GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bingöl Milletvekili Cevdet Yılmaz'ın, Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın ve Ankara Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın 10 sıra sayılı 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile 11 sıra sayılı 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmalarında CHP Genel Başkanına ve Cumhuriyet Halk Partisine sataşması nedeniyle konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:39
Tarih:21.12.2018

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Öncelikle, Sayın Bakan Devlet Planlama Teşkilatından geliyor, ekonomi eğitimi, ekonomi yönetimi tecrübesi çok fazla, ben eczacılık diplomasına sahibim ama şunu bilirim Sayın Bakan: Ülkelerin büyümelerini karşılaştıracaksanız OECD ülkeleriyle yani son on yılda Türkiye'nin büyümesi ile diğer ülkelerin büyümesinde ABD'den Japonya'ya, Güney Kore'den Fransa'ya, İsveç'ten Norveç'e, OECD ülkelerinin ne kadar büyüdüğü ile Türkiye'nin ne kadar büyüdüğünü karşılaştırmak yerine, adil ve doğru olan, gelişmekte olan pazarlar, Türkiye gibi gelişmekte olan pazarlardaki eşit ülkelerle karşılaştırmanız doğru olurdu. Diğeri bir illüzyon olur.

CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Polonya, Şili, Güney Kore de var. Polonya da, Şili de, Güney Kore de, hepsi var.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Elbette içinde Meksika da vardır ama OECD ülkelerinin içindeki 30 tane ülke ile Türkiye'yi büyüme olarak karşılaştırırsanız, Almanya gibi bir ekonomiyi, her yıl yüzde 6,5-7 büyüyecek diye bir hesaba girip Türkiye'yle karşılaştırmaya kalkarsanız bu, sizin birikiminize yakışmaz; milletin aklıyla alay etmekten de beter, milletin vekillerinin aklıyla alay etmek olur, yapmayın bunu. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, hem siz "Öneri yok." dediniz...

CEVDET YILMAZ (Bingöl) - Gelişmekte olan ülkeler de var, Türkiye'yle mukayese edeceğiniz ülkeler de var.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Biz dikkatle dinledik Sayın Bakan, ürkmedik konuşacaklarınızdan.

Sayın Bostancı'yı da çok dikkatle dinlemek istedik ama tahmin ediyorum, bizim grubumuzdan hatibimize bütün grubun kırk dakika boyunca laf atmasına Sayın Bostancı'nın mütebessim ifadeyle sessiz kalışı, bizim de birazcık kendisine laf atılmasına karşı sessiz kalmamızı sağladı.

MEHMET NACİ BOSTANCI (Ankara) - Eyvallah.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - "Öneri yok." dedi Sayın Bakan, Sayın Bostancı da "Ne öneriyorsunuz FETÖ'yle ilgili?" dedi. Ben size şunu söyleyeyim, Cumhuriyet Halk Partisinin FETÖ'yle ilgili ne önerdiği çok açık; biz diyoruz ki: Bir cemaatten ağzınız yanmışken bir cemaate devleti teslim etmek, cemaatleri devlet yönetiminde ana öge hâline getirmek, alt işveren, üst işveren ilişkisi kurmak hepimizi bir felaketin ucuna kadar getirmiş, o gece bundan hep beraber kurtulmuşken yağmurdan kaçıp doluya tutulmayın. Bir cemaatten boşalttığınız alana diğer cemaat koalisyonlarını, birlikteliklerini yerleştirmeyin. Cemaatlerle yönetmek yerine, onların temel yaklaşımı olan sadakati aramak yerine liyakati arayın devlette diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Biz diyoruz ki: Hukukun üstünlüğüne, elinizdeki hâkimlerin, savcıların sizden korkusuyla, sizin istediğiniz gibi, sizin maşanız gibi, sopanız gibi davranmak yerine Anayasa'dan aldıkları hâkim teminatıyla hukuka uygun karar vermelerine güvenin diyoruz. Biz diyoruz ki size: Eğer FETÖ'yle gerçekten mücadele etmek istiyorsanız, defalarca buraya sunulup da reddettiğiniz FETÖ'nün siyasi ayağını araştırmak için kurulacak komisyona "hayır" oyu vermeyin. (CHP sıralarından alkışlar) Korkunuz yoksa şayet FETÖ'nün siyasi ayağının araştırılmasından, üç salıda bir "hayır" oyu vermezsiniz. Korkunuz olmasaydı şayet, darbe gecesi neler yaşandı, ne yaşandıysa bilelim, suçu kimin varsa cezasını çeksin... Bugün kol kola olmamız, yarın ona ihtiyacımın olması, derin devletteki bağlantıları, o tarafı, bu tarafı, Amerika'ya karşı başka ülkelerin istihbarat örgütlerine Türkiye'yi teslim etmek yerine bize güvenin, Türk milletinin, Türk halkının, Türkiye'de yaşayanların yolladığı temsilcilere güvenin, el birliğiyle ne Amerika'ya ne Çin'e ne Rusya'ya değil, tam bağımsız Türkiye'ye güvenelim diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, gelelim Bülent Turan'a; Sayın Bülent Turan diyor ki... Sayın Genel Başkan Hâkimler ve Savcılar Kurulunun aldığı kararlara, ya olur olmaz laflardan davalar açılıp trilyonluk cezalarla bir pisliği örtmeye çalışan mahkeme kararlarına karşı, çok da üslubu olmamasına rağmen, sinirlenmiş, vurmuş masaya "alçak" ve "namert" ifadelerini kullanmış. Sayın Turan dedi ki: "Bir kişinin kullandığı ifadeler o kişinin kalitesini ifade eder." Ben şimdi, Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı ifadeleri söylüyorum. Diyor ki:" Bu ifadeler sayın Genel Başkanımın kalitesini ifade eder." "İsrail dölü" "Ulan ahlaksızlar." "adiler" "cibilliyetsizler" "zürriyetsizler" "tezek" "mankafa" "alçak" "affedersin, Ermeni" "edepsiz" "bahtsız bedevi" "şerefsiz" "yalaka" "geri zekâlı" "hain terörist."

