GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu Recep Tayyip Erdoğan'a milletin Meclisinden hatırlatmayı milletin vekâletini üstlenmiş bir siyasetçi olarak görev saydığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:33
Tarih:15.12.2018

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Parlamentomuzun önemli işlevlerinden birisi de demokrasiyi korumaktır, yaşatmaktır, yüceltmektir. Bir tek şey istiyor buradaki herkes bildiğim kadarıyla; huzur istiyor, refah istiyor, itiş kakış istemiyor.

Şimdi, ben bir ay önce Mecliste bir basın toplantısı yapmıştım, doğal gaz zamları gelmişti ve demiştim ki: Gelişmiş ülkelerde böyle büyük zam geldiğinde ahali sokağa çıkar. Tabii, sokağa çıkar derken yakmadan, yıkmadan, kırmadan, dökmeden barışçıl gösteriler yapılır ve hükûmetler bu noktalarda uyguladıkları ekonomik politikaları sorgularlar. Bu, nerede olur? Demokrasilerin olduğu yerde olur. Şimdi, bugün Sayın Cumhurbaşkanı benzer bir sözü şöyle eden bir gazeteciye... Şimdi, gazeteci de aslında diyor ki: "Kimse sokağa da çıkamaz kardeşim, Türkiye'de korku iklimi oluştu, baskı toplumu oluştu."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu mühim bir konu Başkanım, memleketin barışı, huzuru söz konusu.

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - "Hadi bakalım, barışçıl bir eylemle zamları protesto edelim, bakalım kaç kişi gelecek." diyor, gelme umudu olmadığını söylüyor. "Bireysel ve toplumsal muhalefeti baskı altına alan, yıldıran bir iktidar orta yerde var." diyor. Gösteri hakkı, protesto hakkı en doğal haktır. Şimdi, bu gazetecinin söylediği ile benim bir ay önce Mecliste söylediğim üç aşağı beş yukarı aynı şey. Üzücü olan şu, demokrasimiz adına üzücü olan şu, bugün hazret konuşuyor, aynen şöyle konuşuyor: "Ahlaksıza bak, ahlaksıza! Bu ne terbiyesizlik? Zaten bunlara yargı gerekeni yapacak." Yargıya da siparişi veriyor. Tıpkı Emin Çölaşan ile Necati Doğru için verdiği, adrese teslim sipariş gibi Fatih Portakal için de sipariş veriyor. Şimdi, Sayın Başkan, kimsenin kişisel avukatlığını yapmayız tabii ama demokrasiyi savunmak, herkesin, 81 milyonun, AK PARTİ'li, HDP'li, CHP'li, MHP'li herkesin hukukunu savunmak da bizim işimiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, bu yaklaşım bu ülkeyi, bu milleti ayrıştıran, bölen bir yaklaşım. Yani en temel hakkını kullanmak isteyen birine "ahlaksız" diyen bir Cumhurbaşkanı, toplumun tamamının Cumhurbaşkanı olamaz, olamaz. Bu toplumu kafalarda ayrıştırdıktan sonra bu toplumun bölünmesini de kimse engelleyemez.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; şimdi, demokrasi varsa ve işliyorsa iktidar sokaktan korkmaz ama devleti bir diktatör yönetiyorsa işte diktatör sokaktan korkar. Dünyanın her yerinde -189 ülke mi var- 189 ülkede bu böyledir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Demokrasinin bir tepki ve protesto rejimi olduğunu Recep Tayyip Erdoğan'a milletin Meclisinden hatırlatmayı, milletin vekâletini üstlenmiş bir siyasetçi olarak görev sayıyorum. Genel Kurulun ve yüce milletimizin takdir ve vicdanına arz ederim efendim.