GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mithat Sancar'ın AK PARTİ grup önerisini işleme almamasının İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:81
Tarih:04.04.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, şaşkınlık içinde değilim çünkü Anayasa'ya aykırı kanun hükmünde kararnameler, Anayasa'yı aşan kanun hükmünde kararnameler, yasalara açıkça aykırı düzenlemeler Adalet ve Kalkınma Partisinin son dönemde sıkça başvurduğu yöntem. Mecliste, gün geliyor zorbalığı, gün geliyor İç Tüzük tanımazlığı, kanun tanımazlığı önümüze getiriyorsunuz.

Bugün yapmaya çalıştığınız şey, bir grup önerisiyle İç Tüzük'ü değiştirmektir. Eylemli bir İç Tüzük ihdası yapıyorsunuz ama bunu İç Tüzük değişikliğiyle değil, grup önerisiyle yapmaya çalışıyorsunuz. Ve iddianız şu ki: "İç Tüzük'ün 19'uncu maddesi bize her durumda grup önerisi getirme yetkisini veriyor." Buna bir şüphe yok ancak getirdiğiniz öneri Anayasa değişikliği olsa burada grup önerisiyle getirip geçirebilir misiniz? Hayır. Sayısı bellidir, usulü bellidir. Getirdiğiniz öneri İç Tüzük değişikliğiyse bunu İç Tüzük değişikliğine uygun şekilde, önce komisyona göndermeniz gerekirdi. Bugün sizin iddianız, bu süreleri değiştirip, artırıp azaltmaya yetkili olduğunuz. Neye dayanarak buna gidiyorsunuz? İç Tüzük'teki ilgili maddeye. Peki, bu İç Tüzük ne zaman değişmiş, bu madde ne zaman gelmiş? 13 Şubat 1973, Tutanak Dergisi. Demokrat Partili Milletvekili, Allah rahmet eylesin, iddialarda bulunuyor. Anayasa Komisyonu Başkanı Sayın Cevdet Akçalı diyor ki: "Biz bu önergeye katıldık ama bu, söz haklarını kısıtlamak üzere değil; bu, örneğin bütçe görüşmesi gibi görüşmelerde söz haklarını artırmaya yönelik kullanılacaktır." O günden bugüne bu hiç değişmemiş. Kaldı ki hem 60'ın sonunda, Sayın Başkanın ifade ettiği ifade aynen şöyle söylüyor: "İçtüzükte başka bir süre belirtilmemiş veya aksi, Danışma Kurulunun teklifiyle Genel Kurulca kararlaştırılmamışsa siyasi parti grupları, komisyon ve Hükümet adına yapılan konuşmalar yirmi, üyeler tarafından yapılan konuşmalar on dakika ile sınırlıdır." Bunun aksine bir karar alınmadıysa on dakikayla sınırlı diyor, üst sınırı tarif ediyor. On dakikayla sınırlı, eğer aksine karar alırsan yirmiyi altmış yapabilirsin. Yapıyor muyuz? Evet, 4 parti anlaşıyoruz, bu maddeye dayanarak bütçe görüşmelerinde altmış yapıyoruz. Bir gün oturup "Konu mühimdir, bunu yirmi değil kırk görüşelim." diyebilir miyiz? Deriz. Danışma Kurulu teklif edecek, burada görüşülecek, üst sınır kırka getirilecek. Ancak asla ve asla burada şöyle bir ifade yok: "Danışma Kurulunun önerisi" diyor, bir kere öneri yok, olsa dahi indiremezsin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Üst sınır yirmiyle sınırlıdır, onu değiştirebilirsin diyor. Siz diyorsunuz ki: Şimdi bu üst sınır yirmiyi biz üç dakikaya indireceğiz. Böyle bir hakkınız yok, hep söylüyoruz. Bir: Yazılı kural var. İki: İngiltere Parlamentosundan başlamak üzere bazı uygulamalar... Yerleşik uygulamalar yazılı kurallardan güçlüdür. Bununla ilgili, Meclis kütüphanesinde, Meclisin geçmiş dönem genel sekreterleri, Kanunlar Kararlar Daire başkanları cilt cilt kitap yazmış ve yerleşik uygulamanın gücünden bahsediyor. Meclis Başkan Vekiline verilen görev, Meclisi bu İç Tüzük'e ve yerleşik uygulamalara uygun şekilde yönetmektir. Bugün getirdiğiniz teklif hem yerleşik uygulamalara hem İç Tüzük'e açıkça aykırıdır. Bunu Başkanın işleme almaması son derece doğaldır. Bunu işleme aldığı takdirde... Aklınız alıyor mu, yirmi dakika beş dakikaya inecek, on dakika üç dakikaya inecek. Beyefendi, bu kadar bonkör davranmayın! Sayın Elitaş, İç Tüzük'ümüzün katili, bu yirmi dakikayı bir dakikaya indirin! (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Müsaade ederseniz...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bu ne cömertlik, ne büyük bir şey bahşediyorsunuz beş dakikayla(!) Elinizi tutan mı var? Bir dakikaya indirin, maddeleri otuz saniyeye indirin. Eğer çok geliyorsa deyin ki: "On saniyeyle sınırlıdır. Kürsüye gidiş, dönüş buna dâhildir." Hiç konuşturmayın bizi! (CHP sıralarından alkışlar) O zaman bunun adı "demokrasi" olur mu? Bunun adı "Meclis" olur mu?