ZAFER SIRAKAYA (İstanbul) - Kime demiş?

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bu sözleri söyleyenlerin hepsi Recep Tayyip Erdoğan, kalitesi de Sayın Bülent Turan'ın takdiridir. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HASAN TURAN (İstanbul) - Kime söylemiş?

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkanım, toparlıyorum, çok kalmadı.

BAŞKAN - Toparlayın lütfen.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Altı dakika oldu Sayın Başkan, yedi olacak.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Şimdi, ceza hukukunda, bir suça karıştıysanız ya da bir suçu işleyene yardım ve yataklık yaptıysanız bununla ilgili zaman aşımı süreleri vardır ama bununla ilgili kendiniz milat tayin edemezsiniz. 17-25'i milat tayin edenler, çıkmışlar Kasım Gülek ile Fetullah Gülen'in ilişkisini sorguluyorlar.

Bülent Turan "Kasım Gülek CHP Genel Sekreteri iken..." dedin, görevi 1959'da bıraktı.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Eski Genel Sekreter.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Kasım Gülek, 1964'te Cumhuriyet Halk Partisinden istifa etti. Kasım Gülek'in Fetullah Gülen'le tanışması 1967 yılıdır. Kasım Gülek'in söylediği sözleri CHP Genel Sekreterine atfetmek de ancak iftiracı ve kumpasçı FETÖ'cül bir akılla yetişmiş Adalet ve Kalkınma Partisine yakışır. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Hadi oradan!

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Son olarak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Sayın Başkan, bitiriyorum.

BAŞKAN - Bitti, tamam.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Son, bir dakika...

Şimdi, Sayın Turan 1967'de çekilmiş bir fotoğrafı gösterdi yani 17-25 olarak ifade ettikleri milattan otuz altı yıl önce.

Bakın, elimizde bazı fotoğraflar var, bak bakalım gözümün içine Bülent Turan: Zaman gazetesinin 25'inci yıl pastası, Recep Tayyip Erdoğan; buyurun arkadaşlar. (CHP sıralarından alkışlar)

Önünden geçeni hapse tıktığınız, eniştesinin hesabı var diye yeğeninin devletle irtibatını kestiğiniz Bank Asyanın açılış töreni. Bak bakalım Bülent Turan. (CHP sıralarından alkışlar)

SPK Başkanlığına Bank Asyanın eski müdürünü atadınız. Haberin süresi daha altı aylık Bülent Turan. (CHP sıralarından alkışlar)

Peki "Şarlatan, soytarı" dediğimiz adama, bakanlarıma bu ödülü ben mi verdirttim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Bir tarafta Reza Zarrab bir tarafta İzmir adayınız, Bülent Turan. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Sayın Hocam, Atatürk'le ilgili önce bir şeyleri söyleyip de sonra dönüp dolaşıp doğru yerden bir sahiplenme yaptınız; önemli.

CAVİT ARI (Antalya) - Ses.

ÖZGÜR ÖZEL (Devamla) - Ama elimizde iki tane fotoğraf var. Bakın, ya olduğunuz gibi görünün ya göründüğünüz gibi olun. Bir yandan Sayın Genel Başkanınız "Atatürk heykelleri yerde it leşi gibi sürüklenecek günü göreceğiz." diyen adama, "Her sene 10 Kasım dokuzu beş geçe kenefe gidin." diyen adama, "Atatürk'e zerre muhabbeti olan ne ölüme ne dirime." diyen adama gidip elini eteğini öpüyorsa sizin buradaki söylediğiniz sözlerin şu kadar kıymeti kalmadı be hocam. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Saygılar sunuyorum.