| Konu: | Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül'ün yaptığı açıklamasında Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsına sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 37 |
| Tarih: | 19.12.2018 |
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Şimdi, gerçeklerle yüzleşmekten korkan siyasetin sonu hüsrandır.
Bir şey söyleyeceğim size, bir anımsatma yapacağım. Yıl 2002 seçimleri öncesi olabilir. Mehmet Ağar -kulakları çınlasın, oğlu da şimdi burada- bir söz etti Kürt sorunuyla ilgili, "Dağdakiler, elinizden silahı bırakın, düz ovada siyaset yapın." dedi. 2002 ve Mehmet Ağar Türk siyasetinde linç edildi o dönem. Oradan nerelere geldik? Kürt sorunu konusunda geçmişte yapılan kimi hatalar üzerinden de, TRT Kürt dâhil, bir sürü gelişme oldu.
Arkadaşlar, bir şeyi, dönüşüm, değişim, süreç... İlerlemeye engel olan herkesi, süreç doğruysa önüne alır götürür. "Düz ovada siyaset yapın." diyen Mehmet Ağar'ı linç eden Türkiye, Habur'da PKK'lı teröristleri karşıladı. Çadır mahkemeleri kuruldu.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Şu Dersim'e cevap ver, Dersim'e, Dersim'e!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sana ne Dersim'den ya! Sana ne Dersim'den!
BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Zaman geçiyor, zaman geçiyor.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Hesap mı vereceğim sana?
BAŞKAN - Lütfen müdahale etmeyelim.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - "Ne mutlu Türk'üm diyene!" asimilasyon mu?
ENGİN ALTAY (Devamla) - Hesap mı vereceğim sana?
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sen cevap ver, bunlara cevap ver.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Mustafa Kemalciler seni bekliyor, seni.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ayıp ya! Ayıp ya!
BAŞKAN - Arkadaşlar, kürsüde hatip var.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sana ne Dersim'e bakışımdan benim!
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Asimilasyona cevap ver.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Vereceğim, sabredersen vereceğim.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Peki, bekliyorum.
MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - O seni dinledi, sen niye onu dinlemiyorsun?
MUHARREM VARLI (Adana) - Bağırma, bağırma.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - HDP'ye gel.
BAŞKAN - Arkadaşlar, kürsüdeki hatibe müdahale etmeyelim.
ENGİN ALTAY (Devamla) - HDP legal bir partidir, gelir burada görüşlerini söylerler. (CHP ve MHP sıraları arasında karşılıklı laf atmalar, gürültüler)
Sayın Başkan, konuşturmuyorlar, bir uyarın arkadaşları.
BAŞKAN - Arkadaşlar, lütfen...
MUHARREM VARLI (Adana) - Atatürk'ün partisine bak ya! (CHP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Arkadaşlar, kürsüde hatip var ya, söz verdik bir arkadaşımıza, grup başkan vekili, lütfen...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ben yanlış bilmiyorsam bu Meclisteki beş parti de Atatürk'ün partisi.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Adı var diyorum, adı; adı var, adı.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Siz Atatürk'ün değil misiniz? Bırakın ya.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Atatürk'ün kurduğu bir parti olduğu için öyle deniyor.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Parti, Türkiye'nin devlet kuran partisi, hepimizin partisi.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - "Ne mutlu Türk'üm diyene!" diyor musun demiyor musun?
BAŞKAN - Arkadaşlar, karşılıklı niye...
Böyle bir müzakere şeyi yok. Kürsüde bir hatip var, konuşuyor.
Bir dakika ilave edelim, bir dakikasını aldınız Sayın Altay'ın.
Buyurun.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Evet, Sayın Başkan, şimdi, sırayla cevap vereceğim tabii.
Bu Andımız ve "Ne mutlu Türk'üm diyene!" meselesi sizin ağzınıza alacağınız iş bile değil. (CHP sıralarından alkışlar)
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Sen söyle! Söyle, söyle bir defa!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu konuda önce siz AK PARTİ'yle bir anlaşın.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - "Asimilasyon" diyor.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Asimilasyon geçmişte yaşanmıştır kardeşim, sen ne dersen de.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - "Asimilasyon." diyor, "'Ne mutlu Türk'üm diyene!'yle asimile ettiler bizi." diyor, cevap ver Allah rızası için.
