| Konu: | AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 41 |
| Tarih: | 26.12.2018 |
CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Meclis konuşma yeri ya, polemikleri siz açıyorsunuz, sonra "Çabuk, kanuna geçelim." diyorsunuz, onun için oflamayın.
Önce, tekrar söyleyeyim, buradaki hiçbir milletvekilinin, kimsenin işsiz kalmasını, eğitimsiz kalmasını istediğini düşünmem ama ortada rakamlar var, devletin rakamları var. Mesela ne var? Çağ nüfusunda olup da ne ilkokula ne ortaokula ne liseye gitmeyen 1 milyon 700 bin çocuğumuz, evladımız var. Bunu ben söylemiyorum, TÜİK ve Millî Eğitim Bakanlığı söylüyor, sayın milletvekilimiz de buna işaret ediyor. Mesela ne var? Genç işsizlik oranında dünya şampiyonuyuz. Bunu da Cumhuriyet Halk Partisi söylemiyor, sizin yönettiğiniz kurumlardan çıkarılan envanterler, istatistikler söylüyor. Bu bakımdan, tabii, siz "Çağ atlattık." falan diyorsunuz ama Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplandı, sonuçlandı, şimdi diyorsunuz ki: "1.600 liradan 2.020 liraya çıktı." Fakat geçen yıl 29 Ocakta asgari ücret 1.603 lirayken dolar mukayesesi yaptığımızda bir asgari ücretli tam olarak 424 dolar alıyordu, şimdi yeni asgari ücretle dolar mukayesesi yaptığımızda bir asgari ücretli 380 dolar alacak. Siz asgari ücretlinin cebinden -siz derken Hükûmeti kastediyorum, sarayı kastediyorum, sizleri tenzih ediyorum- 42,5 doları çaldınız; gasbettiniz, darbettiniz, ne yaptıysanız yaptınız. Biz bunu söylemeyelim mi Mecliste? Bunu söylemek için biz buradayız. (AK PARTİ sıralarından "Dolar düşer." sesleri) İnşallah dolar düşer.
Şimdi, AK PARTİ grup önerisiyle gene bir kanunu, "Bitirdiniz bitirdiniz yoksa sizi pazara kadar burada dikeriz." tehdidiyle -bu tehdit bize değil sizedir, AK PARTİ milletvekillerinedir, aman ha ona göre- bu ya bitecek ya bitecek. Cumhuriyet Halk Partisinin tavrı şöyledir: Milletin, devletin, ülkenin menfaatine olan her kanun teklifine biz zaten "evet" diyoruz, "hayhay" diyoruz, yapıcı katkılarımızı sunuyoruz, oy da kullanıyoruz ve kabul ediyoruz. Ama sizin partinizin, bu grup başkan vekillerinin, bu yöneticilerinin bir hastalığı var, o da şu: Çaya hem şeker hem tuz katıyorlar. Dolayısıyla, çay, çay olmaktan çıkıyor. Ben mevkidaşlarıma diyorum ki: Kardeşim, bir konuyu getirin. Bakın, şimdi 12 madde yaptılar, çok güzel şeyler var, bizim de evet diyeceğimiz, kabul edeceğimiz şeyler var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Altay.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ama bununla beraber, olmaması gereken, doğru olmayan işler var. Ve "yeni sistem, yeni sistem" diyorsunuz, gelin, bu sisteme bir saygınız varsa Mecliste bir iç tüzük değişikliği yapalım. Ne yapalım biliyor musunuz? Öyle çorba, torba kanun teklifi verilemesin. Bir milletvekili, birden çok milletvekili -her neyse- bir konuyu mesele etmişse o konuda derli toplu kanun teklifini indirsin, söz veriyoruz yani böyle torbalarda gösterdiğimiz defansı da göstermeyiz. Ya şimdi, niye hem şeker hem tuz katıyorsun kardeşim? Burada yani Emniyet Genel Müdürlüğü Sandığı da var, ziraat odaları da var, trafik cezaları da var, Boğaziçi imarı da var, köprü cezası da var, Sermaye Piyasası Kurulu da var, YSK üyelerinin süresi de var.
YSK üyelerinin süresini uzatmaya gerek var mı?
EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Var, var.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Yok, bir bitireyim.
