GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:34
Tarih:16.12.2018

CHP GRUBU ADINA CANDAN YÜCEER (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi adına söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Takdir edersiniz ki çok sayıda genel müdürlüğü içinde barındıran bir bakanlığı, üstelik bütün bakanlıklar içinde en büyük 3'üncü bütçeyi beş dakikalık süreye sığdırmak olanaksızdır. Gerçekten bu süre içinde, bu kadar kısa sürede Sayıştayın tespit ettiği usulsüzlükleri mi anlatacağız, kadına şiddetin hız kesmeden devam ettiğini mi, yoksa milyonlarca engellinin haklarını kullanamadıklarını mı ya da bu "sosyal yardımlar" adı altındaki çarpıklığı mı? Gencinden kadınına artık dayanılmaz bir hâle gelen işsizlikten mi söz edeceğiz, işsizler için harcanması gereken fonda biriken paranın çarçur edildiğinden mi, yoksa gazilerin ve şehitlerin yakınlarının sorunlarından mı bahsedeceğiz ya da kandırdığınız EYT'lilerden, verdiğiniz sözü bir gecede unuttuğunuz taşeron işçilerden mi söz edeceğiz, 3600 ek göstergeyle umutlandırdığınız ama daha sonra yüz üstü bıraktığınız yüz binlerce kamu çalışanından mı, yoksa 30 bin çalışan emekçinin hayatına mal olan iş cinayetlerine karşı vurdumduymazlıktan mı?

İki büyük bakanlık birleşti; işçi, kadın, yoksul, yaşlı, engelli, çocuk, şehit ve gazi haklarını koruması gereken iki bakanlık birleşti. İki ayrı bakanlıkken çözüm üretmediğiniz, kulağınızın üstüne yattığınız sorunlara umarım tek bakanlık çatısı altında çözüm üretebilirsiniz; temennimiz budur. Temenni bu ama ortada duran bir gerçek var, alın size gerçek: Yürütmenin elindeki kadın çalışmaları yapan tek kuruluşa yani Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne ayırdığınız bütçe 13 milyon 154 bin TL. Aslında çokça örnek var ama zaman yok, yalnızca bir karşılaştırma yapmak istiyorum. Cumhurbaşkanı, 2017 Sayıştay raporuna göre, temsil ve ağırlama giderlerine 36 milyon 273 bin 650 lira harcamış. Bu rakam, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü bütçesinin 2 katı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü bütçesinin tam 3 katı. Bu rakamlar, kadının ve çocukların iktidar açısından ne kadar öncelikli olduğunun, daha doğrusu öncelikli olmadığının bir göstergesi.

Sayın Bakan bütçe sunumunda, Cumhurbaşkanının ifadesiyle, kadına şiddeti insanlık suçu olarak gördüklerini ve sıfır tolerans ilkesiyle en üst seviyede bununla mücadele ettiklerini ifade ediyor ama aynı Cumhurbaşkanının "Kadın ile erkek eşit değildir." söyleminden hiç söz etmiyor. Oysaki Sayın Bakan çok iyi biliyor ki ülkeyi idare edenlerin bu eşitsizlik söylemleri maalesef, şiddeti körüklemeye devam ediyor.

Ülkemizde kime dokunsanız bin ah işitiyorsunuz. Öncelikle sormak isterim, hangi ülke, nasıl bir ülke kendisini feda etmiş şehitleri, kendisini ülkesine siper etmiş gazileri arasında ayrım yapar? Bakın, 15 Temmuz şehitlerinin yakınlarından ilkokul mezunu olanlar memur olabilirken, bu, diğer şehit ailelerine tanınmadı. 15 Temmuz gazilerine tazminat ödenirken, bu, diğerlerine tanınmadı. Bugün şehit yakınları arasında, gazilerimiz arasında maaş farkı var. Bunun eşitsizliğe sığmamasını geçtim ama ahlaka ve vicdana sığıyor mu? Bedel ödemiş insanlar arasında ayrım yapılabilir mi? Adalet anlayışınız herhâlde bu sizin, adalet anlayışınız bu.

Yeri gelmişken sormak da isterim buradan: 15 Temmuz şehitleri için toplanan yardımlar nerede? Biz bunu soruyoruz şehit yakınlarına, diyorlar ki: "Bize böyle bir para verilmedi." İktidara soruyoruz "Biz bunu dağıttık." diyorlar. Tam anlamıyla, kedi buradaysa ciğer nerede, ciğer buradaysa kedi nerede? Tam olarak söz konusu olan bu maalesef. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakınız, sayısı bilinmeyen engellilerimiz var. "Niye sayısı bilinmiyor?" diyeceksiniz. TÜİK 2002'de bir açıklama yaptı, bir tanımlama yaptı "8,5 milyon engellimiz var." dedi. Sonra 2011'de farklı bir tanımlama yaptı "4,8 milyon engellimiz var." dedi. Sayın Bakan gözetmesi gereken engellilerin sayısını bile bilmiyor. Bunu niye ifade ediyorum? Çünkü bütçede "Şu kadar insana yardım ettik, şu kadar engelliye yardım ettik." diyor ama bunun sayısını telaffuz edemiyor. Bunu niye söylüyorum? Eğer sizin elinizde sağlıklı ve gerçekçi bir veri tabanınız yoksa, eksik hizmet götürürsünüz. Mesela, kenti, ulaşımı, erişimi ona göre ayarlayamazsınız, ona göre istihdam sağlayamazsınız. Böyle olunca da ne olur? O zaman, adaletsizlik, haksızlık başlar.

Sonuç olarak şunu söylemem lazım: Kadın-erkek eşitliğine inanmayanların, sosyal yardım yapılan insanların sayısının bile milyonlarca olmasından, ifade edilmesinden övünenlerin...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

CANDAN YÜCEER (Devamla) - ...aile içi şiddet mağduru kadınları korumak yerine onların nafaka hakkına göz dikenlerin, iş cinayetlerine fıtrat diye bakanların, engelli yurttaşlarımızın haklarını aramasına bile engel yaratanların ve işsizlik sebebiyle intihara sürüklenen insanlara kulaklarını tıkayanların yapacağı bütçeden halka bir hayır gelmez. Dolayısıyla vatandaşımızın hayrına olmayacak bu bütçeye, halkın olmayan bu bütçeye, sarayın bütçesine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak "hayır" diyeceğimizi ifade ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)