| Konu: | MHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 8 |
| Tarih: | 17.10.2018 |
CHP GRUBU ADINA SEYİT TORUN (Ordu) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Ben bu kürsüden birçok defa fındıkla ilgili konuştum, araştırma önergeleri verdim, soru önergeleri verdim, birçok defa basın toplantısı yaptık, hep sorunu dile getirdik ama her sene aynı şeyi yaşadık. Geçen yıl da Sayın Bakanla bir araya geldik ve "Sezon gelmeden bir çözüm üretelim, bir çözüm bulalım, fındığın bütün bileşenlerini bir araya getirelim ve üreticiden nihai tedarikçiye kadar sorunu tespit edelim ve çözelim." dedik. Hatta bununla ilgili de bir dosya götürdük kendisine verdik. "Ocak ayı, şubat ayı gibi toplantı yaparız." dedi ama bu gerçekleşmedi. Bu sene de gene aynı sorunla karşı karşıya kaldık ama sonuçta mağdur olan üretici.
Hep söylüyoruz, üzerinden siyaset yapmayalım, üreticinin gerçekten alın terinin karşılığını verelim, üretici de mağdur olmasın, Karadeniz'den göç etmesin, 8 milyon insanı ilgilendiren fındıkta 500 bin üreticinin alın terinin karşılığını teslim edelim diyoruz ama maalesef ben bilirim anlayışıyla, ben yaparım anlayışıyla, nasıl olsa benim aldığım kararlardan herkes memnun, mutlu diye, hiçbir sorumluluk hissetmeden -maalesef- serbest piyasada fındık Avrupa'da bir alıcıya teslim edilmiştir, peşkeş çekilmiştir. Biz şunu merak ediyoruz: Yani geçen yıl dolar 3,7 lirayken fındık 10-11 lira civarındaydı. Bugün dolar 6 lira civarındayken fındık niye acaba hâlâ 11 lira? Yani eğer ihraç ürünüyse ihraç ürünü bu, yüzde 80'i, yüzde 90'ı ihraç ediliyor bu ürünün. Yani döviz üzerinden hesaplasanız bunun en az 18-20 lira olması lazım. Kaldı ki bu yıl rekolte de düşük geçen yıl baz alındığında ama merak ettiğimiz konu şu: Bu aradaki farkı kim yiyor, kimin cebine giriyor? Benim üreticimin cebine girmiyor, benim üreticim bundan faydalanmıyor. Bütün maliyetleri arttı, bütün girdileri arttı ama maalesef fındığın fiyatı artmadı. Ben şunu açıkça sormak istiyorum: Bu aradaki fark kimin cebine giriyor? Üreticinin alın terinden çalınan bu para kimin cebinde, bunun açıklanmasını istiyorum. Yani burada, eğer matematikse matematik, eğer ekonomiyse ekonomi, bütün bunları ortaya koyduğumuzda her yıl tartıştığımız gibi gene üretici mağdur, üretici perişan. Her sene bu kürsüden gelip konuşuyoruz, dile getiriyoruz; artık üzerinden siyaset yapmayalım, bu sorunu köklü çözelim, uzun vadeli çözümler üretelim diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SEYİT TORUN (Devamla) - Ek süre rica ediyorum.
BAŞKAN - Sayın Torun, tamamlayın.
Buyurun.
SEYİT TORUN (Devamla) - Ama ben bilirim anlayışı, ben yaparım anlayışı üreticiyi bu noktaya getirdi. Nasıl olsa biz ne yaparsak yapalım üretici bize destek oluyor, nasıl olsa ne yaparsak yapalım, ne kadar mağdur olursa olsun üretici oy veriyor anlayışından vazgeçin. Bu üretici, bir gün sabrı taşarsa gereğini yapar. Lütfen üreticinin sabrını taşırmayın, gerçekten üreticinin sabrını taşırmayın. Bugün maliyetleri belli. Sonuçta ihraç ürünümüz, kazanınca hep beraber kazanıyoruz; sadece üretici kazanmıyor, aracı da kazanıyor, ihracatçı da kazanıyor, ülke kazanıyor. Fındığın fiyatının yüksek olması bu ülkeye zarar değil, bütçeye yük değil. Kazanç hepimizin kazancı, topyekûn kazanıyoruz. Bakın rakamlara, son üç dört yıldır rakamlara bir bakın, ihraç edilen miktar ile gelirimize bir bakın.
Bu konuyu tekrar buradan dile getiriyorum. Bu konuyu çözecek olan bütün milletvekillerimiz burada. Bunun üzerinden siyaset yapmak istemiyoruz, bunun üzerinden farklı şeyler konuşmak istemiyoruz. Lütfen gerekeni yetkililer yapsın diyoruz.
Hepinize çok teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)