Verilen önerge, saray rejiminin Meclise dayatılmasıdır; verilen önerge, milletin temsilcileri susacak, kararlar başka yerden alınacak, Meclis şekil şartı sağlayacak, onda da hiç zaman kaybettirmeyecek. Müzakerenin kısıtlanmasına yönelik önerge, en başta, ilk kurulduğu günlerden bugüne gelene kadarki tüm dünya parlamentolarının temel gerekliliklerine aykırıdır. Ya süreyi ya konuşmacı sayısını sınırlarsınız, kuralı başta koyarsınız. "Bu kurallara uyan uyar, uymayan uymaz." diye bir şey yok. Yazılı kurallar, yerleşmiş uygulamalar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...Anayasa, söz söyleme hürriyeti, milletvekillerinin yeminlerine sadık bir biçimde, halkın temsilcisi olarak burada milletin hakkını savunmalarıyla ilgili sorumlulukları bunu gerektirir. Bunu bu gece burada yapmaya kalkmanız, bir yöntemle, bir Ali Cengiz oyunuyla ve Meclis içi bir darbeyle bu işe kalkışmanız büyük bir ayıptır.

BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlayın lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Kim buna alet olursa siyaset tarihi onu bu ayıbıyla anacaktır. Bu Meclis, bu Meclis Başkanlığı koltuğu, bu koltuklar babadan miras değildir ama toruna emanettir. Bunu geliştirerek teslim etmek zorundasınız.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Meclis Başkanı olarak başkan vekilinize gelip darbeye tevessül etmek, Meclis Başkanı olarak İç Tüzük'ü açıkça ihlal eden bir şeye...

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sonlandırıyorum efendim.

..."Bizim çocuklar darbeye kalkışıyor, bizim çocuklar darbeye gelmişler. Ben de gidip oraya otururum." derseniz 15 Temmuz gecesi gelip de açtığınız, hepimizin geldiği, demokrasi öpücükleri verdiğiniz o oturumdaki darbe karşı duruma "Darbeyi başkaları yapıyor." diye karşı çıktığınız, sizin çocuklar darbe yapacaksa darbenin destekçisi olduğunuz anlamına gelir.

Sayın İsmail Kahraman, gün gelecek bütün tartışmalar, bütün polemikler, birçok şey geride kalacak ama bugün yaptığınız, yaptırdığınız, alet olduğunuz, önünü açtığınız eylemli İç Tüzük ihlali...(AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ALİM TUNÇ (Uşak) - Yeter artık ya!

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - ...ve bunun sonunda demokrasiye vurulan darbeyle anılmak istemiyorsanız bu yanlışa alet olmayınız.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özgür Özel.