GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:25
Tarih:04.12.2018

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilmiyorum aranızda yer altına giren arkadaşımız var mı; vardır mutlaka. Yerin 500 metre altına, derin dehlizlere inmek nasıl bir duygu? Değil kazma kürekle bir saat çalışmak, bir dakika bile duramazsınız, nefes alamazsınız, boğulur gibi hissedersiniz kendinizi ya da işe giderken her gün sabah çocuklarınıza ve ailenize bir daha görmemek üzere son kez bakarcasına bakmaktır madencilik.

Peki, yerin 7 kat altında üzerine toprak göçüp canlı canlı gömüldünüz, ölmeden mezara girdiniz mi, bu duyguyu yaşadık mı hiç ya da arkadaşları göçük altında kaldıktan sonra "Arkadaşlarım öldü, ben hayattayım." mahcubiyetini yaşadık mı hiç ya da 30-40 yaşında olup yaşından daha büyük göstermeyen bir madenci gördük mü hayatta? Her vardiya başında "selametle" diye uğurlanan ve vardiya bitiminde "geçmiş olsun" ile karşılanan bir meslek koludur madencilik. Kısacası, "ekmeğini taştan çıkartmak" deyiminin lügatteki karşılığıdır maden işçisi olmak.

Değerli milletvekilleri, bugün 4 Aralık Dünya Madenciler Günü ve ülkemiz madencileri için bugün yas ve mücadele günüdür. Daha on güç gün önce Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde ruhsatsız özel bir maden ocağında meydana gelen patlamada 2 işçi yaralandı, 3 işçimiz hayatını kaybetti. Vali bey olay yerine gelip "Maden kazaları olmaya devam ediyor, 3 işçimizin hayatından umudumuz yok." diye açıklama yapıyor. Ama aynı vali demek ki ulaşılabilmesi ve gidilebilmesi mümkün olan bir bölgedeki ruhsatsız çalışan maden ocağını denetleyemiyor.

Evet, maden kazaları oluyor çünkü vali görevini layıkıyla yapmıyor, Enerji Bakanı görevini layıkıyla yapmıyor, Çalışma Bakanı görevini layıkıyla yapmıyor, olan madencilere oluyor. Peki, bunun karşılığında istifa eden veya görevinden ayrılan oluyor mu? Koca bir hayır. Herkes büyük bir pişkinlikle görevini yapmaya devam ediyor.

Ne yazık ki ülkemizde son on altı yılda hayatını kaybeden maden işçisi sayısı 1.600. Madenciler hayatlarını kaybetmeye de devam edecekler maalesef çünkü 2018 verilerine göre maalesef ki iş cinayetlerinde hayatını kaybeden madenci sayısında Avrupa 1'incisi olan bir ülkede çalışmak zorundalar.

Artık ülkemizde maden kazalarında ölümler vakayiadiye durumuna gelmiştir. Nasıl gelmesin? Ölümleri bu işin fıtratında gören bir zihniyet tarafından yönetiliyor bu ülke. Kalkıp "Twitter"lardan "Dicle'nin kenarında kurdun kaptığı koyun bile benim mesuliyetim altındadır." diye "tweet" atmakla olmuyor bu işler Sayın Erdoğan, gereğini yapmakla oluyor.

Değerli milletvekilleri, madencilerin çilesi sadece ölümle bitmiyor; ücretleri yetersiz, güvenceleri yok, sağlıklarını koruyucu önlemler alınmıyor, en ufak bir sorunda kapı önüne konuluyorlar, emeklerinin karşılığı verilmiyor. Doğayı yok ederek, insanları rant sistemlerine sürükleyerek 21'inci yüzyılda modern kölelik sistemini bütün ülkeye yayan zihniyetin yarattığı bu ortam işçileri, yaşamak için her türlü hukuksuz çalışmaya rıza göstermek durumuna itiyor. Bu insanlık dışı uygulama artık son bulmalıdır, işçiler ölüm ile açlık arasında sıkıştırılmamalıdır; madenciler ölümle ya da işsizlikle terbiye edilmeye çalışılmamalı, insanca çalışabileceği bir Türkiye bütün emekçilerin hakkı olmalıdır.

Değerli milletvekilleri, bütün madenler Anayasa'mız gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Devlet madencilik alanında kurumlar kurmuştur, bu kurumları güçlendirmek yerine ne yazık ki, son on altı yılda gerek özelleştirmeler yoluyla gerek redevans sistemiyle bu alanı birilerine peşkeş çekmeyi tercih etmektedirler. Madencilik kâr ve rant aktarımı uğruna çökertilmiştir. TTK, TKİ tarihinin en az sayıdaki işçisiyle ve en düşük üretim miktarıyla yok edilmek istenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Girgin, tamamlayın.

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Toparlıyorum.

Değerli milletvekilleri, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü vesilesiyle, toprağa verdiğimiz madencilerimizi buradan tekrar saygıyla anıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yanlarında olacağımızı taahhüt ediyoruz, buradan bir kez daha siyasi iktidarı uyarmak istiyoruz: Yandaş işverenleri değil, madencileri koruyun. Bir an önce gerçekten koruyucu önlemler alın. Kaçak madenlere göz yummayın. Yeni Somalar, Ermenekler, Şırnaklar olmasın. Gelin redevans sistemini kaldırın, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikalarından vazgeçin. Artık, maden işçisi ekmeğini kanla, gözyaşıyla ıslatmak zorunda kalmasın. Artık, ölümler bu işin kaderi olarak görülmesin. Artık, madenlerde, şantiyelerde işçiler ölmesin. Kullandığımız otomobilden çay içtiğimiz fincana, yaşadığımız evlerden bebeğimizin mamasına, yapılan makyaja kadar günlük hayatta kullandığımız her şeyi madencilere borçluyuz. O nedenle, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü, sadece madencilere değil tüm insanlığa kutlu olsun diyorum.

Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Girgin.