılsın bir insanlık suçu olarak görüyor ve terör örgütlerinin yapmış oldukları bu insanlık suçunu ve katliamı Cumhuriyet Halk Partisi olarak kınıyoruz.

Bugün 14 Mart Tıp Bayramı ama artık 14 Mart neredeyse bir matem günü çünkü hekimlerin sorunları hekimlerin, hekim örgütlerinin boylarını aşmış durumda. Sorunlarını dile getiren, sorunları için mücadele eden hekim örgütlerine karşı iktidarın sistematik bir yıldırma, baskı politikası son bir aydaki gelişmelerle birlikte tamamen ortadan kaldırma iradesine dönüşmüş durumda ve bir algı yönetimiyle Afrin Operasyonu, savaş ve bunun üzerinden yapılan açıklamalar kastedilerek tüm sağlık meslek örgütlerinin, Türkiye Barolar Birliğinin ve akademik meslek odalarının üst örgütlerinin isminden "Türk-Türkiye" ibareleri çıkarılmaya çalışılıyor. Oysaki Türkiye Barolar Birliği Afrin Operasyonu'na ilk günden beri destek verdiğini açıklamıştı. Yani meselenin savaşa karşı bildiri yayınlamak, orada yaşananları bir savaş veya bir başka şey olarak tanımlamaktan farklı olduğu açıkça ortada. Cumhurbaşkanının kendisinin bizzat "savaş" olarak ifade ettiği bir süreçte "savaş" kelimesini yasaklı olarak kabul edenlerin, bunun üzerinden meslek örgütlerine giriştikleri linç kampanyası aslında Türkiye Barolar Birliğinin bu konuda aldığı konum ve pozisyon değerlendirildiğinde bunun sadece bir fırsat, bir bahane, esas meselenin meslek örgütlerinin üzerine gidip onların örgütlü birlikteliğini ortadan kaldırmak olduğu çok açıkça görülüyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Özel siz de.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yıllardır söylüyoruz, söylemeye de devam edeceğiz. Sağlıkta dönüşüm, sağlıkta yıkım, sağlıkta eşitsizlik, sağlık hizmetlerinin paralı hâle getirilmesi sürecine dönüşmüş durumda. Şüphesiz bugün sadece hekimlerin değil tüm sağlık emekçilerinin günüdür. Biz, sağlıkta ticarileşmeye, özelleşmeye, piyasalaşmaya tamamen karşıyız çünkü sağlık hakkı vatandaş ve devlet arasındaki bağın türünü, gücünü, samimiyetini ortaya koyan en temel alanlardan birisidir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak sağlıkta sosyalizasyonu savunan bir partiyiz. Sağlıkta yüküm sürecinin derhâl terk edilmesi, tüm paydaşların bir araya gelerek konuşması ve yaşanan akut sorunlara acil çözümler üretilmesi, ardından da kalıcı bir süreç için uzlaşılması gerekmektedir. İş güvencesinin ortadan kalktığı, hekimin emeğinin ucuzlaştığı ve değersizleştiği bir sağlık sistemi içinde geleceklerinin bugünden iyi olmaları dileğiyle tüm sağlık emekçilerinin ve tüm hekimlerin bugününü bir kez daha kutlamak isteriz.

Son olarak, bugün iki dava var. Çok sayıda milletvekilimiz İstanbul'da bu davaları takip ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın siz de Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bunlardan bir tanesi, okulunun önünde katledilen Helin Palandöken davasıdır. Geçen duruşmaya yanlış sanık getirilme rezaleti damgasını vurmuştu. Helin Palandöken davası, bireysel silahlanmaya karşı tedbir alınması ve bu şiddetin önüne geçilmesiyle ilgili Meclis sorumluluğunu hatırlamamız açısından önemli bir davadır.

Son olarak da Sayın Enis Berberoğlu milletvekilimiz, tutsak olduğu Maltepe Cezaevinden bugün bir kez daha yargılandığı bir davayla karşı karşıyadır. Tutsak olan, tutuklu olan, millî iradedir. Bir milletvekilinin tutuklu yargılanması, bir milletvekilinin kendi ayaklarıyla gittiği duruşma salonundan kelepçelenerek hapishaneye konulması o milletvekilinin değil, bu Meclisin, hepimizin ayıbıdır. Bunun bir kez daha altını çiziyor, bugün adaletin tecelli etmesiyle ilgili ümidimizi, beklentimizi bir kez daha ifade ediyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Özel.