GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:97
Tarih:09.05.2018

CHP GRUBU ADINA ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bir grup önerisi... Dün bütün hafta düzenlenmişti, bugün yeni bir çaba var: Kırk sekiz saat geçmeden Meclis komisyonunda yetki kanunu görüşülsün. Akıl alacak gibi bir yaklaşım değil. Seçim kararı için yapıldı, ikinci kez de bu suistimal burada yapılıyor.

AKP grup önerisi görüşülecek, AKP kendi grup önerisini çıkıp savunmadı. Grup adına konuşmacı Ramazan Can salonda, "Sayın Can salonda yok." Yani artık şeklî demokrasi yapıyordunuz gerçek demokrasiden, şimdi muvazaalı demokrasi; olduğu hâlde yokmuş gibi yapıyor, herkes gördüğü hâlde susuyor, grup önerisini savunacak bir babayiğit yok ve muhalefet partileri konuşacak, oylayıp Anayasa'ya aykırı bu işi yapacaksınız. Neden savunmuyor, biliyor musunuz? Hukuki sorumluluk, cezai sorumluluk duyacak. Bir babayiğit çıkıp bu grup önerisini savunamaz. Neden mi?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ne alakası var?

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Anlatayım.

Bir önceki grup önerisi, yetki kanunu için, 2011 yılının 6 Nisanında alındı ve 2011 seçimleri sırasında ve sonrasında 1 Kasıma kadar tam 35 kanun hükmünde kararname düzenlemesi yapıldı. Anayasa Mahkemesine gittik. Yetkisi aşılmış; devletteki liyakat bir yana, kamu yönetimi bir Fetullahçı örgüte, o günkü adıyla "Hocaefendi'nin çocukları"na teslim edildi. Anayasa Mahkemesi bu yetki aşımında 7-7 berabere kaldı, Başkan Haşim Kılıç'ın oyuyla reddedildi bizim başvurumuz. O gün, o 35 KHK devlete FETÖ'yü ilmek, ilmek, ilmek işledi. Ergenekon, Balyoz, Askerî Casusluk orduya ne yaptıysa 6 Nisan 2011'de 2011 seçimine giderken verdiğiniz KHK çıkararak düzenleme yapma yetkisi, sivil bürokrasiye bunu yaptı. Şimdi, bugün belki birazdan çıkarsınız "Yok efendim savunurduk da, şu yüzden oldu da, yanlış oldu, Başkan görmedi..." Bir babayiğit bunu savunamaz. Savunursunuz, ileride cezai sorumluluk doğar. O gün de partinin Başkanı aynı, bu yetkiyi isteyen Başbakan aynı, bugün de partinin Başkanı aynı, bu yetkiyi isteyen Cumhurbaşkanı aynı. O gün devlet, FETÖ'ye teslim edildi, bugün devletin başına nasıl bir bela geleceğini beş sene sonra göreceğiz. O yetki kanunuyla atananların yüzde 80'i içeride, ihraç ve bunu siz yaptınız. Bugün yeniden Meclisin aklı yerine bir yerlerde hazırlanmış listelerle "Birtakım kadrolar yaratalım, birtakım bakanlıkları değiştirelim, oraya onu ihdas edelim, yerine buraya bunu koyalım." diyorsunuz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bu, Parlamentoya, millî iradeye kurulan kumpastır.

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Özel, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ayrıca, bir Anayasa değişikliği... Bayrak kırmızısı Anayasa'yı saray rengine büründürdünüz, saray rengine. Aynı sarayın renginde yaptınız o turkuazı, itiraz ettim, maviye çaldırmışsınız. O Anayasa'nın içinde geçici 21'inci madde diyor ki: "Bu düzenlemeler altı ay içinde yapılacak." Yalvardık, yüz kere söyledim, hani uyum yasaları? Çıkartmadınız. Bugün bir grup başkan vekiliniz diyor ki: "Anayasa'da yazıyor ama müeyyidesi yok." Kardeşim, Anayasa'da yazdığını ve müeyyidesi olmadığını söylediğinizde bu Anayasa'da bir sürü şeyin müeyyidesi yok ama bu, toplumsal sözleşme. Bu sözleşmeyi ihlal ettiğinizi itiraf ediyorsunuz "Ceza verecek olan kim?" diyorsunuz. Kim, biliyor musunuz? Toplumsal sözleşmeler kiminse cezayı da o keser. Millete kurduğunuz bu oyunu 24'ünde, olmazsa Temmuz'un 9'unda millet çözecek, o zaman görecek grup başkan vekiliniz müeyyidesi neymiş. Müeyyidesi sandıktır, milletin tokadıdır. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Özel.