GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: AK PARTİ Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Esenler'deki açılış töreninde demokrasiden ne anladığı ve protesto hakkını nasıl yorumladığıyla ilgili açıklamalarını kabul etmelerinin mümkün olmadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:17.12.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan dün Esenler'de bir açılış töreninde demokrasiden ne anladığını, protesto hakkını nasıl yorumladığını anlattı. Son derece provokatif, bölen, ötekileştiren ve hedef gösteren konuşmasında buranın bir Fransa, bir Hollanda olmadığını söyledi. Bu konuda, tabii, Fransa'daki OHAL'e rağmen hiçbir protesto yürüyüşünün izinsiz bırakılmadığını, toplantı ve gösteri hakkına karşı yasaklama kararlarının alınmadığını ya da Fransa'nın 45 bin dolarlık millî gelirinin olduğunu söylüyorsa doğru, burası bir Fransa ya da Hollanda değil ama ülkenin Cumhurbaşkanlığı makamında oturan, 81 milyonu kucaklaması gereken...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...ve bir partinin lideri ağzıyla ve gözlüğüyle değil, aksine 81 milyonun Cumhurbaşkanı olmaya bu kürsüde yemin etmiş birinin bu sorumsuz açıklamalarını kabul etmemiz mümkün değil.

Öncelikle şunu söyleyelim: Bahsettiği Gezi olaylarıysa, bahsettiği haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe karşı yapılmış "adalet yürüyüşü"yse, bahsettiği hangi hak arama ve demokratik protesto hakkını kullanmaysa biz oradaydık, oradayız, gururunu taşıyoruz, bundan sonra da oralarda olacağız. (CHP sıralarından alkışlar)

"Kaçamazsın" "fırsat bulamazsın" "canını kurtaramazsın" diyerek palalı katilleri demokratik gösteri hakkını kullanmak isteyebilecek kişilere karşı bir tehdit unsuru, bir paramiliter güç olarak ortaya koyuyorsa eğer ülkenin Cumhurbaşkanı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...teröre karşı, sokakları terörize eden eylemlere karşı, Vandallığa karşı eğer bu ülkenin polisi, bu ülkenin kolluk güçleri, savcıları varken Anayasa'nın dışına çıkıldığında meşru olarak devletin ve vatandaşın hakkını koruyacak her türlü imkân elindeyken ve bu yetkileri fazlasıyla kullanıyorken 15 Temmuz göndermesi yaparak demokrasiye karşı girişilmiş bir Fetullahçı, dinci, alçak darbe girişimine karşı toplumun verdiği ortak ve yüksek refleksi kendi arkasında gösterip demokratik hak kullanacaklara, işçilere, emekçilere veya çevre duyarlılığından sokağa çıkmış, bundan sonra gerekirse çıkacak olanlara karşı bu had bildirmeye çalışana şunu söylüyoruz: Size "diktatör" dendiğinde korkuyorsunuz veya karşı çıkıyorsunuz, dava açıyorsunuz. Unutmayın ki bütün diktatörler en çok meydanlardan korkarlar. (CHP sıralarından alkışlar)

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Hadi oradan be!

BAŞKAN - Bağlayın lütfen, Sayın Özel.

Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bütün diktatörler en çok meydanlardan korkarlar.

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Yürü, yürü be!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Gerektiğinde demokratik hakkımızı kullanmaya, o meydanları doldurmaya; FETÖ'cülerle iş birliği hâlinde yaşam biçimine müdahaleye, doğaya müdahaleye, İstanbul'daki yaşam biçimine müdahaleye...

KEMAL ÇELİK (Antalya) - Bağırma, bağırma!

MUSTAFA KÖSE (Antalya) - Sakin, sakin, Özgür sakin!

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Türkiye'deki her türlü demokratik hakka karşı olan faşizme direnmek gerektiğinde meydansa meydan, sokaksa sokak, yürüyüşse yürüyüş, biz buradayız, pabuç bırakmayız. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özel.