YSK üyesi, yenisi seçilinceye kadar görevine devam etmiyor mu? Ediyor. Zorunuz ne? Şimdi, bence bu adamların, bu insanların bağımsızlığını ve tarafsızlığını lekeliyorsunuz, gölgeliyorsunuz. Niye biliyor musunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Altay...
EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Hikmet Sami Türk döneminde siz uzattınız.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ya müflis tüccar gibi eski defterleri karıştırıp durma ya! Yeni bir şey söyleyeceksen söyle ya!
EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Hayır, eski defterler sizin döneminizde yaşandı.
BAŞKAN - Sayın Altay...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Dolayısıyla...
EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Devletin olağan yaptığı bir şey ya!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Sayın Başkan, beni taciz ediyor. Sataşsa bir şey değil, taciz ediyor beni.
EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Bitti zaten.
ENGİN ALTAY (Devamla) - E bitti, gel indir beni!
BAŞKAN - Bitiyor mu? Süre lazım mı?
ENGİN ALTAY (Devamla) - Gel indir! Konuşacağım, ne yapacaksın şimdi? Evet, konuşacağım.
EKREM ÇELEBİ (Ağrı) - Zaten süren bitti ya!
BAŞKAN - Arkadaşlar, karşılıklı konuşmayalım.
SALİH CORA (Trabzon) - Engin Başkan, geçmişte olmuştu o.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Şimdi, Yüksek Seçim Kurulunu... İnşallah da bizi izliyorlardır. Ben Yüksek Seçim Kurulundan...
BAŞKAN - Mikrofonu açayım mı?
ENGİN ALTAY (Devamla) - Lütfederseniz çok sevinirim, mutlu olurum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Biterse tabii...
Tamamlayalım.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bu laftan sonra konuşacağım ben burada.
BAŞKAN - Tamam, bir dakika...
ENGİN ALTAY (Devamla) - Yani metazori indirirseniz amenna, yoksa konuşacağım.
SALİH CORA (Trabzon) - Estağfurullah!
ENGİN ALTAY (Devamla) - Ben Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve görev süresi dolan üyelerinden biri olsam sizi ararım "Benim bir itibarım var, ben burada ettiğim yemine dayalı olarak bağımsız ve tarafsız görev yapıyorum kardeşim. Nereden çıkarıyorsun bu bir yılı? Ben senden böyle bir şey talep mi ettim?" derim, demeliler. Talep etmedikleriyle ilgili bende bir bilgi var. Adamlara da yazık günah.
Şimdi, vatandaş seçime giderken "YSK üyelerinin görev süresini bir yıl uzatıyor..." Hani, çok affedersiniz, sözüm meclisten dışarı, bizde bir laf vardır "Eşeğin aklına karpuz kabuğu kaçırma, düşürme." diye. Şimdi sizin yaptığınız tam bu. Milletin aklına şaibe, şüphe, kuşku, hile, entrika yoksa da sokarsınız, onu söylüyorum. Yoksa, süresi dolduğunda Danıştay ve Yargıtay toplanır... Evet, şunu biliyorum...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ENGİN ALTAY (Devamla) - Bitiriyorum Başkanım, açmanıza gerek yok.
SALİH CORA (Trabzon) - Niyet okumaya gerek yok, niyet okumayın.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Zorlamayayım sabrınızı ve toleransınızı.
BAŞKAN - Teşekkür ederim.
ENGİN ALTAY (Devamla) - Yargıtay ve Danıştayda bu seçimlerin altı ay uzadığını bilenlerdenim, uzayabilir, o da bir demokratik durumdur. Bir mekanizma; üç günde de seçerler, altı ayda da seçerler. Peki, yenisi seçilene kadar mevcut arkadaşları oradan kaldıracak bir mekanizma var mı? Yok. Bize ne oluyor? Buna ne gerek var? Siz bunu yaptığınız zaman ben diyorum ki işte, AK PARTİ aslına rücu etti, kafasında gene bir hinlik var diye düşünüyorum. Benim düşünmem bir şey değil de millet de böyle düşünüyor. Hem YSK üyelerinin itibarıyla hem partinizin güvenilirliğiyle oynuyorsunuz, nokta.
Çok teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.