| Konu: | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 29 |
| Tarih: | 11.12.2018 |
CHP GRUBU ADINA BÜLENT TEZCAN (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhurbaşkanlığı bütçesi hakkında söz aldım. Aslına bakarsanız bu bütçe tek adam rejiminin ilk bütçesi. Tek adam rejiminin ilk bütçesini yapıyoruz. Cumhurbaşkanlığına bütçeden ayrılan pay 2 milyar 818 milyon 899 bin TL. Bu bütçe ne yazık ki halkın bütçesi değil. Bütçenin tamamına baktığımızda bütçede insan yok, bütçe tepeden tırnağa tipik saray bütçesi. Saray şımarıklığı bütçenin her satırına yansımış. Saray israfı bütçenin her sayfasına, her tablosuna yansımış. İsrafın, şımarıklığın, şatafatın hâkim olduğu bir bütçeyi konuşuyoruz.
Değerli milletvekilleri, yüzde 233 artış var Cumhurbaşkanlığı bütçesinde, yüzde 233 artış var. Sarayın masrafları yeni açıklandı, Sayıştay raporlarıyla sabit, sarayın 1 dakikası, 1 dakikası 1 asgari ücret yiyor. Dikkat edin, sarayda kapıyı açtınız, düğmeye bastınız, taksimetre çalışıyor, 1 dakikası 1 asgari ücret yiyor. Şimdi, bugün 5 dakika konuşacağım ben, benim konuşmam bitinceye kadar 5 asgari ücretli yiyecek saray. Bu, sarayın masrafı, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin tamamı değil. Cumhurbaşkanlığı bütçesinin tamamı ise dakikada 3 asgari ücret yiyor, her dakika 3 asgari ücret yani benim konuşmam bittiğinde 15 asgari ücretlinin bir aylık asgari ücret geliri saray tarafından harcanmış olacak. Böyle bir bütçeyi görüşüyoruz.
Değerli arkadaşlar, yani işin özeti şu: Bir tarafta 6 milyon işsiz, 16 milyon yoksul; bir tarafta 1.603 lira asgari ücretle çoluğunu çocuğunu geçindirmeye çalışan yoksul vatandaşlar; bir tarafta 1.916 lira açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca insan; bir tarafta 6.950 lira yoksulluk sınırının altında yaşayan milyonlarca insan; öbür tarafta saray oligarşisi, öbür tarafta saray oligarşisinin bütçesi. Türkiye, bugün bu iki karşıtlığın üzerinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir bütçeyi görüşüyor.
Değerli milletvekilleri, saray oligarşisinin başındaki kişi Sayın Recep Tayyip Erdoğan, hatırlarsanız "Asgari ücret 1.603 lira, bize yetmiyor." diye itiraz edenlere "Elinize dilinize dursun." demişti. Neyinize yetmiyor 1.603 lira? Her dakika sarayda yediği o 1.603 liranın bugün bütçesini konuştuğumuz bu tabloda yüzde 233 artan bu bütçe, soruyorum Sayın Erdoğan, sizin nerenize dursun, sizin nerenize dursun, sizin nerenize dursun! (CHP sıralarından alkışlar)
Sevgili milletvekilleri, değerli arkadaşlar; bakın biraz önce söyledim, bir tarafta israf, şatafat ve şımarıklık, onun bütçesi. Bu şımarıklığın bir bedeli var. Bu şımarıklığın bedeli ne biliyor musunuz? Çocuğuna pantolon alamadığı için intihar etmek zorunda kalan baba, atanamadığı için intihar edip cebinden 10 lira çıkan öğretmen, 21'inci yüzyılda Tunceli'de donarak şehit olan asker kardeşimiz; bu şımarıklığın bedeli bu. Bu bedelin bütçesi için bizden onay bekliyorsunuz; vermeyeceğiz, vermeyeceğiz, bu şımarıklığa onay vermeyeceğiz. (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi bunları söylediğimizde, sarayın israfını anlattığımızda bize deniyor ki: "İtibardan tasarruf olmaz." yeni bir moda çıktı "İtibardan tasarruf olmaz." İsrafın, şımarıklığın, şatafatın adı "itibar" olmuş. "İtibardan tasarruf olmaz." diyorlar bunu savunurken, anlatırken.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Tezcan...
BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Tamamlıyorum.
BAŞKAN - Devam edin.
Buyurun.
BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Değerli arkadaşlar, soruyorum bunu söyleyenlere: Türkiye, Türkiye Cumhuriyeti yıllarca Çankaya Köşkü'nden, o mütevazı yerden yönetildi. Türkiye Cumhuriyetinin itibarı yok muydu? (CHP sıralarından "Kalmadı." sesleri) Osmanlı İmparatorluğu bir cihan imparatorluğuydu, dört yüz yıl Topkapı Sarayı'ndan yönetildi. Emsali Avrupa krallıklarının saraylarıyla mukayese edilemeyecek mütevazılıktadır Topkapı Sarayı. Osmanlı Devleti'nin itibarı yok muydu, sizin itibarınız vardı da? Dolmabahçe Sarayı'nı yapmaya kalktılar dışarıdan borç alarak. Dolmabahçe Sarayı'nı Rus Sefaretinin binasına özenip dediler ki: "Topkapı Sarayı bunun yanında fakir duruyor, bunu yapalım." Ondan sonra devlet iflas etti, Düyun-ı Umumiye'ye mahkûm ettiler. Aynı anlayışla bugün Türkiye'yi yönetmeye çalışıyorsunuz, bunun sonu iflastır. Bu şatafatın, bu sefahatın, bu lüksün sonu iflastır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Tezcan, selamlamak üzere buyurun.
BÜLENT TEZCAN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, şunu herkesin çok iyi bilmesi lazım: Hükûmetlerin itibarı sarayların ihtişamıyla ölçülmez, hükûmetlerin itibarı halka sağladıkları refahla ölçülür. Ne yazık ki, bu bütçe önümüze geldiği bugünlerde, 2018 yılında, yüz yıl sonra, merhum büyük şair Tevfik Fikret'i yeniden hatırlıyoruz ve onun dizeleriyle sözlerimi bağlayıp sizlere seslenmek istiyorum, bu bütçenin sahiplerine seslenmek istiyorum:
"Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Aksırıncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin!"
Ama bu düzen böyle devam etmeyecek. Bu bütçeye "hayır" diyoruz.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)