BAŞKAN - Arkadaşlar...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Andımız konusunda siz AK PARTİ'yle, ortağınızla, Cumhur İttifakı'yla bir tek dil yakalayın biz size uyarız; biz size uyarız, merak etme.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Dersim'i anlat sen Cumhuriyet Halk Partisi olarak.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ne anlatacağımı sana mı soracağım ben? Başkan, ayıp ediyorsun, sen grup başkan vekilisin.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Dersim'i bir anlat, Seyit Rıza'dan yana mısın, Atatürk'ten yanı mı?
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ne söyleyeceğimi sen öğretmeyeceksin bana.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Merak ediyorum.
BAŞKAN - Arkadaşlar...
Sayın Bülbül...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Merak ediyorum, öğrenmek istiyorum.
BAŞKAN - Sayın Bülbül...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sen şu Andımız'ı bir anlat, gel buraya.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sen Dersim'de Seyit Rıza'dan yana mısın, Atatürk'ten yana mı, açıkla.
BAŞKAN - Arkadaşlar...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Açıkla, açıkla...
BAŞKAN - Sayın Bülbül, lütfen...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Gel buraya, gel, bir Andımız'ı anlat burada. Gel, Andımız'a, "Ne mutlu Türk'üm diyene!"ye ne diyorsun, bir anlat. (CHP sıralarından alkışlar)
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Anlatırım ben, anlatırım.
ENGİN ALTAY (Devamla) - İttifakını bir ikna et, biz CHP olarak arkanıza düşeceğiz.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Şu, Seyit Rıza'dan yana mısınız, Atatürk'ten mi, onu açıklayın.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ayıp ediyorsun, bir grup başkan vekili olarak ayıp ediyorsun.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Açıklayın.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bizim yanımız, yönümüz belli.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Ne?
BAŞKAN - Arkadaşlar...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bizim yanımız, yönümüz belli, anladın mı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Belli değil.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Bilmiyoruz, Genel Başkanınız Seyit Rıza'yı söylüyor, Onur Öymen "Atatürk" diyor.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ayıp ediyorsun, çok ayıp ediyorsun Başkan.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Söyle ya, "Ne mutlu Türk'üm diyene!" de ya.
BAŞKAN - Arkadaşlar...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ayıp ediyorsun ya.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Allah rızası için çıkın aydınlatın bizi.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Yeni göreve başladın, provokatörlük sana yakışmaz Başkan, provokatörlük sana yakışmaz.
BAŞKAN - Arkadaşlar...
Sayın Altay...
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Sataşma, sataşma, cevap ver.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Aydınlatın, aydınlatın bizi.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Evet, son cümle: Bakın...
BAŞKAN - Tamam, selamlayalım Genel Kurulu.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Başkan, konuşturmadılar ki... Siz de seyirci kalıyorsunuz.
BAŞKAN - Hayır, müdahale ediyorum ben, görüyorsunuz.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Son cümle...
Nereden nereye geldi bu mesele, bir yere geliyorum ben.
BAŞKAN - Arkadaşlar, Sayın Altay'a bir dakika süre verelim.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Verin, bitireyim.
BAŞKAN - Tamamlayalım, lütfen.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Çok yadırganan şeyleri bu ülke yaşadı, devletin terör örgütüyle masaya oturması buna dâhil. Bunlar mümkün olmayan şeylerdi. Bunlar yaşandıysa orta yerde bir sorun var. Bu sorundan beslenerek "Şehitler ölmez, vatan bölünmez." diyerek bu işin altından kalkamayız.
KAMİL AYDIN (Erzurum) - Ne mutlu Türk'üm diyene!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Olan şehidimize oluyor, şehidin anasına oluyor, şehidin babasına oluyor. Kim siyaset yapıp da bundan besleniyorsa bu ülkeye en büyük kötülüğü yapıyordur. (CHP sıralarından alkışlar) Bu ülkede birlik, beraberlik içinde yaşamak dururken kandan, kafatasından, ırktan siyaset yapmak yanlıştır, kınıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)